QSD Sözcüsü Kino Gabriyel, Nusaybin’i hedef aldıkları yönündeki iddialara karşı 2014’te kamuoyunun gündemine oturan ses kaydını hatırlattı. Dönemin üst düzey devlet yetkilileri olduğu öne sürülen kişiler arasında geçen konuşmalarda Suriye’ye müdahaleye gerekçe üretmek için Türkiye topraklarına MİT tarafından füze atılması planlanıyordu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesi’ne yönelik operasyon başlatan Türkiye, operasyona karşı özellikle uluslararası camiadan gelen tepkilerin büyümesi üzerine Mardin ve Urfa gibi kentlerin sınır hattındaki ilçelerine düşen bombaları gündemleştirmeye başladı. Yapılan açıklamalarda Nusaybin ve diğer merkezlere düşen ve sivillerin ölümlerine yol açan bombaların Demokratik Suriye Güçleri (QSD) tarafından atıldığı öne sürüldü.
QSD Sözcüsü Sözcüsü Kino Gabriyel, Nusaybin ve diğer merkezleri hedef aldıkları yönündeki iddiaları yaptığı açıklamayla yalanladı.
Gabriyel, açıklamasında “Türkiye, sivillere ve çocuklara yönelik katliamlarını, ortaya attığı iddialarla gizlemeye çalışıyor. Düşman, dostlarımızdan da önce biliyor ki böylesi utanç verici ithamlardan her zaman uzağız” diye belirtti.
QSD Sözcüsü şunları söyledi:
“Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’deki halkımıza yönelik, terörist gruplarla koordineli bir şekilde sürdürdüğü soykırım saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda sivil yaşamını yitirmiştir. Türk devleti, bu aşamada kara propaganda ve yalan haberler yaymaya başlamıştır. Türkiye medyası, Qamişlo’dan Mardin’in Nusaybin ilçesine obüs topu düştüğü haberlerini geçmektedir.
Bu olayla birlikte Türk istihbarat müsteşarının 2014’teki ses kaydında, birkaç kişiyi Suriye tarafına gönderip Türkiye’ye top attırıp bu topraklara müdahale etmek için gerekçe yaratabilecekleri ifadelerini hatırlatıyor ve Türkiye’nin iddialarının, Qamişlo ve diğer sınır kentlerinde gerçekleştirdiği katliamları gizlemek adına bedbin bir girişim olarak tanımlıyoruz.
Demokratik Suriye Güçleri (QSD), sivilleri savaştan korumak adına birçok fedakarlıkta bulunmuştur. Dostlarımızdan önce düşmanlarımız da biliyor ki böylesi utanç verici uygulamalardan her zaman uzak durduk. Fakat işgalci Türk ordusunun tarihi böylesi katliam, soykırım ve insanlık suçlarıyla doludur.”
Ses kaydında kimler vardı?
QSD Sözcüsü’nün hatırlattı ses kaydı, 30 Mart 104 seçimleri öncesinde gündeme düşmüştü.
YouTube’a ‘secim gudumu’ isimli bir hesap tarafından yüklenen ses kaydında yer alan kişilerin dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ferdidun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’e olduğu öne sürüldü.
Kayıtta, Suriye’ye yönelik planlanan müdahaleye gerekçe üretmek için Türkiye topraklarına MİT tarafından füze atılması dahi konuşuluyordu.
‘Türkiye’ye 8 füze attırıp savaş gerekçesi üretirim!’
Ses kaydında Ahmet Davutoğlu belirtilen kişi, “‘Başbakan, bu (Süleyman Şah Türbesi) bir imkan gibi değerlendirilmeli bu konjoktürde’ dedi” ifadelerini kullanırken, Hakan Fidan olduğu öne sürülen kişinin ise “Gerekirse Suriye’ye dört adam gönderirim. Türkiye’ye 8 füze attırıp savaş gerekçesi üretirim, Süleyman Şah Türbesine’de saldırtırız” şeklindeki sözleri yer alıyordu.
Hakan Fidan’ın ‘Neden illa Süleyman Şah Türbesi ısrarı?’ sorusuna yine Ahmet Davutoğlu, gerekçenin uluslararası kamuoyunda da kabul görmesi gerektiğini söylediği kaydediliyordu.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı
