Gündem

DKP/BÖG: “Komünarların sırrı ‘Kasım Atılımı’dır!

DKP/BÖG yayınladığı video mesaj ile 2014 yılında “Kasım Atılımı” olarak ifade ettikleri silahlı mücadeleye geçişin ve Kobane Direnişi’ne katıldıkları sürecin 8.yıldönümünü kutladı.

Yayınlanan açıklamada 3 yıl önce 6 Kasım günü, Til-Temir savaş hattında işgalciliğe ve çetelere karşı savaşta ölümsüzleşen Göze Altunöz (Aynur Ada) ve Yasin Aydın’ın (İmran Fırtına) “Kasım Atılımı’na gerçek anlamda ruh verdikleri” ifade edildi. Açıklamanın devamında;

“BÖG konumunu devrimci savaş durumuna göre planladı.”

Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklarının özgürlüğü için, devrimci mücadelenin askeri-politik gücü olarak öne atılan Özgürlük Güçleri, 8. mücadele yılını devrimci savaş çizgisinde faşizme karşı kesintisiz devrimci taarruz pratiğiyle sürdürmektedir.

Partimiz DKP (Devrimci Komünarlar Partisi)’nin kuruluşuna evrilen Kasım Atılımı, güncel siyasal sürece cevap veren örgütü BÖG (Birleşik Özgürlük Güçleri)’de maddileşerek, 8 yıl önce dünya planında emperyalist krizin derinleştiği ve yeni paylaşım savaşlarının eşiğinde olunduğunun, ülke planında AKP siyasetinin faşizme doğru dümen kırdığının ve faşist Erdoğan’ın DAİŞ çeteleri ile yaptığı kirli pazarlıkların gölgesinde büyüyen karanlığın tespiti doğrultusunda harekete geçen devrimciler olarak, konumunu devrimci savaş durumuna göre planladı.

Kobane ve Ortadoğu halklarının emperyalizmden ve besledikleri çetelerden, Türkiye işçi sınıfının burjuvazinin sömürüsünden, ezilen halklarının faşist sömürgecilikten, kadınların patriyarkal kapitalizmden kurtuluşu ve özgürlüğü için proletarya enternasyonalizmini parti programlarından somuta dönüştürerek devrimci savaş ile buluşturan Özgürlük Güçleri, ilk kurşununu Kasım Atılımı kararını alarak, aktif savaşın içine dahil olarak sıktı.

“BÖG, tek yönlü bir mücadele yönteminin sınırlarında kalmadı.”

Devrim ve sosyalizm mücadeleleri tarihine Kasım Atılımı olarak geçen bu tarih, partimiz DKP/BÖG açısından her yeni atılımın takipçisi olacağımız dayanak noktasıdır. Özgürlük Güçleri’nin komutanı, önderi Ulaş Bayraktaroğlu(Mehmet Kurnaz)’nun başında olduğu Kasım Atılım’ı tek yönlü bir mücadele yönteminin ya da tek bir mücadele alanında var olmanın sınırlarında kalmadı. Kasım Atılımı, Türkiye’de fiili-meşru mücadelenin yasal duvarlarına hapsolmuş devrimci mücadeleye düzenin esaretinden bir kopuşun adresi olurken aynı zamanda da duvar kırıcılığı iddiası ile ideolojik savaşım başlattı. Kasım Atılımı, faşizme karşı sadece devrimci savaş alanlarında silahlı mücadelenin yürütüldüğü cephelerde yer alarak değil, aynı zamanda Türkiye kentlerini de faşizme karşı silahlı mücadelenin yürütüleceği savaşımın cepheleri olduğunu ilan ederek gerçekleşti. Özgürlük Güçleri’nin enerjisi ve diyalektiği Kasım Atılımı’yla, AKP-MHP faşizminin yaktığı zulüm ateşine karşı özgürlük ateşini yaktı. Özgürlük Güçleri geçtiğimiz 8 yılda; “gökyüzünde yanan, hiç durmadan uçan ateş kuşları” olarak örgütte ve devrimde ısrarla; “hiçbir yerdeyken” gerilla olarak dağlarda; Türkiyeli enternasyonalist savaşçılar olarak Rojava’da; patriyarkal erkek egemen şiddete karşı kadın özgürlük gücü olarak sokaklarda; işçi sınıfının katili patron düzenine karşı müfrezeleriyle, milisleriyle her yerde aktif savaşım içinde oldu.

“Faşizmin ezilmesinin tek yolu devrim hedefli savaş durumuna geçmektir”

Komünarlar bugün Kasım Atılımı ile çıktıkları yolun politik doğruluğu ve haklılığı ile daha ileri devrimci atılımların gerçekleşmesi için gereken bir devrimci dönem tespitini, devrim ve karşı devrim güçleri arasında büyüyen sınıf savaşımının keskinliğinden yola çıkarak yapmaktadır. Bu tespit doğrultusunda AKP-MHP faşizmi karşısında kitle hareketi ve eylemi itiraz etme düzeyinde seyretmektedir. AKP-MHP faşizminden kurtulmak isteyen kitlelerin büyük çoğunluğu onu ortadan kaldıracak ve iktidardan düşürecek savaşım konumuna henüz geçememişlerdir. İşçi sınıfı ve ezilen halklar da, toplumsal mücadele güçlerinde faşizme karşı devrimci savaşı nasıl vereceklerine dair ortak-birleşik bir bilinç gelişmemiştir. Her gün toplumun çeşitli kesimleri saldırı altında kalmakta, işçi sınıfı göz göre göre katledilmekte ve ses çıkartanlar gözaltı terörü ile sindirilmeye çalışılmaktadır. Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı yürütülen savaş ise tüm yasaklı ve kimyasal silahların kullanıldığı yok etme savaşına dönüşmüş durumdadır. Bu vaziyet ve konjonktürde Özgürlük Güçleri’nin asli görevi faşizme karşı mücadeleye itiraz düzeyinde katılan kitlelerin düşünsel ve eylemsel eğiliminin faşizme karşı savaş doğrultusunda önünü açmaktır. Faşizmin ezilmesinin tek yolunun devrim hedefli savaş durumuna geçmek olduğu bilince çıkartılmalıdır. Çok açıktır ki karşı devrimle, devrim arasındaki saflaşmayı geri dönülmez bir biçimde tamamlamak için öne atılmak gerekmektedir.

Paris Komün’ü sırasında topların gürlemesi, proletaryanın en geri katmanlarını uykularından uyandırıp sosyalist devrimci propagandaya her yerde yeni bir atılım ruhu kazandırmıştı. Bugün de Özgürlük Güçleri’nin her eylemi Paris toplarının görevini görecek uyarıcı niteliği taşımaktadır. Faşizme karşı yürütülen savaşımda bugün işçi sınıfı ve ezilen halkların özgürlük gücünden başka silahı yoktur. Yoksulluğun, vahşetin ve çürümüşlüğün derin çukuruna itilmeye çalışılan işçi sınıfı ve ezilen halklar, ancak özgürlük ordusu halinde birleşerek bu itilmeyi durdurabilir ve faşizmi kendi kazdığı çukura gömebilir.

Ekim Devrimi, ve Kasım Atılımı’na gerçek anlamda ruhunu veren Aynur Ada ve İmran Fırtına yoldaşlar şahsında tüm ölümsüz Özgürlük Gücü savaşçıları göstermektedir.

İşçi sınıfının ve ezilen halkların faşizme karşı tek mücadele tarzı özgürlük güçlerinin gerilla savaşı tarzıdır. Bu savaşa katılım, ancak kendi gerçekliğini bilerek kendini aşma iradesi gösterebilenler tarafından başarılabilir. Günün mücadele talebi kavgayı ileri taşıyabilecek yetkinlik ve öncü yeteneklere sahip yeni atılımlardır. Bu vazifeye yolunu, Kasım Atılımı’na tarihsel zafer ışığı tutan Ekim Devrimi, ve Kasım Atılımı’na gerçek anlamda ruhunu veren Aynur Ada ve İmran Fırtına yoldaşlar şahsında tüm ölümsüz Özgürlük Gücü savaşçıları göstermektedir.

9. atılım yılı sınıf savaşımının en keskin, en sert, en cenk havasında geçen yılı olacaktır. Çağrımız özgürlük arayışında olan, faşizme karşı mücadele için sabırsızlanan kitleleredir. DKP/BÖG bu çağrıyı zafere ulaştıracak atılımların hiçbir yerdeyken her yerde olan adresidir.

Yaşasın Kasım Atılımı!

Yaşasın Partimiz DKP/BÖG!

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!

DKP/BÖG MK

Paylaşın