İstanbul’da geçen yıl yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 17’si tutuklu 20 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, 66 yaşındaki İbrahim Kavakçıoğlu ile 52 yaşındaki eşi Lale Kavakçıoğlu PKK ile iliştirilen Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi’nin üyesi olarak gösterildi.
İstanbul’da 28 Eylül 2017 tarihinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 17’si tutuklu 20 kişinin iddianamesi hazırlandı. Hazırlanan iddianamede 66 yaşındaki İbrahim Kavakçıoğlu, 52 yaşındaki eşi Lale Kavakçıoğlu ile birlikte 20 kişi PKK ile iliştirilen Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi’nin (YDG-H) üyesi olmakla suçlandı. Dosya kapsamında tutuklu bulunan 17 kişi, Devrimci Gençlik Hareketi’nin (DGH) devamı sayılan YDG-H içerisinde faaliyet yürütmekle tutuklu. Ev baskınlarında elde edilen “sarı, kırmızı, yeşil” bileklik, atkı ve puşi suç unsuru ve “örgüt propagandası”nın gerekçesi yapıldı.
VELAT VEDAT ÇELİK SAYILDI, ZOZAN’A İSE SUZAN DENİLDİ
Ev baskınlarda elde edildiği ileri sürülen dokümanlarda geçen “Velat” isimli şahsın, “Vedat Çelik olabileceği” değerlendiriliyor. İhtimaller üzerinden yorum yapan savcı, “Sema-Maltepede, Fındıklı tarafında’ ‘Mustafa, Şahin, Velat’ şeklindeki dokümanın ‘Maltepe Fındıklı tarafında’ başlığının alt kısmında belirtilen her üç şahsın da Maltepe ilçesinde ikamet ettikleri ve bildirilen istihbari bilgiler göz önüne alındığında, Vedat Çelik’in ilimiz Maltepe ilçesinde PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması DGH içerisinde faaliyet yürüttüğü” iddiasında bulunuyor. Yine Kürtçe yayla anlamına gelen “Zozan” ismini Türkçe “Suzan” olarak düzelten savcı, “Birol” ismini ise “Birdal” olarak kayıtlara geçti.
GEREKÇE HAKLARINDAKİ İFADE
Dosya kapsamında PKK’nin kırsal alanına katıldığı iddia edilen ve gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakılan B.B. isimli şahsın, evinde kaldığını ileri sürdüğü 66 yaşındaki İbrahim Kavakçıoğlu ile 52 yaşındaki eşi Lale Kavakçıoğlu’nun tutukluluğuna gerekçe yapıldı.
‘PKK’NİN DARBE GÜNÜ EYLEM YAPMAMASINI DİKKAT ÇEKİCİ BULDU’
İddianame savcısı Ergün Güçlü, PKK-KCK ve YDG-H’nin tanımını yaparken, örgütün “FETÖ” ile ilişkisi olduğunu savunuyor. Savcı, bu savına gerekçeyi ise, “FETÖ/PDY terör örgütü mensubu üst rütbeli askerler”in darbe girişimin başarısız olması ardından “Ülkemizden kaçıp Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK/KCK terör örgütüne sığınmışlardır” şeklinde oluşturuyor. PKK’nin darbe günü ve sonrasında her hangi bir eylem yapmamasına dikkat çeken savcı Güçlü, “iki terör örgütünün birlikte hareket ettikleri kanaatine varılmıştır” varsayımında bulunuyor.
ANKARA PATLAMASI İLE SABANCI SUİKASTI AYNI DOSYADA
İddianame savcısı, “PKK/KCK, DHKP/C MLKP, MKP, DAİŞ, EL KAİDE, HİZBULLAH ve diğer silahlı terör örgütleri…”nin örgütsel faaliyetleri ve yönetim şekillerini birbirine benzeterek, “Son dönemde meydana gelen Ankara Gar Meydanı saldırısı, Silvan saldırısı, Vezneciler saldırısı, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi, Sabancı Çenter suikastı gibi birçok eylemin de örgüt üst düzey yönetim kadrosunun karar ve talimatı doğrultusunda gerçekleştiği” yorumunda bulunuyor.
‘HDP’NİN YÜZDE 13 OY ALMASI PKK’NİN BAŞARISI’
İddianamede bir diğer ayrıntı ise, Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP), “örgütünün güdümünde siyaset yapan” parti olarak tanımlayarak, HDP’nin 7 Haziran Genel Seçimlerinde yüzde 13 oy almasını “Bu başarının terör örgütünün başarısı olarak kabul edildiği” şeklinde yorumluyor.
Kaynak: MA / Yasin Kobulan
