Gündem

Hukuk örgütleri: Siyasi mahpusların yargı paketi dışında tutulması kabul edilemez

Corona virüsü riski nedeniyle en çok tehdit altında bulunan yerlerin başında cezaevleri geliyor.

Sağlıkçı, hukukçu ve tutuklu yakınları “tahliye” talep ederken, hükümet buna dair infaz düzenlemesi üzerinde çalışıyor.

Ancak TCK’deki cezasızlık düzenlemesinde değişikliğe gidilmediği için Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar af kapsamı dışında kalacak.

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, Demokrasi İçin Hukukçular, Katılımcı Avukatlar, Sosyal Hukuk ve Kartal Hukukçular Derneği, önümüzdeki hafta Meclis’te kabul edilmesi beklenilen ve binlerce siyasi tutukluyu kapsam dışında bırakan 3’üncü Yargı Paketi’ne ilişkin Adalet Bakanlığı’na açık mektup gönderdi.

Uluslararası sözleşmelerin hatırlatıldığı mektupta, Corona virüsü salgının olası etkilerine değinildi.

“Türkiye cezaevlerinde 300.000 civarında mahpus ve 150 bin çalışan kamu görevlisi bulunmaktadır. Genelde toplum sağlığı açısından, özelde mahpusların, mahpus aileleri ve onlarla ilişkili kamu görevlileri ile ailelerinin salgın nedeniyle ikincil zarar görme riskinin önlenmesi önem taşımaktadır.”

‘Mahpusların yaşamı risk altında’

“Siyasi mahpusların kapsam dışı tutulması kabul edilemez” denilen mektupta, cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekildi.

“Cezaevlerinin yoğunluğu nedeniyle mahpusların beslenme, temizlik, tıbbi tedaviye ulaşım bakımından son derece dezavantajlı durumda olduğu, toplumun bilgisi dahilindedir. Salgın nedeniyle mahpusların yaşamı, bedensel ve ruhsal sağlığı her zamankinden daha fazla risk altındadır. Tedbiren uygulanan ziyaret sınırlamaları mahpusların ruh sağlığını daha da olumsuz etkilemekte, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri karşısında mahpusu korumasız kılmaktadır.

Bugünlerde Meclis Başkanlığı’na sunulan yargı paketindeki infaz indirimi düzenlemesinde, anayasal eşitlik ilkesinden ayrılarak siyasi mahpusların kapsam dışında tutulmasına ilişkin yaklaşımlar kabul edilemez. Aslolan; bağımsız olmayan mahkemeler tarafından siyasi muhalifler, hak savunucusu avukatlar, insan hakları aktivistleri, gazeteciler hakkında adil yargılama ilkesine aykırı, infaz nitelikli siyasi yargılamaların devasa haksız sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır.

Küresel salgında 300 bin mahpus ve 150 bin cezaevi çalışanının ve onların yakınlarının gereksiz acı ve mağduriyetlerine sebep olunmadan; tüm tutuklu ve hükümlülerin sağlıklı yaşam hakkının korunması için acilen önlemlerin uygulanmasını talep ediyoruz.”

Kaynak: Gazete Karınca

Paylaşın