Kadın - LGBTİQ+

Kadınlardan acil eylem çağrısı: Büyük buluşma şart

Kadına yönelik saldırılara karşı “Acil Önlem Eylem Planı”nın yakıcı bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan kadın örgütleri, “Büyük kadın buluşması şart, kadın öfkesinin örgütlenmesi gerekiyor. Büyük kadın grev bunun başlangıcı olabilir” dedi. Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezleri Kurultayı Bileşenleri, kadına yönelik şiddetle mücadele için Mayıs 2020’de 91 kadın kurumunun da imzasının bulunduğu “Acil Önlem Eylem Planı” kampanyasını duyurmuş ve kadınlar için acil gerekli olan maddeleri sıralamıştı.  Şiddeti engellemek için açık bir tarif yapan ve kadınların büyük kazanımlarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ile beraber kadın örgütleri yeniden “Acil Önlem Eylem Planı” nı hatırlattı. 

FAŞİZME ENGEL KADINLAR

Kadınların Kurtuluşu Merkezi Koordinasyon Üyesi Nupelda Çelik ise, kadınların kendi acil eylem planlarını devreye sokması gerektiğine dikkati çekerek, “İktidarın sözleşme ve yasaların her an daha da gerisine gidilebileceğinin farkındaydık. AKP-MHP-Ergenekon faşist erkek ittifakının önünde en büyük engellerden biri, onun meşruluğunu yıkan kadın kurtuluş hareketidir. Bizim mücadelemizi yenme şansları yok, çünkü şiddetin olduğu her evdeyiz. Erkek-devlet şiddetine karşı daha yaygınlaşan ve ilkelerini sadece kendi belirleyen hareketimizle mücadeleye devam edeceğiz” diye belirtti. 

BÜYÜK KADIN BULUŞMASI  

Kadınların en büyük kazanımlarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmesine karşı “hayatı durdurmalı, seferber olmalıyız“ diyen Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Hatice Deniz Aktaş da, acil eylem planının ötesinde büyük bir kadın buluşmasının yaratılması gerektiğine değinerek, “Haklarımızın çalındığı bir ortamda hayatı durdurmak zorundayız. Hayatı durdurabilecek gücümüz var, sadece bir araya gelmeliyiz. Birleşik kadın mücadelesinin örgütleyicisi olarak, Türkiye ve Kürdistan’daki kadınlarla buluşmak, aynı zamanda buna karşı çeşitli kazanımların da elde edildiği kadın grevleri örgütlemek gerekiyor. Büyük kadın buluşması şarttır” şeklinde konuştu.  

SAVUNMA DEĞİL SALDIRI 

Faşizm koşulları altında hayatları en fazla tehlikede olan kesimin kadınlar olduğunu söyleyen Aktaş, “Bizim faşizmi yenecek gücümüz var. Sözleşmenin feshedilmesi kadına yönelik saldırının bir parçasıdır, buna karşı da bütünlüklü bir mücadele hattı örmek gerekiyor. Her yerden yürüyüşe geçmek, her kesimden somut koordineli planlamalar çıkartmak gerekiyor. Bizim hayatlarımızı alıyorlarsa, bunun gerçekten karşı savunmadan çok, bir saldırıya dönüşmesi şarttır. En somut biçimiyle kadın öfkesinin örgütlenmesi gerekir. Büyük kadın grevi bunun başlangıcı olabilir” ifadelerinde bulundu.  

İKTİDARIN KADIN POLİTİKASI  

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, iktidarın kadın düşmanı politikalarının katmerleşerek devam ettiğini ifade ederek, “Mevcut iktidarı, İnfaz Yasası’yla kadın katillerini salıvermesinden, çocuk yaşta evliliklerin önünü açan yasalardan, nafaka hakkının boşanmayı teşvik edeceği söylemlerinden ve İstanbul Sözleşmesi’nin ‘aile yapısına zarar vereceği’ iddialarından tanıyoruz. Kazanılmış haklara dönük saldırıların altındaki fikriyatın ‘makul kadın’ projesi olduğunu da biliyoruz” dedi. 

MA / Berfin Karaman

 

Paylaşın