AKP-MHP faşist iktidarının sosyalistlere yönelik 3 Şubat’ta gerçekleştirdiği saldırıda tutsak edilen ESP Eş Başkan Yardımcısı ve EHB avukatı Sezin Uçar, 5 aylık tutsaklığın ardından çıkarıldığı mahkemede tahliye edildi.
Sosyalistlere yönelik 3 Şubat’ta gerçekleştirilen siyasi kırım saldırısı esnasında yurt dışında olan, hakkında gözaltı ve yakalama kararı çıkarılan, kararı bilmesine rağmen Türkiye’ye dönen ve gözaltına alınarak tutsak edilen Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Başkan Yardımcısı ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatı Sezin Uçar’ın yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmayı Türkiye’den ve uluslararası alanda faaliyet gösteren çok sayıda siyasi kurum temsilcisi, hukuk ve insan hakları örgütü, barolar ve çok sayıda hukukçu takip etti.
Uçar savunmasına, tutsaklık döneminde dayanışma gösteren meslektaşlarına, yoldaşlarına, uluslararası hukuk örgütlerine, İstanbul Barosu’na, ÖHD ve ÇHD ve sosyalist partilere teşekkür ederek başladı. Uçar, salonda duruşmayı izleyenleri de selamladı.
Uçar, savunmasında hakkındaki “suçlamaları” kabul etmediğini ifade ederek, “Bunu elbette hukuki mayadan yoksun, heyetiniz tarafından kabul edilen iddianamedeki suç isnadı bakımından söylüyorum. Yoksa sadece bir bölümünün yansıtıldığı mesleki ve siyasi faaliyetlerimin sonuna kadar arkasındayım. Hem kişisel yaşamımda hem de mesleki ve siyasi yaşamımda her sözümün, davranışımın, eylemimin sorumluluğunu alır, tüm sonuçlarına da gönül rahatlığıyla katlanırım” dedi.
Uçar, birçok toplumsal davayı takip ettiğine dikkat çeken Uçar, şunları söyledi: “Sosyalist bir kadın hukukçu olarak; Dilovası’nda çocuklarıyla birlikte çalıştığı fabrikada yanarak katledilen işçiler için de adalet mücadelesi yürütürüm, IŞİD’in Türkiye’de gerçekleştirdiği Amed, Suruç ve Ankara Gar Katliamı davalarında da avukatlık yaparım. Hayatta kalabilmek için yıllarca şiddet gördüğü erkeği öldürmek zorunda kalan kadınların beraat alabilmesi için de mücadele ederim.
Yargının kurucu bir unsuru olarak avukatlık mesleğini duruşma salonlarından ibaret görmüyorum. Toplumsal mücadelenin, hak ve özgürlük arayışının önemli bir öznesi olarak gördüğüm avukatlık; işçi direnişlerinden hapishaneler ve eylem alanlarına kadar her yerde, adalet talebinin yükseldiği her mekanda yürütülen bir kamu hizmetidir.”
ESP Eş Başkan Yardımcısı Sezin Uçar, itirafçı beyanlarına dair şunları söyledi: “Dosyada iki itirafçı ve bir gizli tanığın özet olarak üzerinde ortaklaştığı nokta Ezilenlerin Hukuk Bürosu’nda avukatlık yaptığım. Evet, EHB’de avukatlık yapıyorum. Çukurova’da doğup büyümüş, emekçi bir ailenin güçlükle okuttuğu 4 çocuğundan biri çocuğu olarak, kendi yaşadığım ve milyonların paylaştığı eşitsizlik haksızlık karşısında duran bir yaşam tercihimin bir parçası olarak avukatlık mesleğini seçtim. Ceza tehdidinden kendimi kurtarmak adına yalan söyleyen, başkalarına iftira atan, karakteri dejenere olmuş düşkünlerin beyanları dosyada ‘delil’ muamelesi görüyor” dedi.
Uçar, iddianamede sosyal medya paylaşımlarının yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Suçlamaya konu bir diğer dayanak da sosyal medya paylaşımlarım ve benim de şüphelisi olduğum soruşturmaya dair TV programlara katılıp soruşturmayı eleştirmem. Evet, ESP ve çeşitli örgütlere dönük gözaltı ve tutuklama saldırısını eleştirdim.
Her Cumartesi Galatasaray Meydanı’nda adalet arayan kayıp yakınları gibi Suruç aileleri de her ayın 20’sinde Kadıköy’de adalet arıyor. Ben de ailelerin düzenlediği bu etkinliğe katıldım ve ailelerin yaptığı paylaşımı rt ettim. Bunun delil olarak dosyaya eklenmesini hukuki bulmuyorum.”
Uçar, şöyle devam etti: “Hakkımda gözaltı ve yakalama kararı verildiği şubat ayında, çeşitli uluslararası hukuk kurumlarının etkinliklerinden konuşmacı olarak yer almak üzere yurtdışındaydım. Hakkımda tutuklama kararı verileceğini öngörerek Türkiye’ye geldim. Dönmemeyi hiç düşünmedim. Çünkü mesele bir avukat olarak, bir yurttaş olarak benim tutuklanmam ya da ceza almam değil.”
Hakkında mesleki faaliyetleri gerekçesiyle defalarca soruşturma açıldığını, yargılandığını ve gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Uçar, “Sonuçlanan tüm yargısal işlemlerde ya takipsizlik ya da beraat kararları verildi. Ben de tüm yargı süreçlerini takip ettim ve lehime karar verilmesinin mücadelesini yürüttüm. Bu yargılama sonucunda da beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek tahliyesini talep etti.
Savcı, Sezin Uçar hakkında tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, Uçar hakkında tahliye kararı verdi.
Kaynak: Etha
