Halkların Demokratik Partisi (HDP) 10-11 Eylül Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. Siyasal durum değerlendirilmesi yapılan bildirgede, emperyalist güçlerin nükleer tehditlere varan düzeydeki saldırganlığına karşı bölge barışı tesis etmek için halkların haklarını merkeze alan diyalog ve diplomasiyi güçlendirileceği belirtildi.
AKP-MHP ittifakının mayasının Kürt düşmanlığı olduğuna dikkat çekilen bildirgede, “Savaş, yalnızca halkların hayatını geri dönülmez bir biçimde etkilememekte bir bütün olarak doğa talanının da önünü açmaktadır. 17 Eylül’de savaş yıkımına ve doğa talanına karşı Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ekoloji hareketlerinin öznelerinin ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla Cudi’ye yürüyoruz” denildi.
Açlığa, yoksulluğa, yolsuzluğa karşı ekonomide adalet düzenini kuracakları belirtilen bildirgede, “Kapitalizmin krizinin faturasını yoksullar ödemeyecek. Yurttaşın hakkını sermayeye peşkeş çeken, yolsuzluklarla ülkeyi daha da yoksullaştırıp kendini zengin eden AKP-MHP iktidarının daha da çürüttüğü bu düzene karşı ekonomide adaleti tesis edeceğiz. Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmadığı bir düzeni inşa edeceğiz” denildi.
Kadın mücadelesiyle yeni yaşamı kuracakları kaydedilen bildirgede, “Bir kadın partisi olan HDP, İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere kadınların yüzyıllardır elde ettiği kazanımlardan da kadın mücadelesinden de vazgeçmeyecek. Yakın zamanda Milletvekilimiz Semra Güzel’in dokunulmazlığı haksız ve hukuksuz bir şekilde kaldırıldı. Milletvekilimiz adeta işkence edilerek gözaltına alınıp, tutuklandı. Semra Güzel Kürt halkının ve kadınların iradesidir. Bu baskıcı zihniyet kadınların iradesini teslim alamayacak. Kapitalizm krizini aşmaya çalışırken kadınların emeğini de en ucuz şekilde kullanmaktadır. Artan yoksulluğun bedelini hane içinde en ağır şekilde kadınlar yaşamaktadır. Kadınların yaşam hakkı, kimlikleri, emekleri ve özgürlükleri için verdiği kararlı ve kesintisiz mücadele başta AKP-MHP zihniyetini ve erkek egemenliğini alaşağı edecektir. Özgürlüklere kilit vurulamaz, toplumun nefes borularını açacağız
AKP-MHP iktidarı işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, engellilerin, doğa ve insan hakları savunucularının bütün kazanımlarına darbe vurarak toplumun nefes borularını kesmeye çalışmaktadır” denildi.
Darbeci zihniyetle mücadelenin süreceği kaydedilen açıklamada, “Demokratik gösteri ve yürüyüş hakkını kullanmak isteyen öğretmenlere kolluk kuvveti sokak ortasında işkence etmekte. İşçilerin, kadınların, gençlerin, ekolojistlerin demokratik hak taleplerine yine işkenceyle yanıt verilmektedir. Konserler yasaklanmakta, özgür basının haber yapma, yurttaşın da haber alma hakkı engellenmektedir. Dışarıda artan baskının daha fazlası ve ağırı cezaevlerinde
uygulanmaktadır. Sudan bahanelerle infazlar yakılmakta, mahpuslar aç-susuz bırakılmakta, hasta tutsaklar ölüme terk edilmektedir. Her gün onlarca tutsak ailesinden bu konularda başvurular alıyoruz. Sessiz kalmayacağız. Ailelerin adalet nöbetlerinin sesi olmaya devam edeceğiz. Her türlü yalanı, dolanı, yolsuzluğu, beceriksizliği açığa çıkan iktidar; toplumu baskı ve zor aygıtlarıyla susturacağını zannediyor ama yanılıyor. Yıllardır rahat nefes alamaz hale getirilen toplumla birlikte bütün toplumsal yaşamın, kadınların, doğanın, emeğin eşitlik, adalet ve demokrasi umudunu güçlendireceğiz” denildi.
Ülkenin erken seçim sath-ı mailine girdiği belirtilen açıklamada, “Türkiye’nin kronik sorunlarına bilgelikle, vicdanla, adaletle, cesaretle çözüm üretecek; bunun için de toplumsal dinamiklerle siyasi dinamiklerin bileşkesini kurarak ülkenin demokratik dönüşümünü sağlayacak bir iradeye ihtiyacı var. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik cumhuriyeti inşa etmeye ihtiyaç var. Bu iradenin sahibi de, demokratik çözümün anahtarı da irade bileşenleriyle ve ittifak güçleriyle beraber HDP’dir. Partimiz darbeye karşı demokrasinin, vesayete karşı özgürlüklerin garantörü olacak yegane partidir ve bunu da mutlaka başarıya ulaştıracaktır” denildi.
Bildirge şöyle devam etti: “Bizler 3. Yolu esas alarak bir yandan Kürt sorununda demokratik çözümü ve inançlara uygulanan ayrımcılığı ortadan kaldırmayı diğer yandan ise emeğin özgürlüğü ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan bir yaklaşımı örgütlüyoruz. Hayat pahalılığının içinde boğulmaya itilen halkın, işsizlikle yaşam feneri söndürülmeye çalışılan emekçilerin, KHK’lıların, EYT’lilerin, engellilerin, kurgu sınavlarla gelecekleriyle oynanan ve bugünün sahipleri olan gençlerin, kadınların, Cudi’de kesilen ormanların, anadilinde eğitim hakkı elinden alınan çocukların, pervasızca sürdürülen savaşın yarattığı tüm tahribatların sesi ve umudu HDP’dir, Emek ve Özgürlük İttifakı’dır.
Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünde; halkların iradesini gören dış siyaseti kurmada bizler rol alacağız. Bu kapsamda Emek ve Özgürlük İttifakı 24 Eylül’de İstanbul’da Türkiye halklarının büyük demokrasi yürüyüşünü başlatacak, umudu büyütecek olan ilkeleri ve yol haritasını kamuoyuyla paylaşacaktır.
Ülke ve bölge toprakları acılarla, sömürüyle fazlasıyla yoğruldu, artık yeter! Kanayan yaralara çare üretmenin zamanı çoktan gelmiştir. İnsanı ve doğayı merkezine alan bir düzende yaşamayı ülkenin ve bölgenin tüm insanları, halkları olarak hak ediyoruz. Ülkenin en dipte olduğu bu anda büyük sıçrama
yapmanın koşulları mevcuttur. Tarihsel birikimimizle, akılla, cesaretle ve umutla; bütün Türkiye halkları, ezilen ve sömürülenleriyle beraber bu büyük sıçramayı gerçekleştirecek ve hep birlikte başaracağız.”
