Partisinin Kadın Meclisi toplantısı öncesi açıklama yapan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, eşitlikçi bir anayasayı da barışı ve huzuru da kadınların inşa edeceğini belirterek “Bu faşist erkek iktidarını mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz! Buna gücümüz de var, inancımız da var, kararlılık ve cesaretimiz de var” dedi
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP Kadın Meclisi toplantısı öncesi açıklama yaptı. Buldan, Newroz, İstanbul Sözleşmesi, HDP’ya açılan kapatma davası, 19 gündür Urfa Adliyesi önünde ‘Adalet’ nöbetinde olan Şenyaşar ailesi ve Cumartesi Anneleri’ne açılan davaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Kadınların güçlü bir mücadelenin içerisinde kararlı bir şeklide yer aldığını vurgulayan Buldan, “Tekçi erkek iktidarın faşist karanlığında dahi olsa zafere her zamankinden daha yakınız. Biz kadınlar her sene 8 Mart’ı kutlarız. Fakat her yıl bir öncekinden daha da güçlü, daha da kalabalık, daha cesur bir şekilde doldururuz alanları. İşte bu 8 Mart’ı da her zaman olduğundan çok daha yüksek bir sesle, her zaman olduğundan daha kalabalık, daha kararlı, daha güçlü kutladık. Gittikçe fütursuzlaşan faşizm, baskı ve zor politikalarına karşı yükselen kadın mücadelemiz bu 8 Mart’ta da alanları doldurdu. Coşkumuzla, moralimizle, cesaretimizle gümbür gümbürüz” diye belirtti.
Buldan’ın konuşmasının satır başları şöyle:
“Ne ev hapisleri, ne zindanları, ne kelepçeleri, ne tehditleri, ne binbir türlü hukuk dışıları, 8 Mart’ta kadınları engelleyemedi! Aksine saflarımızı daha çok güçlendirdik. Biz kadınlar yine aynı güç ve moralle Newroz alanlarını doldurduk. Her yerde, her alanda kadınlara savaş açmış tekçi, faşist, erkek tek adam rejimine karşı milyonlarca kadın Newroz alanlarında kadınların yenilemez, ezilemez, bir güç olduğunu gösterdi. Bu yıl ki Newroz kadın Newrozuydu. 2021 Newrozunda kadınlar tekçi erkek iktidara ‘Beni sindiremezsin’ dedi. ‘Beni korkutamazsın’ dedi. ‘Beni kapatamazsın’ dedi. ‘Benim kazanımlarımı bir gece yarısı bir erkek darbesiyle feshedemezsin’ dedi. ‘Kadınlar tekçi erkek iktidara sen teksin ama bak ben milyonlarım’ dedi. ‘Sen zorbasın, zalimsin ama bak ben de korkmuyorum, sinmiyorum, kapanmıyorum’ dedi. Ve demeye de devam edecektir.”
Tekçi erkek zihniyeti
“Güneyinden kuzeyine, batısından doğusuna kocaman bir coğrafyanın tüm değerleri bu tekçi erkek iktidarın talanıyla yıkıma uğratıldı. Hukuku devletin bir gereği olmaktan çıkarıp partisinin sopasına dönüştürenler gerçek adaleti toplum için bir hayal haline getirdiler. Ekonomide adil bir bölüşümü değil vurgunculuğu, soygunculuğu esas alanlar ülkeyi adil bölüşümle değil, soygunla, yolsuzlukla yönettiler. Halkın hakkı diye geldiler, bir sana üç bana diye devam ettiler, o kadar palazlanıp, o kadar doymaz oldular ki hep bana Rabbena ile halkın bütün kaynaklarını, imkânlarını tükettiler.”
İstanbul Sözleşmesi
“Elbette onlar da bizim bu gücümüzün pekâlâ çok iyi fakındalar. Bu nedenle bugün en büyük savaşları kadınlarladır. Kadın kazanımlarıyladır. Bu nedenle bir tek adam, kadınların hem kazanımı olan hem de kadının yaşamını ve bütün haklarını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’ne bir imzasıyla darbe yapmıştır. Bir gece yarısı kararıyla İstanbul Sözleşmesini feshetme girişimi tek adamın milyonlarca kadının hakkına, hukukuna yaptığı bir darbe girişimidir.”
Kapatma davası
“İstanbul Sözleşmesi’ne saldırıyla kadınların kazanımlarına ve yaşam hakkına tekçi erkek iktidar tarafından yapılan darbe, siyasette ise HDP’ye kapatma davası açarak kadının siyaset gücüne, kadının siyasi kazanımlarına darbe yapmayı amaçlamaktadır. Seçilmiş kadın siyasetçilerimize ve partimiz bünyesinde demokratik siyaset yürüten kadın arkadaşlarımıza yönelik gözaltılar, ev hapsi ve tutuklamalar bu darbenin bir ayağıdır. Kadınlara karşı bu erkek darbenin bir diğer ayağı ise gaspçı erkek kayyımlardır, erkek yargı eliyle kadın belediyeciliğine ve kadınların yerellerde oluşturdukları bütün kadın kurumlarına yönelik yapılan saldırıdır. Şimdi son kertede HDP’yi kapatarak kadınlara yönelik tekçi erkek darbeyi tamamlamak istiyorlar. Faşist erkek iktidar, 7 Haziran seçimlerinden beri iğne ucu kadar şansı olmadığını çok iyi biliyor ve görüyor. Bu nedenle tek umutlarını Kürtlere, demokratik muhalefete, kadınlara darbe yapmaya bağlamış vaziyetteler! Tek umutları HDP’siz bir siyaset, HDP’siz bir seçimdir. Güçleri bizleri sindirmeye, yolumuzdan döndürmeye asla yetmeyecektir.”
Cumartesi Anneleri
Kadın cesaretin, hakikatin, eşitlik ve adalet mücadelesinin adıdır, öznesidir. Bizlere yaşattıkları her acı, her zulüm, her hakaret biz kadınlar için birer direniş gerekçesidir. İşte Cumartesi Anneleri tam 26 yıldır her cumartesi, kayıplarının akıbetini soruyor, hakikati arıyor, adalet istiyor. 26 yıldır Cumartesi Anneleri bu faşist akıldan hesap soruyor. Hesap vermesi gerekenler şimdi Cumartesi Anneleri’nden hesap sormaya kalkışıyor. Cumartesi Anneleri’ni yargılamaya çalışıyorlar. Buradan söylüyorum, siz Cumartesi Anneleri’ni yargılayamazsınız. Cumartesi Anneleri sizi yargılar! Nitekim 26 yıldır Cumartesi Anneleri o meydanda işlediğiniz suçları yargılıyor, hakikatin ve adaletin hesabını soruyor.
Şenyaşar ailesi
Yine ailesi katledilen Emine Şenyaşar 20 gündür Urfa Adliyesi önünde adalet çağrısı yapıyor. Adalet diye haykırıyor. Faşist iktidar hesap vereceğine Emine anneyi gözaltına alıyor, tıpkı Cumartesi Anneleri’ne ve barış annelerine yaptıkları gibi. Yalanlarına karşı hakikatin sesini, zulümlerine karşı adaletin sesini duymak istemiyorlar. Fakat adalet dediğimiz şey insanlığın en temel hakkıdır ve kimsenin isteğine bağlı değildir. Tekçi faşist iktidardan bütün bu zulümlerin hesabını hep birlikte adalet önünde soracağız. Buradan bütün kadınlara ve bütün annelerimize tekrar tekrar sözümüz olsun.
Kadınların baharı
Bu iktidar kendi varlık ve yokluk savaşını yürütüyor. Herkes çok iyi bilmeli ki onların bu savaşına karşı kadınlar eşitlik ve özgürlük mücadelesini en üst düzeyde yürüttü, yürütüyor ve bundan sonra da yürütecektir. Ve biz kadınlar nasıl ki yaşamı kendi bedenimizden, canımızdan, devasa emeğimizden var ediyorsak; toplumsal eşitliği, toplumsal adaleti, adil eşit bir gelir dağılımını, eşit bütçeyi, eşitlikçi bir anayasayı, barışı ve huzuru da biz kadınlar inşa edeceğiz, var edeceğiz. Ne bu ülkeyi ne hayatımızı ne geleceğimizi hiçbir faşist zihniyetin iştahlı yağmasına terk edeceğiz. Kadınların baharını yaşatacağız. Bu faşist erkek iktidarını mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz! Buna gücümüz de var, inancımız da var, kararlılık ve cesaretimiz de var.”
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
