“Açarda acının rüzgarına
hüznün solgun yelkenini
Ne zindan karanlığı
ne zulüm
indiremez dudaklarındaki gülümsemenin bayrağını.”
Ahmet Telli
27 Nisan 2017 günü İdlip’in Dar Azza mıntıkasında insanlık düşmanlarıyla girdikleri çatışmada devrim ve sosyalizm mücadelesinde birer proleterya enternasyonalisti olarak can feda eden
ÖZGE, ASİYE, CENK ve YUSUFBAŞ sizleri sevgiyle, onurla taşıyacağız kalplerimizde. Annen ve baban olarak bizler seni kaybettiğimizi öğrendiğimiz günlerde bir karar almıştık. 27 Nisan senin ve arkadaşlarının ölümsüzlüğe yürüdüğünüz gündü. Ancak biz bunu kabul etmedik. 27 Nisan gününde senin ve arkadaşlarının yeni bir yaşama başlangıç yaptığınızı düşündük. Onun içindir ki senin doğduğun gün olan 16 Temmuz’u 23. yaş günü, hemde halkların özgürlük mücadelesine doğuşunun 2.yaşına girmesi olarak kutlayacağız. Geçen Temmuzun 16’sında, 1.yılını çok sevdiğin FİRÜZKÖY’deki göl kenarında sevdiklerinle kutlamıştık. Yine aynı yerde olacağız. Kutlama dediğimiz için bize kızanlar olabilir. Acı bizim, onur tüm insanlığın. Acıyla yaşayabilmeyi ve seni hiç kaybetmemişcesine yaşamayı bu şekilde becerebiliyoruz belki de. ‘Sen Hep 16 Temmuz’ başlıklı yazıda bu duyguyla yazılmıştı.
Senin fiziksel olarak bizi bırakmanı artık yüreğimize anlatabiliyoruz. Ancak seninle her daim birlikte yaşadığımızı düşündükçe, seni mücadelende yaşatma arzusu bize güç verdikçe, koskocaman yüreğinden doyasıya öpüşümüz onurlandırıyor bizleri. Hiç gözün arkada kalmasın. Devrim ve Sosyalizm mücadelesini, halkların özgürlük mücadelesiyle birleştiren gencecik çelikten iradeniz ve can feda eden duruşunuz geleceğin zaferle taçlanmasına öncülük edecektir. Buna olan inancımız ayakta tutmaktadır bizleri. Bundandır ki ‘Tohumlar Düştü Toprağa’ dedik bu 16 Temmuz’a. Tohum toprağa düştüğünde yeşerir, filiz verir. Ve filizler, fidana döner. Fidanlar, ormana. Zalimi ve zülmü kuşatır. Ve zafer artık çok yakınımızdadır. İşte doğup büyüdüğünüz topraklardan uzakta oluşunuz bundandır. Sizleri getirdiğimizde bu topraklara her biriniz birer mücadele anıtı olarak dikileceksiniz insanlığın orta yerine. Hep insanlık var oldukça yaşayacaksınız Dehak’lara inat.
Ölene kadar yaşamaya devam edecek acımızı, kalbimizde saklayacağız. Biz bunu becerebilecek güçteyiz. Sende böyle yapmamızı isterdin. Nevzat Çelik’in yazdığı ‘SICAK SAKLAYIN
GECELERİMİ’ şiirini dediğin gibi Grup Yol’cudan dinliyoruz. ‘Geçici ayrılık benimkisi. İlk yaz çiçeğine gebeyim. Ağıtlar yakmayın adıma. Ben ölmedim ölmeyeceğim.’ Sen duygularını bize şairin sözlerinden yola çıkarak vasiyet etmişsin. Biz bu vasiyetini en güçlü bir biçimde taşıyıp sana layık olmaya çalışacağız. Düşlerimizin ateşiyle hep seni bekleyecek ve kucaklayacağız.
‘Biz ezilenler yenilirsek, bir defa daha ayağa kalkar, yeniden deneriz. Ancak zalimler bir kez yenildiklerinde tarihin çöplüğüne giderler.’ diyor Küba Devriminin önderi Fidel.
Bu duygularla, rahat uyu delikanlım. Bizim için ‘SEN HEP 16 TEMMUZ’
Selma Baş Akay
Ceyhan Akay
