Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi 9-16 Mayıs Ölümsüzler Haftası’na dair açıklama yayınladı. Açıklamada “Ölümsüzlerimiz halkların kurtuluşu ve sınıfsız sınırsız yaşanabilir bir dünyanın yaratıcısı olarak yola çıkan bu uğurda ölümsüzleşen ve devrim mücadelesi tarihine adını yazdıran kardeşlerimiz ve evlatlarımızdır.” denildi.
“Onların anılarına sahip çıkıyor ve mücadelerinini yaşatıyoruz. İşçi sınıfı ve ezilen halklara, ölümsüzlere ve ailelerine son sözümüz ZAFER olacaktır. İşçi sınıfı ve ezilen halklara, ölümsüzlere ve ailelerine son sözümüz ZAFER olacaktır.” vurgusu yapılan açıklamanın tamamı;
” Yanan gökyüzünde uçuşan ateş kuşlarıyız, hiçbir yerdeyken, her yerdeyiz”.
Dostlar, Yoldaşlar!
Ölümsüzlerimizin açtığı yolda nihai Zafere Ulaş’acağımızın sözünü Ölümsüzler Haftası vesilesiyle bir kez daha yineliyoruz.
Devrim ve Sosyalizm mücadelemizde ölümsüzlerimizi andığımız 9-16 Mayıs Ölümsüzler haftasında onların durmaksızın akan bir nehir misali mücadelesini ve anılarını anmaktan gurur ve onur duyuyoruz. Mücadele tarihimiz çok köklüdür. Spartacüsler’den Paris Komünar’larına, Küba’dan Çin ve Latin Amerikaya, Sovyet’ten ,Türkiye ve Kürdistan devrimcilerine, 68 kuşağının devrimcilerinden kadın kurtuluş mücadelesinin kadın direnişçilerine ve İŞİD’e karşı savaşmak için dünyanın bir çok yerinden çıkıp o topraklarda buluşan Enternasyonal’i yaşatan, Rojava Devrim’ini kuran fedai kuşağına kadar uzanan köklü bir tarihtir. Bu tarihe sahip çıkmak ve tarihi bizlere miras bırakan Ölümsüzleri anmak, onları yaşatmak bizlerin en büyük görevidir. Onları yaşamak demek, onları masa başlarında anmak değildir. Onları anmak demek, yarattıkları Komünar ruhu gün be gün yaşamak, yaşatmaktır. Mücadelemizde isimlerini attığımız her adımda sokak sokak, cephe cephe haykırmaktır.
İşçi sınıfına, ezilenlerine, halklara ve gençlerine sesleniyoruz. Ölümsüzlerimiz halkların kurtuluşu ve sınıfsız sınırsız yaşanabilir bir dünyanın yaratıcısı olarak yola çıkan bu uğurda ölümsüzleşen ve devrim mücadelesi tarihine adını yazdıran kardeşlerimiz ve evlatlarımızdır.
Kobane düştü düşecek denilen günlerde düşmanın gündüzünü geceye çeviren Çukurova’nın Bedrettin’i Rojava’nın Suphi Şoreş’i, Mahir’lere olan inancını cesaretiyle ortaya koyan Mahir Arpaçay, “Ayakkabılarımızın bağcıkları bağlı saatlerimiz devrime ayarlı” diyen Türkiye Gençlik Hareketi’nin gülen yüzlü önderi Aziz Güler, Çukurova’nın baharı, baharın müjdesi patriarkaya geçit vermeyen Eylem Ataş, dünya halklarının kavgasını Rojava’ya taşıyan Robin Agiri, Işid’in kalesi Rakka’da çarpışan Karadeniz’i Kürdistan topraklarıyla buluşturan, işçi sınıfının Doğan Kırefe’si, Alevi halkının canı Hasan Ali, Türkiye Devrim’inin sınır tanımaz olduğunu Dar Azza eylemi ile gösteren, ulaşılması gereken bir çizgi yaratan dörtler İdil Güler, Cömert Nazif Efe, Zahide Rosa Suk ve Cihan Efe, T.C faşizminin Afrin işgali karşısında hiç vakit kaybetmeden cephelerde yerlerini korkusuzca alan Çukurova’nın yiğit devrimcileri, Nurhak Cem ve Bayram Ali, Lise yıllarından azmi ve inancıyla Ankara sokaklarından Rojava’ya Gerici faşistlere soluk aldırmayan İmran Fırtına, kadın kurtuluş mücadelesini öncü neferi Aynur Ada, Teslim olmayan feda kuşağının öncüsü, Kürt ve Türk halkının kardeşliğini için savaşan Kobane’den Medya Savunma alanlarına uzanan devrimci savaş pratiği ile komutanlaşarak , Orhan Yılmazkaya’dan aldığı sözle bir an olsun yolunda tereddüt etmemiş Devrimci Komünarlar Partisi’nin kurucu önderi ve Halkların Birleşik Devrim Hareketinin merkez yöneticisi Ulaş Adalı ve Rakka’da, Işid çetelerine karşı savaşan Gezi Direnişinin önderi, Birleşik Özgürlük Güçleri ve Devrimci Komünarlar Partisi’nin komutanı, ‘İnsan bir kez yaşar,bir kez ölür’ sözüyle pratiğini, devrimci yaşam ve savaş pratiğini birleştiren Türkiye Devrim Mücadelesinin önderlerinden olan ve verdiği mücadeleyi hiç tükenmeyen enerjisi ile sürdüren kendisinin gitmediği cepheye yoldaşınıda yollamayan hayalini hakikat eyleyerek ölümsüzleşen Komutan Mehmet Kurnaz, Ulaş Bayraktaroğlu ölümsüzleşmiştir.
Onlar öncüleri Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş’in yarattığı 71 kapuşunun ikinci nitelikte sıçramasını Gezi barikatlatından Rojava’ya taşımış ve sosyalist bir yaşam için sistem için sol anlayışı devrimci tarzda ret etmişlerdir. Onlar bize sistemden kopmadan nihai zafere ulaşılamayacağını ve zaferin durmaksızın mücadele ile kazanılabileceğini öğretmişlerdir. Bugün emperyalist kapitalizmin ve faşizme karşı sürekli taaruz halinde olma bilincini aşılamış durağan rutin mücadele tarzını ret etmek gerektiğini öğretmişlerdir.
Dostlar , Yoldaşlar!
Ölümsüzlerimiz işçi sınıfı ve ezilenlerin kurtuluşunun, halklarımızın özgürlük ve eşitliğinin feda bölüğü olarak, kentlerde ve dağlarda savaşımını daha büyük bir kararlılıkla yaşamlarını sürdürmüş ve bu yaşam uğruna ölümsüzleşmişlerdir. Devrimcilerin ve halkımızın dökülen kanlarının hesabını sormak hattından bir milim bile sapmayacaktır. Yoldaşlarımıza ve onların şahsında, devrim için toprağa düşmüş tüm yoldaşlara ve devrimci yoldaşlara sözümüzdür. Ölümsüzlerimiz bir feda bölüğü olduğu kadar, Komünarların cesareti, Ulaş’ın çizgisi, Orhan Yılmazkayalar,Mahir ler fideliğidir. Toprağa düşen her fidan canlı kalacaktır. Yoldaşının düşen silahını aldığı yerden mücadeleye devam eden her mücadele dolu olan yürekle yeniden yeşerecektir.
Mücadeleye olan inancımız kadar düşmana olan kinimiz de tazedir! Onların anılarına sahip çıkıyor ve mücadelelerini yaşatıyoruz. İşçi sınıfı ve ezilen halklara, ölümsüzlere ve ailelerine son sözümüz ZAFER olacaktır.
Adanmışlığın göğsünde
Bir mevzi,
Bir sığınak
Kavganın sıcağında sevdamız,
Mutlaka
Gülen yüzlü çocuklarla buluşacak..
Sırası geldi bekleyen neferin
Gidenler gittiler
Gidenlere,
Son söz
ZAFER olacak…
ADDKİ – Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi
