Seçtiklerimiz

‘Magazinleştirilen’ özgürlük mücadelesi ve AKP’nin son ‘pejmürdelikleri’ / Sanem Deniz

Dağları gördüyseniz bilirsiniz, kimse sizi orada zorla tutamaz. Eskaza ‘gaza gelip’ gitmişseniz bile, bir süre sonra Hanya’yı da Konya’yı da görürsünüz. Ve yapamayacağınıza karar verdiğinizde, ‘kaçacağınızı’ bilirler ve yol verirler. Kimsenin haberi olmamışsa gerisin geri geldiğiniz yere dönersiniz; devletin kulağına gitmişse mecburen Güney Kürdistan’ın bir kentinde yaşamınızı sürdürürsünüz. Öcalan’ın Türkiye’ye [Devamını Oku…]

Üç konutluk sömürge! / Fehim Taştekin

Halep’te sadece tarihi çarşılar değil Şeyh Neccar gibi Orta Doğu’nun en modern organize sanayi bölgeleri yağmalanırken Recep Tayyip Erdoğan başbakan sıfatıyla Haber Türk kanalında, lafı 23 Ekim 2012’te açılışına gittiği Van Mermer Fabrikası’na getiriyordu:“Fabrikayı gezdim. Çok çok başarılı bir ürün var. Şimdi bu ürünü hem ülkemde kullanacağız hem de ihracat yapacağız. [Devamını Oku…]

Cinsiyetçi milliyetçi ittifak / Gülten Kışanak

Kadının Başucu Kitaplığı yazı dizisi kapsamında ele almayı düşündüğüm konulardan biri de milliyetçilik ve cinsiyetçilik arasındaki ilişkiydi. Bu konuda, hem teorik/kuramsal çözümlemelerin yer aldığı hem de yaşanan pratiklerin toplumsal cinsiyet perspektifiyle irdelendiği birçok kitap var. Öncelikle teorik/kuramsal çerçeve sunan bir kitabı tanıtmayı düşünmüştüm. Ama son günlerde peş peşe işlenen kadın [Devamını Oku…]

Sesimi duyan var mı / Ebru Dinçel

Bu soru ve sahibinin sesi kulaklarımda çınlar,zaman zaman … Bilirsiniz,deprem sonrası enkaz altında kalanları kurtarmaya çalışanlar,böyle seslenirler yıkıntıların altına doğru. Bir cevap alabilme ümidiyle defalarca tekrarlanır. Bazen hayatta kalabilmiş birinin sesi oradaki herkese can verir. Onlar da aşağıdakini kurturabilmek için canlarını dişlerine takıp cana can katarlar.Enkaz altında kalanın da ‘Sesimi [Devamını Oku…]

Ölümsüzlerin Yolu Yolumuzdur – Hüseyin ATAŞ

Felsefe öncesi çağlardan bugüne, yaşama güdüsünün bir biçimi olarak ortaya çıkar “yok olmaya karşı” direnmek. Canlı organizmalar, kendini var edebilmek için başka canlı organizmaları yok ederken, çoğu hayvanda olduğu gibi, sadece yaşam güdüsü zorladığı için av peşine düşmekteydi. Yada Homo Erectus belki de ilk direnişini yer çekimine yaparak 2 ayak [Devamını Oku…]