COVİD-19 pandemisi dünyanın birçok ülkesinde sağlık altyapısını çökertti. Salgının ağır vurduğu, aralarında NATO üyelerininin bile olduğu ülkeler yayılmayı önlemek amacıyla Çin, Küba ve Rusya’dan uzman tıbbi yardım çağrısında bulundu.
Sözde “birleşik ve demokratik” Batı dünyası, şaşırtıcı derecede başarılı (her zaman olduğu gibi) “demokratik olmayan devletler”den yardım istemek zorunda kalınca, bu durum anaakım medya kanallarında, NATO yanlısı think-thank kuruluşlarında ve Batı propaganda araçlarında genel bir öfkeye yol açtı.
NATO bağlantılı yapılar ve anonim kaynaklar, Rusya’nın İtalya’ya büyük ölçekli yardımının “etkili olmadığı” ve Moskova’nın sadece “siyasi amaçlar” peşinde koştuğu yolunda yazılar yayınlamaya başladılar. Aynı medya kanalları Çin karşıtı histeriyi ve ABD’nin COVİD-19’u bir “Çin virüsü” olarak yaftalamakla, salgın için Çin’i suçlamakla ve ABD’nin krizi yönetmedeki başarısızlığını bu ülkeye havale etmekle ilintili ayrımcılığı körüklüyor (Pekin’in ABD’nin COVİD-19’la mücadelesine yardım etmeyi önermesine rağmen).
İtalya’ya 50’den fazla doktor gönderen ve COVİD-19 salgınının yayılmasını önlemek için birçok başka ülkeye de yardım eden Küba da Batı propagandasının hedefi haline gelmiş durumda.
Rus Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Mariya Zakharova’nın bugün yaptığı yoruma göre, Washington Küba’nın insani çabalarını şeytanlaştırma amacıyla bir enformasyon savaşı veriyor:
“İçlerinde Britanya Commonwealth üyesi de olan birçok Karayip ülkesinden sadece Küba’nın, içinde 5 teyitli COVİD-19 vakası ve bu hastalığın semptomplarını taşıyan 52 başka kişinin bulunduğu (başkentin 40 km uzağında) İngiliz gemisi MS BRAEMAR’ı kabul ettiğini hatırlatmak isterim. Bu insancıl eylemin sonucunda binden fazla yolcu ve mürettebat Birleşik Krallık’a geri gönderildi.
Havana, kendi yurttaşlarının karşılaşacağı tüm risklerin bilincinde olarak İtalya’nın yardım çağrısına karşılık vererek Lombardiya bölgesine 52 doktor gönderdi. Kübalı doktorlar buna ek olarak Venezuela, Granada, Nikaragua, El Salvador, Saint Vincent ve Grenadines, Saint Kitts ve Nevis, Surinam ve Jamaika’da da hayat kurtarıyorlar. Küba’da üretilen ‘İnterferon Alfa 2B’ de dahil olmak üzere, özellikle Çin’de pozitif olarak kanıtlanmış tıbbi ilaçların teslimatı sürüyor.”
Zaharova, “ne yazık ki herkeste böyle soylu özellikler yok ve böyle değerli işler yapmıyorlar” diye ekledi:
“Washington’ın Küba’ya getirdiği suçlamaların hepsini listelemeyeceğim, çünkü şu bir gerçek ki Küba insani yardım yapıyor ve bunu yeniden vurgulamaya hiç gerek yok. Bu bizzat yazarların kendisini aşağılayan bir şey. Belli ki İngiliz hükümetinin hayat kurtardıkları için gösterdiği minnettarlık ağızlarında acı bir tat bırakmış. Gerçi 21. yüzyılın insanlığı için tuhaf bir durum. Sanki başkentten emir almış gibi ABD anaakım medyası oybirliğiyle bu olayı görmezden gelmeye, Kübalıların komşularına sağladığı yardımdan söz etmemeye karar verdi.
Ne yazık ki her durumda bir kahramanlar bir de anti-kahramanlar vardır. Bugün bunları görüyoruz. Gerçekten de birçok filmde anlatılan bir dönemde yaşıyoruz sanki. Bu aralar sıklıkla ‘takke düştü kel göründü’ sözünü hatırlıyorum.
Sizi bir kez daha kararınızı değiştirmeye ve önümüzdeki ortak tehdide karşı tüm insanlığın birliği tarafında yer almaya çağırıyoruz. Sizi bir kez daha, bu zor küresel durumda bile ‘negatif’ davranmaya çalışan, saldırganlık ve istikrarsızlaştırma politikası gütmeye çalışanları düşünmeye çağırıyoruz.”
Şunu da belirtmek gerekir ki, Washington yönetimi kendi siyasi çıkarları için insanların hayatlarını feda etme çabasında yalnız değildir. 28 Mart’ta Fransa Başkanı Emmanuel Macron Avrupa’yı, Çin ve Rusya gibi “yanlış ülkeler”den gelen yardımları abartmamaya çağırdı. Onların yerine Almanya ve Fransa’dan gelen yardımlara dikkat etmelerini önerdi.
“Çin ve Rus yardımından çokça söz ediliyor, ama neden Fransa ve Almanya’nın İtalya’ya 2 milyon maske ve on binlerce önlük gönderdiğini söylemiyoruz?” dedi. “Bu yardımlar yeterli değildir, ama bu sadece başlangıç ve uluslararası ortaklarımızla rakiplerimizin söyledikleriyle kendimizi zehirlemeyelim.”
Yani Macron, Rus tıbbi ekipman ve askeri uzmanlar, Kübalı doktorlar ve Çinli tıp uzmanlarını ve İtalya’ya gönderilen yardımı görmezden gelelim ve Fransa’nın verdiği “maskeler”e daha fazla öne çıkaralım diye önermiş.* Medyanın Avrupa-Atlantik düzeni lehine gerçekleri saptırmasının sıradan İtalyanların pandemiyi yenmesine yardım edeceğine gerçekten inanıyor mu?
*Çevirmenin notu: Kendisi muhtac-ı himmet…
“Fransa Sağlık Bakanı: Çin’den 1 milyar yüz maskesi sipariş ettik.” Sputnik 28.03.2020
Çeviri: Umut Gazetesi Çeviri Ekibi
Kaynak: Southfront
