Deniz Poyraz, 17 Haziran tarihinde Onur Gencer isimli erkek tarafından katledildi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, katil zanlısı Gencer’in Deniz Poyraz’ı katletmesine dair yaşanan olaydan sorumlu olanlar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verdi.
Yapılan açıklamada, saldırıya dair sorumluluğu olanlar hakkında herhangi bir soruşturma açılmadığına dikkat çekilerek şöyle denildi: “Gerek istihbarat zafiyetine yol açan gerekse güvenlik tedbirlerini almakta yetersiz kalan ilgili ve görevlilerin tespiti ile haklarında kapsamlı bir soruşturma yürütülerek cezalandırılmaları istemiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verilmiştir.”
Ayrıca, HDP’nin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı ve MHP’nin yanı sıra birçok siyasetçinin söylemleriyle hedef gösterildiği, saldırılara daha açık hale getirildiği, birçok yerde HDP binalarına yönelik sayısız fiili ve sözlü saldırının gerçekleştiğine de dikkat çekildi.
Önlem talepleri reddedildi
HDP açıklamasında, İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından 7 gün 24 saat çok sayıda resmi ve sivil polisin HDP İzmir İl Örgütü binası önünde görevlendirildiğini, bu güçlerin HDP il binasını ve HDP’lileri korumak, işlenmesi muhtemel saldırıları önlemek için değil, HDP’ye gelen gidenler ve HDP’lilerle ilgili istihbarat toplamak, HDP çalışmalarını kontrol etmek için görevlendirildiklerinin anlaşıldığını söyledi.
Polis bile bile geç geldi
Açıklamanın devamında ise şöyle denildi: “Terörle Mücadele Şubesi’nin HDP il binasına yürüyerek iki-üç dakikalık mesafede olmasına, Emniyet Müdürlüğü ve Güvenlik Şube’nin araçla neredeyse üç-dört dakikalık mesafede olduğu yerlerden müdahale edeceği varsayılan kolluk güçlerinin saldırının olduğu yere gelmeleri yaklaşık 30-40 dakikayı bulmuştur. Gelen müdahale ekibi buna rağmen il binasına çıkarak saldırganı yakalamak yerine, adeta işini bitirmesini beklemiş, daha sonra iş merkezinin dış kapısı önüne gelen saldırgan hakkında samimi görüntüler içeren bir yakalama işlemi yapmışlardır. Kamu görevlilerinin olay anında hareketsiz kalmaları nedeniyle neredeyse kasta varacak düzeyde davranışlarının olduğu açık ve net bir biçimde ortaya çıkmaktadır.”
Saldırıdan devlet sorumlu
HDP, şikayet dilekçesiyle ilgili açıklamasında, devletin saldırı ve sonuçlarından birinci derecede sorumlu olduğunu vurgulayarak şöyle dedi: “İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin belirlediği kriterlere uygun olarak etkili soruşturma yapmasını, sorumluluğu olan emniyet güçlerinin tespit edilerek yargı önüne çıkarmasını beklediğimizi ifade etmek isteriz.”
Polis müdahale etse Deniz yaşayabilirdi
Güvenlik görevlilerinin saldırı anındaki davranışları ve tutumlarının saldırının sonuçlarını ağırlaştırdığını vurgulayan HDP, güvenlik görevlilerinin saldırı devam ettiği sırada saldırgana bir an olsun müdahale dahi etmediğini, bina dışında bekledikleri ve yukarı çıkmak isteyen partilileri de engellemeye çalıştıklarını söyledi. Açıklamanın devamında şöyle denildi: “Saldırganın saldırıyı bitirip aşağı inmesi beklenmiş, aşağı inen saldırgana babacan tavırlar gösterilmiş, bütün bunlar basına ve kamuoyuna yansımıştır. Neredeyse tüm gün önünde kolluk güçlerinin beklediği bir parti binasına yapılan saldırıyı engellemeyen kolluk güçleri, saldırıyı engellemeye çalışanlara da engel olarak, belki yaşama ihtimali olabilecek olan Deniz Poyraz’ın ölümünü kolaylaştırmakta rol oynamıştır.”
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
