Bir seneyi daha geride bırakıyoruz diye başlamak yılsonu yazılarının klasiğidir. Fakat böyle başlayamıyoruz. 6 Şubat depreminde kaybettiklerimiz, yıkılan evlerimiz, kaybolan geçmişimiz ve içimizde hala taptaze duran öfkemiz… Hiçbirini geride bırakmıyoruz. Ne kadın cinayetlerinde ölen kadınları ne nefretle öldürülen lubunyaları ne de iş cinayetlerinde ölen işçileri geride bırakmıyoruz; savaştan kaçarken her [Devamını Oku…]
Seçtiklerimiz
Birleşik Devrim’in milisleri kimdir ? – Tufan Kızılırmak
Giriş Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH), Türkiye ve Kürdistan birleşik devriminin zaferini hedefleyen öncü devrimci ittifaktır. Emekçilerin ve ezilenlerin sömürüsüz ve zulümsüz, özgürlük, adalet ve eşitlik temelindeki yeni toplumsal yaşamının inşasını amaçlar. Bunun için, Türk egemen sınıflarının sömürgeci faşist diktatörlüğünü yıkmayı hedefler. Devrimcilerin birliği, özgürlüğe ölesiye susamış halklarımızın başlıca bir [Devamını Oku…]
İnsan insana bunu yapar mı? – Devrimci Parti Bülteni
İnsanlık tarihi boyunca felaketleri tasvir etmek için üretilen halk rivayetleri, binlerce yıldır biçim değiştirmesine rağmen aktarılarak devam etmiştir. Sınıfsız toplumların son dönemlerinden başlayarak ortaya çıkan bu rivayetler dinlere ruhunu vermiş, oradan günümüze kadar uzanan benzer bir özde bütünleşmiştir. On binlerce yıldır insan gördüğü acı, zulüm, felaket ve her türden kötülüğü [Devamını Oku…]
17 Kasım’da doğmak – Ivana Benario
Tarihi Politeknik ayaklanması askeri cuntaya karşı direniş destanı yazmakla kalmadı, aynı zamanda devrimci mücadelenin yeni bir sayfasını açarak Yunanistan halkının mücadele geleneğine yeni ufuklar ve mücadele biçimleri kazandırdı. Politeknik ayaklanmasının ardından ve onun dolaysız bir sonucu olarak, 17 Kasım Devrimci Örgütü (17N) bir devrimci yol arayışı olarak doğdu. 17N, zamanın [Devamını Oku…]
Cumhuriyet ve feminist hareket – 1 – Hülya Osmanağaoğlu
Cumhuriyet’in 1923’teki kuruluşundan sonra 1924’teki Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve yine 1924’te Hilafet’in ve Şer’iye Mahkemeleri’nin kapatılması ile birlikte toplumsal hayatın sekülerleşmesi için gerekli yasal zemin oluşturuldu. 1926’da da İsviçre’den örnek alınan Medeni Kanun’un çıkması ile kadınlar miras, boşanma ve velayet hakkına kavuşurken özel alan/aile hukukunun sekülerleşmesi tamamlandı. 1924’te adım adım [Devamını Oku…]
