HABER MERKEZİ- Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Çukurova Temsilcisi Ahmet Oğuz, “Tarsus’ta gardiyanlar, tutukluların yemeklerine tuvalet suyu dökülüyormuş. Bunu yapan görevliler, tutuklulara, ‘İster bunu yersiniz isterse de zıkkım yersiniz. Zaten hepiniz geberip gideceksiniz’” dediğini aktardı.
Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Çukurova Temsilcisi Ahmet Oğuz, Tarsus Kampüs Hapishanesi, Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Hapishanesi, Osmaniye T Tipi Kapalı Hapishanesi, Ceyhan M Tipi Kapalı Hapishane ve Ereğli T Tipi Kapalı Hapishanesinde yoğun hak ihlallerinin yaşandığını aktardı. Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin 50 tutuklu ailesinin kendilerine ulaştığını belirten Oğuz, tüm hapishanelerde aynı sistematik hak ihlallerinin yaşandığına dikkat çekti.
‘SÜNGERLİ ODADA İŞKENCE’
En yoğun hak ihlallerinin yaşandığı cezaevinin Tarsus T Tipi Kapalı Hapishanesi olduğunu vurgulayan Oğuz, “Tarsus T Tipi Kapalı Hapishanesinde Remzi Akyürek adlı tutuklunun ailesinin aktarımı ürpertici. Aldığımız bilgilere göre, tutukluların yemeklerine tuvalet suyu katılıyormuş. Bunu yapan görevliler tutuklulara; ‘ister yersiniz isterse de zıkkım yersiniz. Zaten hepiniz geberip gideceksiniz’ şeklinde tehdit, aşağılayıcı söylem ve onur kırıcı yaklaşımlarda bulunuluyormuş. Bu uygulamalara karşı en ufak bir söylemde bulunan ya da karşı bir duruş sergileyen tutuklular süngerli odalarda işkenceler yapılıyor, oradan da hücrelere konuluyor. Tutuklulara ayrıca disiplin cezaları uygulanıyor” diye belirtti.
‘HER YERDE İŞKENCE’
Gardiyanların tutukluları provoke getirmeye çalışıp, hücreye atmanın yollarını aradığını aktaran Oğuz, tutukluların her alanda gardiyanların işkencesine maruz kaldığını belirterek, şöyle devam etti: “Tarsus’ta tutuklular spor faaliyetlerini yürüttükleri zamanda gardiyanların hakaretlerine maruz kalıyor. Burada da tutuklular bu hakaretlere karşı geldiğinde de yerlerde sürüklenerek hücrelere atılıyor. Açlık grevine giren tüm tutuklular hakkında soruşturma açıldı. Yine 3 defa disiplin cezası yiyen arkadaşların infazı yanıyor. Tahliyesi olan arkadaşlar o zaman cezalarının hepsini yatmak zorunda kalıyor” diye konuştu.
5 TUTUKLU 26 AYDIR HÜCREDE
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan siyasi tutukluların, DAİŞ’lilerle birlikte açık görüşe zorlandıkları için 6 aydır aile görüşene çıkmadıklarını anlatan Oğuz, “Hapishane idaresi, aileler ve tutuklular arasında provokasyon peşinde” dedi.
Osmaniye T Tipi Kapalı Hapishanesi, Ceyhan M Tipi Kapalı Hapishanesi ve Ereğli T Tipi Kapalı Hapishanelerinde tutukluların “siyasi koğuş” olmadığı için uzun süre hücrede tutulduğunu ifade eden Oğuz, Ereğli T Tipi Kapalı Hapishanesinde Faik Budak ve 4 siyasi tutuklunun 26 aydır hücrede olduğunu kaydetti. Oğuz, şunları söyledi: “Hücrede tutulmasının sebebi ise cezaevi yönetimi tarafından, ‘ya bağımsızlara gidersin ya da hücrede tutulursun’ dayatmasıdır. Defalarca dilekçelerle aileler sevkini istemesine rağmen sevkini gerçekleştirmiyorlar. Kısacası insani olmayan ne varsa bu siyasi tutuklular üzerinde deneniyor.”
‘İŞKENCE İMRALI İLE BAŞLADI’
Hapishaneler bu denli insanlık dışı uygulamaların en birincil nedeninin İmralı’da Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan sistematik tecritle başladığını dile getiren Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İmralı’da yaşatılan tecrit ile beraber bu sistematik olan uygulamalar tüm cezaevlerinde yaşanıyor. Biz daha öncede dedik bu uygulamalar yarın öbür gün dışarıya da yansıyacak. Köleleştirme adeta yaşanıyor. Bu uygulamalara ilişkin yaklaşık 50 aile bize başvurdu. Bu tecrit İmralı’da kalkmadığı sürece bu tip sistematik işkenceler daha fazla olacak.”
Tutuklulara dayatılan işkencelerin son bulması için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunan Oğuz, şöyle konuştu: “Biz buradan tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine ve yurttaşlara çağrımız şu: İnsanlık adına, vicdan sahibi herkesi hapishanede yaşanan vahşete karşı duyarlılık çağrısı yapıyoruz. Tutuklu siyasileri sahiplenelim. Eğer sahiplenmezsek bugün cezaevindeki vahşete karşı açlık grevinde olanların cansız bedenleri bize ulaşacak.”
