Eylemlerinin 769’uncu haftasında bir araya gelen Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları bu hafta Mardin’in Dargeçit İlçesinde düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun, 57 yaşındaki Süleyman Seyhan’ın akıbeti soruldu.
Galatasaray Meydanı’nda buluşmak isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellendi. Cumartesi Anneleri, polis ablukasına alınan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi.
Eylemde aynı zamanda 23 Aralık’ta görülecek JİTEM davası da dikkat çekildi. Bu haftaki basın metnini okuyan kayıp Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak, 23 Aralık’ta Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Dargeçit JİTEM davasının görüleceğini hatırlattı. Ocak, Dargeçit JİTEM davasında mahkemenin insanlığa karşı işlenmiş bu ağır suçun sanıklarını hakkaniyete uygun biçimde yargılama iradesi göstermesi talebinde bulunduklarını söyledi.
29 Ekim-8 Kasım 1995 tarihleri arasında Dargeçit’te asker ve korucular tarafından düzenlenen ev baskınlarında 4’cü çocuk, 2 lise öğrencisi ve 2 kadınında aralarında olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığını hatırlatan Ocak, şöyle devam etti: “Gözaltına alınan 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun, 57 yaşındaki Süleyman Seyhan, Dargeçit Jandarma Taburuna götürüldü. Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan Davut’un annesi Hayat Altunkaynak, Süleyman Seyhan’ın kızı Fehime ve Seyhan Doğan’ın 11 yaşındaki kardeşi Hazni 3 gün boyunca ağır işkence gördükten sonra serbest bırakıldı”.
Serbest bırakılanların gözaltında tutulan yakınlarının ağır işkence gördüklerini açıkladıklarını hatırlatan Ocak, şöyle devam etti: “Gözaltında tutulanları arayan ailelerinin başvurularına; ‘sorgu sonrası serbest bırakıldılar, dağa gitmişler’ cevabı verildi. Aileler kayıplarını aramaktan vazgeçsin diye tehdit edildi, gözaltına alındı ve işkence gördü. Yapılan suç duyuruları soruşturulmadan takipsizlikle sonuçlandı ve ilgili mercilere yaptıkları tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. 4 ay sonra 6 Mart 1996 tarihinde, Süleyman Seyhan’ın kafası olmayan yakılmış bedeni bir kuyuda bulundu. Süleyman Seyhan’ın ailesine bilgi veren uzman çavuş Bilal Batırır da Dargeçit Jandarma Taburunda kaybedildi.”
İHD’nin 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu ile Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı yeniden açarak soruşturma başlattığını anımsatan Ocak, “Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında Dargeçit kayıplarının gözaltında öldürülerek kuyulara gömüldüğü gerçeği ortaya çıktı. 2012-2013 ve 2015 tarihleri arasında yapılan kazılar sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ağır işkence izleri taşıyan kemiklerine ulaşıldı. Mardin Jandarma Komutanı Hurşit İmren ve Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire’nin de içinde olduğu 18 kişi hakkında, ‘birden fazla kişiyi taammüden öldürme’ suçlamasıyla dava açıldı” diye belirtti.
Davut Altunkaynak’ın kaybedilmesinden 4 yıl sonra dünyaya gelen kardeşi Davut Altunkaynak eylemde söz alarak, “Ben doğduğumda bana onun adını vermişler. Onun adını taşımaktan onur duyuyorum. Keşke kendi adını kendisi taşısaydı. Aradan 21 yıl geçti, annem 21 yıl boyunca gözü kapıda bekledi abimi. 12 yaşındaki insan size ne yapar, devleti nasıl bu kadar korkutur? Bu davanın da takipsizlikle sonuçlanmasına izin vermeyeceğiz. Faillerin cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
Ardından Seyhan Doğan’ın ağabeyi Kadri Doğan söz alarak şunları söyledi: “20 sene aradık Seyhan’ı. Annem 2000 yılında Seyhan’ın kayıp edildiği gün vefat etti. Annem Seyhan’ın kemiklerini bulduktan sonra benim mezarıma koyun demişti. Biz Seyhan’ın kemiklerini bulduktan annemin yanına gömdük. Biz adalet arıyoruz. Maalesef adaletin olmadığı yerde yaşıyoruz.”
