İstanbul Mecidiyeköy’de 10 işçinin yaşamını yitirdiği asansör faciasına ilişkin 25 tutuksuz sanığın yargılandığı dava 4 yıl sonra karara bağlandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti 9 sanık için 8 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Cezadan “iyi hal indirimi”ne giden mahkeme heyeti verdiği cezayı 60 bin 800’er lira para cezasına çevirdi. Dava kapsamında yargılanan 16 kişi için ise beraat kararı verildi.
‘İfadeler alınmadan tüm sanıklar tahliye edildi’
Dava avukatlarından Yıldız İmrek, mahkemenin kararını değerlendirdi. İmrek, “Bu karar işçilerin yaşamı ve ailelerin acısıyla alay etmek anlamına geliyor” dedi. Yargılamanın başından itibaren sanıkların “olası kast” ile yargılanması gerektiğini savunduklarını dile getiren İmrek, “Mahkemenin ilk duruşmasında 4 sanık, olası kast olabileceği nedeniyle savunma vermişti. İddianame ‘bilinçli taksirle’ hazırlanmıştı. Olası kastla ek savunma alan ilk mahkeme ikinci duruşmada hemen değiştirildi. Hiçbir neden yokken, hiçbir tayin talepleri yokken aynı adliyede başka bir mahkemeye atandılar. Bu nedenle yargılamaya müdahale olduğunu düşünerek ikinci heyeti reddettik. Bu ikinci heyet sanıkların ifadeleri alınmadan, tanıklar dinlenmeden tüm sanıkların tahliyesine hükmetti” dedi.
‘Kabul edilemeyecek bir karar’
İrmek, yargılamanın başından beri patronların korunduğu, yargılamadan muaf tutulduğu bir pratikle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Yargılama boyunca 4 mahkeme heyetinin değiştiğini hatırlatan İrmek, “Bu kararı dördüncü heyet verdi. Delillerle hiçbir şekilde temas etmemiş olan, yargılamaya katkısı olmayan bir mahkeme heyeti bu. Bu kabul edilemeyecek bir karar” diye belirtti.
‘İş cinayetlerine yol verildiği anlamına geliyor’
“8 yıl 4 aylık bir cezanın sadece taksir olduğu için para cezasına çevrilmesi çok rastlanan bir şey değil” diyen İrmek, “Trafik kazalarında bile birden çok insanın ölümü yaşanmış ise verilen hapis cezaları para cezalarına çevrilmiyor. Burada 10 işçinin göstere göstere gelen bir iş cinayetinde ölmesinde para cezasına çevrilmesi tamamen takdirin şüpheliler lehine kullanıldığı, iş cinayetlerine yol verildiği anlamına geliyor” dedi.
‘Bu vicdansız, hukuksuz bir karar’
Cezasızlık pratiği ile “60 bin lira para cezası işçi başına bölündüğünde 6 bin liraya denk geliyor. Bu vicdansız, hukuksuz bir karar. Bu kadar ucuz mu bir işçinin ölümü. 60 bin para cezası her bir sanık açısından 24 taksite bölünüyor. Ay başına bin 500 lira düşüyor. Bu cinayette sorumluluğu olan kişiler kira öder gibi sıyrılacak. Bu kabul edilebilir mi? Bu durum iş cinayetlerini bir nevi teşvik edici niteliktedir. Yargı burada büyük bir vebal altına girmiştir” diye değerlendirdi. Verilen karara itiraz edeceklerini dile getiren İrmek, savcılığın “bilinçli taksirle hüküm kurulması” gerektiği iddiasını hatırlatarak, “Savcılığın kendi mütalaasına sahip çıkmasını ve itiraz etmesini bekliyoruz” dedi.
Kaynak: MA
