Dokuma fabrikasında çalışan kadın işçinin kendisiyle aynı işi yapan erkek işçilerin daha fazla ücret aldıkları gerekçesiyle açtığı dava Yargıtay’a taşındı ve Yargıtay tüm hakların ödenmesine hükmetti
Bursa’da bir dokuma fabrikasında devereci olarak çalışan kadın işçi, aynı işi yapan devereci erkeklerin kendisinden daha fazla ücret aldıklarını, sırf kadın olduğu için diğer devereciler ile aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret aldığını belirterek iş sözleşmesini feshetti. Kadın işçi, davalı işverenin iş yerinde ücret konusunda cinsiyet ayrımı yaptığını, İş Kanunu’na göre işverenin eşit iş yapan işçiye eşit ücret ödemekle yükümlü olduğunu, bu borca aykırı davranan işverenin işçiye 4 aylık ücreti tutarında tazminat ödemesi gerektiği yönünde Bursa 4. İş Mahkemesi’nde dava açtı.
İşveren davanın reddini talep etti
Kadın işçi dava dilekçesinde, işverenin çalıştığı süre boyunca diğer işçilere ödenen ücret farkını da işçiye ödemek zorunda olduğunu, davalı işverenin eşit işlem borcuna aykırı davranışından dolayı iş akdini haklı sebeple feshettiğini ve bu nedenle kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret farkı ile eşit işlem borcuna aykırılık tazminatının işverenden tahsil edilip kendisine ödenmesini istedi. İşveren ise davacının, kendisi ile aynı işi yaptığını zikrettiği deverecilerinin kıdem ve tecrübesinin davacıya oranla daha fazla olduğunu kaydetti. Maaşları emsal gösterilen iki ustanın davacıdan daha fazla iş tecrübesi kazandığını ve davacıya oranla daha fazla çalışma sergilemesi nedeniyle ücretlerinde yapılan genel iyileştirmede daha fazla ücrete hak kazandığını ve bu davanın reddini talep etti.
Haklı ve objektif bir neden yok
Davanın kısmen kabulüne hükmeden İş Mahkemesi, yıllık izin ücreti alacağının tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verdi. Davacı avukatı temyize götürdü. Emsal nitelikte bir karar veren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, eşit davranma ilkesinin tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene iş yerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklediğine dikkat çekerek, “Eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir delil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır” denildi.
İşçinin talepleri haklı bulundu
Yargıtay kararının diğer ayrıntılarında şunlara hükmetti: “Mahkemece davacının çalışma süresi de dikkate alınarak, anılan yasanın 5. maddesi kapsamında ayrımcılık tazminatına hükmedilmesi gerekirken tazminat talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır. Buna göre davacının fark ücretleri de hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır. Diğer yandan davacının aynı kıdem ve aynı işte çalışan işçi ile aynı ücretle çalıştırılmaması suretiyle eşit işlem borcunun ihlal edilmesi 4857 sayılı Yasa’nın 24/II-e maddesi uyarınca işçiye haklı fesih yetkisi verir. Bu itibarla iş akdini bu nedenle haklı nedene dayalı olarak fesheden davacının kıdem tazminatı isteğinin de kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir”
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
