Gündem

Erdoğan: Tam çok önemli karar almıştık kur saldırısı başladı

HABER MERKEZİ- Ekonomik krize karşı herkesten sabır istediklerini söyleyen Erdoğan, “Ekonomide 2013 yılında Gezi olayları ile fitili ateşlenen, 15 Temmuz’da alevlenen sıkıntıların farkındaydık. Bunlar için çok önemli kararlar almış uygulamaya başlamıştık. Tam bu sırada kur saldırısı başladı” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuştu.

Yine Haziran Direnişi’ne sataşan ve 2018’deki ekonomik krizi 2013’teki Gezi Direnişi ile fitilinin ateşlendiğini iddia eden Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“-Ekonomide 2013 yılında Gezi olayları ile fitili ateşlenen, 15 Temmuz’da alevlenen sıkıntıların farkındaydık. Bunlar için çok önemli kararlar almış uygulamaya başlamıştık. Tam bu sırada kur saldırısı başladı. Ülkemiz içindeki kimi kesimler de bu ateşe odun taşıdılar. Bu saldırı dalgasını kontrol altına almayı başardık. Her şerde bir hayır vardır. Cari açığımızı düşürmeye ve tasarrufa yönelik adımlar atmış olduk. Halen çözüm bekleyen sıkıntılarımız var. Piyasalarda nakit sıkışıklığı, istihdam gibi gelişmeler var. Hepsiyle ilgili çalışmalarımız var. Öncelikli sorunları hal yoluna koyduktan sonra sıkıntıları aşmak daha kolay olacaktır.

-Herkesten sabır istiyoruz. Tüm kesimlerin kendi kaynaklarını etkin şekilde kullanarak çarkların dönmesini sağlaması çok önemlidir.

-Fevkalade dönemler, tedbirler ve bununla alakalı fedakarlıklar gerektirir. Bundan sonra işimiz daha kolay olacaktır. Milletimizin gönlünü fethetmeden hedeflere ulaşamayız. Bu mesele seçim meselesi değildir, beka meselesidir, çocuklarımızın meselesidir, 2053, 2071 vizyonu meselesidir.

SÜREKLİ ‘BEN YAPTIM’ DİYEN ERDOĞAN: ‘BEN YOK, BİZ VARIZ’

Konuşmalarında “benim bakanım, benim valim, ben yaptım” vurgularıyla bilinen Erdoğan partisine ise “Ben yok, biz varız” ‘tavsiyesi’nde bulundu.

Erdoğan’ın sözleri şöyle:

“Partimiz hiçbir zaman “ben” diyenlerin partisi olmamıştır. Bizim kitabımızda “ben” yoktur, “biz” vardır. Biz AK Parti’nin kaderiyle ülkemizin kaderini aynı görüyoruz. Türkiye’nin başına bir hal gelirse AK Parti olsa ne olur, olmasa ne olur. Onun için ülkemize sahip çıkacağız. İstiklal Marşımızda ifade edilen mesajları idrak edeceğiz ve hayata geçireceğiz. Bizim tek andımız İstiklal Marşımızdır. Günümüz şartlarında hiçbir manası olmayan fuzuli tartışmalarla milletimizi yormak yerine işimize bakacağız. AK Parti olarak 17 yıldır bu şekilde yol yürüdük.”

‘AKLIMIZDAN GEÇİRMEDİK’

“-İdlib’de milyonlarca insanın hayatını etkileyecek felaketin önüne geçmeyi başardık. Rusya ve İran’la yürüttüğümüz görüşmelerle bölgedeki hassasiyetleri çözen gelişmeler ortaya çıktı. Cenevre çözemedi, Astana’yla bir çözüm bulduk. İdlib konusunda, Soçi zirvesiyle bu işi iyi bir yere getirdik.

‘ARTIK MÜNBİÇ İLE OYALANMAK YERİNE…’

“-ABD, Mümbiç mutabakatını bizi oyalama aleti haline dönüştürmüştür. Şu anda devriye güçlerinin Gaziantep’te bizim askerlerle ABD’li askerlerin birlikte çalışma yaptıklarını biliyorsunuz. Artık Münbiç’te oyalanmak yerine, dikkatimizi Fırat’ın doğusuna çevirmekte kararlıyız. Türkiye buradan tehdit ediliyor. Biz kimseyi tehdit etmiyoruz. DEAŞ’ın bölgede yapılan operasyonlar için bahane olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır. DEAŞ’a verilen desteği meşrulaştırma gayreti devam ediyor.”

KAŞIKÇI CİNAYETİ: FAİL BELLİ, TALİMATI VEREN KİM?

“-2 Ekim tarihinde İstanbul’da bizi dehşete düşüren vahşi bir cinayet işlendi. Ölen de öldüren de bizim vatandaşlarımız olmamakla birlikte, olayın ülkemizde gerçekleşmesi hem de vicdani sorumluluklarımız bizi bu meseleyle yakından ilgilendirmeye zorladı. Cemal Kaşıkçı, ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkamadı. Hadisenin makamlara haber verilmesinin ardından yapılan araştırma ve soruşturmalar Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğü sonucuna götürdü. Yapılan açıklamalar bizi endişelere sevk etti. Yapılan açıklamalar çok komikti. Cemal Kaşıkçı gibi bir insan dışarıda bekleyen nişanlısını almayacak. Bu mümkün mü? Bu çocukça açıklamalar devlet ciddiyeti, adamlığıyla uyuşmaz.

Bu 18 kişi Cemal Kaşıkçı’nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor. Fail bunların içinde. Bunların içinde değilse, yerli işbirlikçi kim bunu açıklayacaksınız. Bunları açıklamadığınız sürece, Suudi Arabistan bu zandan kurtulamaz. Merak edenlere elimizdeki bilgi, belgeleri veriyoruz. Bunu Suudi Arabistan’a da verdik. Bunları gördükleri zaman şaşırıyorlar. Aslında fail belli. Peki bu talimatı veren kim? Bu 15+3, bunların Türkiye’ye gelmesi talimatını veren kim? Buraya yerleşenler, bu gelenler kimlerin talimatıyla geldi? Bunu da yetkililerin açıklaması lazım. Elimizde başka bilgi, belge yok değil. Ama çok aceleci olmanın da anlamı yok. İlk etapta Kaşıkçı’yı öldürenleri Suudi yetkililer açıklayacak.

Suudi başsavcı pazar günü Türkiye’ye gelecek görüşmeler yapılacak. Yerli işbirlikçi kim? Bunu açıklayan dışişleri bakanı. Peki kim o? Daha sonra böyle bir açıklama yapmadım diyor, her yere düştü bu. Kimse “Ben yaptım” demez ki… Her şeyden öte, bu 15 kişiyi Türkiye’ye gönderen kim? 18 kişi tutuklandı. Ben kendilerine söyledim, “Siz konuşturmasını bilirsiniz”. Ne dönmüşse, bu dolaplar bunların içinde. Bu zannı ortadan kaldırmak istiyorsanız, bu kilit nokta 18 kişidir. Konuşturamıyorsanız, olay İstanbul’da vuku bulmuştur, o zaman bize teslim edin, biz yargılayalım.”

YEREL SEÇİMLER

“-31 Mart’ta yapılacak seçimler için hazırlıklarımız sürüyor. Mahalli seçimlerin kendine göre dinamikleri vardır. Mahalli seçimlerde aday tespitleri çok önemli, bunun yanında belediye meclis üyeleri çok önemli, il genel meclis üyeleri çok önemli. Her aşamada bu dinamikleri göz önünde tutmak gerekiyor.

-Cumhur İttifakına bağlılığımızı sürdürmekle birlikte, seçim ittifakını bir kenara bıraktık. MHP ile ülke için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ama mahalli seçimlerde herkes kendi yolunu izleyecek. 16 yılda ülkemize kazandırdığımız hizmetler bizim en büyük referansımızdır. Bunu anlatmakta acze düşersek yazıklar olsun bize.”

Paylaşın