Ölüm orucunun 297’nci gününde hayatını kaybeden kardeşi Mustafa’nın “Adaletin simgesi” olduğunu belirten Sevgül Koçak, “Mustafa bu halka adaletsizliğe boyun eğmemeyi öğretti” diye kardeşini anlattı.
Grup Yorum üyesi Helin Bölek’in 3 Nisan tarihinde yaşamını yitirmesinden 21 gün sonra, Kırıklar 1 No’lu Cezaevi’nde tutulan Mustafa Koçak da ölüm orucunda hayatını kaybetti. 28 yaşındaki Koçak, İstanbul Adliyesi’nde görev yapan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın 31 Mart 2015’te makam odasında öldürülmesine ilişkin görülen davada yargılandı ve geçtiğimiz yılın 11 Temmuz’unda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Koçak, verilen ceza üzerine “Adil ve bağımsız mahkemelerde yargılanma” ve “İşkencecilerin yargılanması” talepleriyle açlık grevine başladı. Açlık grevi eylemini 93’üncü gününde ölüm orucuna çeviren Koçak, eyleminin 297’inci gününde tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamını yitirdi.
GÜLER YÜZLÜ KARDEŞİNİ ANLATTI
Eylemi sırasında sık sık kardeşinin sesini kamuoyuna duyurmak için çaba harcayan Sevgül Koçak, “neşeli ve güler yüzlü” dediği kardeşini anlattı. Kardeşinin hayatında her zaman spora ilgi duyduğunu ifade eden abla Koçak, kardeşinin küçük yaşından beri babasıyla beraber esnaflık yaptığına değinerek, “Kitap okumaya aşırı düşkündü ve bu hayatının en büyük zevkiydi” dedi. Koçak’ın cezaevinde üniversite sınavına girdiğini paylaşan abla Koçak, “Puanı örgün eğitimde gazeteciliği tuttuğu halde mahkum olduğundan açık öğretimde sosyoloji okumaya başladı” diye belirtti.
‘TÜM ARAÇLAR ELİMİZDEN ALINDI’
Kardeşinin bir itirafçı ifadesi üzerine cezaevine girdiğini hatırlatan abla Koçak, kardeşinin 14 ay boyunca cezaevinde yargılanmayı beklediğine işaret ederek, “Mahkeme başladığında kararın çoktan verildiğini hep birlikte gördük” dedi. Abla Koçak, “Mahkeme heyeti tarafından suçsuzluğumuzu kanıtlayacak tüm araçlar elimizden alındı. Mustafa yargının tarafsızlığını yitirdiğini görünce ‘adil yargılanma’ talebiyle açlık grevine girdi” ifadelerini kullandı.
30 KİLO KALMIŞ BEDENE İŞKENCE
Abla Koçak, kardeşinin davasını “bir prestij kurtarma davası” şeklinde nitelendirerek, yargılayanların da kardeşinin suçsuz olduğunu bildiklerini ancak suçu onun üstüne yıktıklarını kaydetti. Suçsuz bir insanın göz göre göre ölüme terk edildiğine dikkati çeken abla Koçak, “Yapılanlar yetmezmiş gibi iyileştirme bahanesiyle işkence ve taciz etmekten çekinmediler. Prestijleri 30 kilo kalmış bir bedene işkence edebilecek kadar önemliydi” diye konuştu.
SON TELEFON GÖRÜŞMESİ
Abla Koçak, son telefon görüşmesinde kardeşinin “Nefes alamıyorum” sözünü hatırlatarak, “Bu söz, ölüm orucundaki birinin ailesi için artık sonun geldiğini işaret ediyordu. Onunla beraber nefesimiz kesiliyordu. Evladınız gözünüzün önünde suçsuzluğunu ispatlamak için ölüyor. Ama birileri ‘suçluları yakaladık’ demek için bir gencin hayatını sona erdirmekten çekinmiyor” şeklinde konuştu.
‘ÖFKENİZİ AH EDEREK ÇIKARIYORSUNUZ’
Cenazenin İzmir’den İstanbul’a gelene kadar sık sık polisler tarafından taciz edildiğini söyleyen abla Koçak, İstanbul’a geldiklerinde cenazeyi evlerine götürmelerine izin verilmediğini ve kendilerine “Götürürseniz cenazeyi biz alırız” denildiğini ifade etti. Cenazeyi polis ablukası altında defnettiklerini hatırlatan abla Koçak, “Cenazeye saygısı olmayan, suçsuz olduğumuzu bile bile ölüme gönderen insanlara karşı öfkenizi ‘Ah’ ederek çıkarıyorsunuz” dedi.
‘ADALETİN SİMGESİYDİ’
“Mustafa adaletin simgesiydi” diyen abla Koçak, şöyle devam etti: “Adil yargılansaydı ya da talepleri karşılansaydı bu ülkede bir daha hiç kimse adaletsizliğe uğramayacaktı. İftiracı yoluyla ağır cezalar almayacaktı. Toplum duyarsızlığıyla kendini adaletsizliğe mahkum etti. Artık adaletsizlik büyüyerek çığ gibi halkın üstüne düşecektir.”
‘HAKLI DAVASINI DEVAM ETTİRECEĞİZ’
Abla Koçak, son olarak kardeşinin adaletsizliğe uğradığı halde direndiği için onunla gurur duyduklarını belirterek, “Mustafa bu halka adaletsizliğe boyun eğmemeyi öğretti. Tarih Mustafa’nın haklılığını ortaya çıkaracaktır. Bizler de ailesi olarak onun haklı davasını devam ettireceğiz. Devlet ve yargı eliyle bir genç nasıl ölüme mahkum oldu tüm dünya duyacak” şeklinde konuştu.
Kaynak: MA / Kadir Güney
