Gündem

Umut Çeviri-Sabık Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales Kimdir?

Şu an Bolivya Latin Amerika’daki ana sıcak noktalardan biri. Başkan Evo Morales’e karşı bir darbeyle başlayan krizde, darbe sonrası hükümeti sabık başkanın destekçilere karşı açıkça güç kullanmnasına rağmen bir tırmanma görünmüyor. O halde Evo Morales’in kişiliğine ve hükümetinin uyguladığı politikalara bakmak ilginç olacaktır.

Siyasi kariyer

26 Ekim 1959’da Isallavi, Bolivya’da doğan Juan Evo Morales 2006’dan 2019’a kadar Bolivya devlet başkanı olarak görev yaptı. Aymara yerli grubuna mensuptur ve Bolivya’nın ilk yerli başkanıdır.

Siyasi kariyeri 1980’lerde bölgenin kakao yetiştiricileri sendikasının aktif üyesi olunca başladı ve 1985’te grubun genel sekreteri seçildi. 1988’de çeşitli kakao yetiştiricileri sendikalarından oluşan bir federasyonunun yönetici sekreteri oldu. Bu olgu ABD ve anaakım medya tarafından nedense Morales’in uyuşturucu işini desteklediği iddiasına yardımcı oldu. Oysa kakao ile kokaini kıyaslama çabaları, afyonu eroinin kaynağı olarak gösterme çabalarıyla eşdeğerdir.

1990’ların ortalarında Bolivya hükümeti ABD’nin yardımıyla kakao üretimini sınırlarken Morales bir ulusal siyasi partinin kurulmasına yardımcı oldu: halen mensubu olduğu solcu Sosyalizme Doğru Hareket (Movimiento al Socialismo; MAS).

Morales 1997’de Vekiller Meclisi’ne (Bolivya yasalarına göre alt meclis) girdi ve 2002’de MAS’ın başkanlık adayı oldu, ancak küçük bir farkla Gonzalo Sánchez de Lozada’ya kaybetti.

Kampanyası sırasında geniş çaplı ekonomik ve sosyal reformlar çağrısı yaptı. Reform konularından biri ABD Uyuşturucuyla Mücadele Yönetimi ajanlarının Bolivya’dan çıkarılmasıydı, bu da ABD Büyükelçisinin Morales kazanırsa ABD yardımının kesileceğini söylemesiyle daha da pekişti.

MAS’ın yeniden başkan adayı olan Morales 2005’te oyların %54’ünü alarak seçimi kolaylıkla kazandı; ülkenin ilk yerli başkanı ve 1982’den beri ulusal oyların çoğunluğunu kazanan ilk Bolivya devlet başkanı oldu.

2009 seçimlerinde Morales %64’le, 2014’te de %61 ile kazandı. 38 yıl boyunca kakao yetiştiricileri sendikasının başkanı olarak da yerini korudu.

Yeni bir anayasa hazırlayarak Bolivya’nın küçük yerli gruplarına mecliste yer ayrılmasını sağladı ve Roma Katolik Kilisesi yerine Antlı yeryüzü tanrısı Pachamama’yı tanıdı. Anayasa Bolivya’yı bir “çokuluslu” devlet olarak “yeniden” kurarak ülkenin yerli halklarının kendi kendilerini yönetmesine olanak sağladı.

Morales 2019 seçiminde %47,08 ile kazandı, ancak Amerika Devletleri Örgütü’nün (OAS) oyların teyidinin olanaksız olduğu iddiası bahane edilerek yapılan ABD destekli darbeyle görevinden alındı.

OAS seçimlerin “barışçıl ve nizami bir ortamda” gerçekleştiğini söyledi, OAS “sandıkların kapanmasından sonra açıklanan resmi olmayan sonuçlardaki eğilimde görülen keskin ve açıklanması zor değişim konusunda derin endişe ve şaşkınlık” ifade etti.

Bu ifade herhangi bir kanıt ya da veri sağlamayadı. Ne var ki ABD’nin diplomatik ve gizli eylemleriyle geniş çapta desteklendi.

OAS’ın ana iddiası, sayımın sonlarına yaklaşılırken Morales için verilen oyların sayısındaki kayda değer artıştır. Oysa bu Bolivya coğrafyasının bir sonucudur. Oyların çoğunlukla sonradan ulaştığı yoksul ve kırsal bölgelerde Morales daha fazla desteğe sahiptir.

Ekonomik ve ve politika Araştırmaları Merkezi (CEPR), “Bolivya’nın 20 Ekim seçimlerindeki seçim sonuçları ve cetvellerinin istatistik analizi, Başkan Evo Morales’e ilk turda kazanma hakkı veren resmi sonucu etkileyecek hiçbir hile ya da çarpıklık kanıtı göstermemektedir” diyerek OAS’ın iddiasını fiilen çürüttü.

Diğer bir önemli nokta da, OAS’ın 1948’de ABD yetkilileri ve Güney Amerika’nın anti sosyalist liderleri tarafından bölgedeki sol etkiyi dağıtmak amacıyla kurulmuş olmasıdır. OAS çoğunlukla rejim değişikliğinin aktif bir unsuru ve ABD çıkarlarının gözeticisi olarak tanımlanır.

Ekonomik durum

Morales başkan olur olmaz petrol ve doğalgaz sanayilerini yeniden millileştirme sürecine başladı. Artan vergi gelirleri Bolivya’nın kamu yatırımlarını büyük oranda artırmasını sağladı ve ülkenin yabancı para rezervlerinin artmasına yardımcı oldu.

2006’dan itibaren ülke ekonomisi her yıl düzenli olarak %4,9 büyüdü. Reel kişi başı GSMH 13 yıl içinde %50’ten fazla arttı: Latin Amerika ve Karayip bölgesindeki büyüme oranının iki katı. Bugün Bolivya, Güney Amerika’daki en yüksek kişi başı GSMH artışıyla övünür.

Click to see the full-size image

Bolivya’nın ekonomik büyümeyi artırma çabaları, kalkınma stratejisine uygun olarak iç pazarda yoğunlaştı. Hane halkı tüketiminde (2006 ile 2018 arasında ortalama yıllık büyüme %4,7), gayrısafi sabit sermaye oluşumu (%9,2) ve hükümet harcamalarında (%5,3) hatırı sayılır artışlar oldu. İhracat da arttı ama daha düşük bir hızla (yıllık ortalama %1,9). Gerçekten de Bolivya, GSMH’nın ortalama 21,8’ine denk düşen yatırımla, son yıllarda geçmişe kıyasla yatırımı çok yüksek düzeylerde tuttu.

Morales’in başka politikaları sayesinde Bolivya’da büyümenin yararlarından en yoksullar yararlanabildi. Yoksulluk 2006’da %60’dan 2017’de %35’e geriledi. Sefalet düzeyi yarıdan fazlasıyla geriledi -%38’den %15’e.

Click to see the full-size image

Bunlar hem dev kamu yatırımlarıyla hem de servetin yeniden dağılımıyla başarıldı. Bolivya’daki işsizlik 2008’de neredeyse yarı yarıya azaldı (%7,7’den %4,4’e) ve bu durum 2008’deki küresel finans krizinden sonra bile fazla değişmedi.

Ayrıca asgari aylık ücret üç katı arttı. Üstelik bu, enflasyon her yıl çok düşük oranda tutarak yapıldı.

Sabit döviz kuru, görece düşük iç enflasyon ve asgari ücretlerde tutarlı bir artış, Bolivya yurttaşlarının büyük bir çoğunluğunun alım gücünü artırdı. Ücretler her yıl hükümetle sendikalar arasında müzakere ediliyor.

2018’de reel (enflasyona ayarlanmış) asgari ücret 2006’ya kıyasla iki katından fazla artmıştı: enflasyon ayarlamasından sonra %140 bir artış.

Click to see the full-size image

Domestic and foreign policies

Morales hükümetinin dış ve iç politikası uzun zamandır ABD için huzursuzluk kaynağı olmuştu.

Morales 2008’de ABD Büyükelçisi Philip Goldberg’i hükümetine karşı komplo kurmakla suçlayarak ülkesine geri gönderdi ve ABD Uyuşturucuyla Mücadele Yönetimi’nin çalışmalarını askıya aldı. 2013’te ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nı da muhalefete destek vermekle suçlayarak ülkeden attı.

ABD uzun zamandır Morales’i kokain üretimi ve ticaretini engellemek için bir şey yapmamakla suçluyordu, çünkü Morales kakao yetiştiricilri sendikasının başkanı olmayı sürdürmüş ve ABD’nin Bolivya’nın iç politikasına karışma çabalarına karşı çıkmıştı. Ne var ki bu iddialar herhangi bir dayanaktan yoksundur.

Morales Bolivyası Uluslar arası alanda bağımsız bir devlet olarak davranarak ABD’nin Latin Amerika ve tüm dünyada emperyalist ajandasına karşı çıktı. Amerikamızın Halkları İçin Bolivarcı İttifak’ın (ALBA) da aktif bir üyesiydi. ALBA, Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin toplumsal, siyasal ve ekonomik bütünleşmesi fikrine dayanır. “Bolivarcı” adı, Karakas’ta doğan 19. yüzyıl Güney Amerika bağımsızlık lideri ‘Simón Bolívar,ın ideolojisine gönderme yapar. ALBA, bölgesey ekonomik entegrasyonu pekiştirmek ve emperyalist ajandaya karşı çıkmak isteyen sosyalist ve sosyal demokrat hükümetlerden oluşur. Darbe sonrası hükümetin hemen ALBA’dan çıkacağını ilan etmesi sürpriz olmadı.

Morales ve onun hükümeti genel nüfus tarafından yaygın destek görüyor, özellikle de kırsal bölgelerde yaşayan halkın yanı sıra ülkedeki küçük ve orta büyüklükteki işletmeler tarafından.

Hasımlarının başını Carlos Mesa (2003-2005 arasında başkanlık yaptı ve ülkeyi başarıyla ekonomik çöküşe sürükledi) ve Bolivya’nın geçici başkanlığını üstlenmiş olan muhalif senatör Jeanine Anez çekiyor. Anez kariyerine sunucu ve Totalvision’da yönetmen olarak başladı. Uluslararası alanda ABD ve uluslararası şirketlerin etkin desteğine sahipler. Ülke içinde büyük iş sahiplerine ve geleceklerini bir devlet olarak Bolivya ile bağdaştırmayan büyük şehir gençlerine dayanıyorlar.

Darbe sonrası hükümetinin eylemleri ve bu darbeyi destekleyen güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetteki artış ülkeyi günden güne yeni bir çatışmaya ve en kötü senaryoda dış güçlerin başladığı bir “iç savaş”a sürüklüyor. Bu da tüm bölgenin istikrarsızlaştırılmasına katkıda bulunabilir.

Paylaşın