İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Gökçealan köyünde planlanan jeotermal kaynak arama sondajlarına karşı köylüler bir araya gelerek mücadele çağrısı yaptı. Selçuk Kent Konseyi öncülüğünde düzenlenen toplantıda, JES projesinin tarım alanları ve doğal yaşam üzerindeki olası etkileri ele alındı. Köylüler, projeye karşı imza kampanyası başlatırken belediye ve çevre örgütleri de hukuki ve fiili mücadeleye destek vereceklerini açıkladı.
Düzenlenen toplantıda söz alan çevre mühendisi Caner Temel, sondaj çalışmalarının planlandığı alan ve projenin geçmişine ilişkin bilgi verdi. Görekli Mevkisi’nde üç ayrı noktada jeotermal kaynak arama sondajı yapılmasının planlandığını belirten Temel, sondajların 2 bin ila 2 bin 500 metre derinliğe ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi.
Temel, “Söz konusu proje, herkesin bildiği Görekli Mevkii’nde 186 ada 187 ve 188 parsellerde yapılması planlanıyor. Üç yerde jeotermal sondaj kaynak araması yapacaklar. 2 bin-2 bin 500 metre derine inmeyi planlıyorlar” dedi.
Proje dosyasının daha önceki sürecini anlatan Temel, dosyanın geçtiğimiz mayıs ayında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sunulduğunu, İl Tarım Müdürlüğünün olumsuz görüş bildirmesinin ardından sürecin o aşamada durduğunu belirtti.
Temel, “Tarım İl Müdürlüğü haziran ayının başında bu projeye olumsuz cevap verdiği için o dönem proje iptal edildi. Şu aşamada bizim de bilmediğimiz her ne olduysa tekrar aynı şirket, aynı yer, aynı projeyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sundu” ifadelerini kullandı. Bundan sonraki süreçte farklı olasılıkların bulunduğunu belirten Temel, dosyanın yeniden değerlendirilerek reddedilebileceğini, “ÇED gerekli değildir” kararı verilebileceğini ya da daha kapsamlı bir ÇED sürecinin başlatılabileceğini anlattı. Sürecin hangi yönde ilerleyeceğine göre mücadele yönteminin belirleneceğini kaydeden Temel, köylülerin gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda söz alan Gökçealan köylüsü Altuğ Baktimur, yeni sondaj arama projesinin önceki girişimlerden farklı biçimde sunulduğunu belirterek, “Burada jeotermalimiz olmamasına rağmen ekonomik nedenlerden dolayı mahsulümüz para etmiyor. Eriyen üzümü bizden kim alır? Hangi tüccara satarsınız, hangi tüccara aracılık yaparsınız, hangi komisyoncuya toplatırsınız? Germencik’te incir üreticileri ağlıyor, kan ağlıyor. Medyada incirci para kazanıyor gibi görünüyor ama gerçekten kazanmıyorlar” ifadelerini kullandı.
Altuğ Baktimur, köylülere karar sürecini dikkatle değerlendirmeleri ve mücadeleyi sürdürmeleri çağrısında bulunarak, “Çünkü bu bir arama projesi, kaynak çıkarma değil. ‘Arayacağım’ diyor, ‘Varsa ona göre bakarız, tekrar bir proje sunarım size’ diyor. Herkes elini vicdanına koysun, çok iyi düşünsün, ona göre karar versin. Ya ‘tamam’ diyeceğiz ya ‘devam’ diyeceğiz. Ben ‘devam’ deme taraftarıyım, mücadeleyi devam ettirme taraftarıyım” dedi.
Toplantı, Gökçealan ve çevre köylerde tarım alanlarının, doğal yaşamın ve üreticilerin geleceğinin korunması için ortak mücadelenin sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi. Köylüler, başlatılan imza kampanyasıyla birlikte ilgili kurumlara başvuru sürecini de takip edeceklerini belirtti.
