Filistin direnişinin başlattığı savaş, stratejik boyutların yanı sıra, etkileri çatışma günlerinin sona ermesiyle bitmeyecek bir dizi saha ve operasyonel göstergeyi de içeriyor; zira Filistin direnişi, saldırının şekli, doğası ve zamanlaması açısından kökten farklı bir denklem başlattı. En ciddi operasyonel önemi de, Filistin direnişi tarafından aylar boyunca yürütülen stratejik şaşırtma ve [Devamını Oku…]
Seçtiklerimiz
Kahraman bir asker: Michel Nash! – Arif Mostarlı
Çok yalın bir cümle söyledi o: Yurttaşlarıma ateş açmayacağım! İşkencelere katılmayı da reddetti. Pinochet’in ordusunda bu bedeli çok ağır olan bir eylemdi; ama yaptı ve sonucuna katlandı “İşkence sürerken beni alıp boş bir yere götürüyorlar. Uzun süredir gözlerim kapalı olduğu için önce görmekte zorlanıyorum. Sonra yavaş yavaş odaklanınca, salonun ortasında [Devamını Oku…]
Ne böyle geldi ne de böyle gidecek!
Çağrımız sana! Ezberletilmiş bir yalandır “Böyle gelmiş böyle gider” sözü. İlkokulda başlanır insanın değiştirmeye olan iradesini kırmak ve dönen sömürü çarkları arasında umutsuzca yaşatmak. Çünkü değişmeyeceğini öğütlemek, yönetilen çoğunluğun köleliği kader kabul ederek yöneten azınlığa biat etmesini kolaylaştırır. Sonra dönsün çarkıfelek… Senin payına kölece çalışma, işsizlik, aşağılanma, işyerinde sakat kalma, [Devamını Oku…]
Feminist barış politikası ve kolektif haklar – Hülya Osmanağaoğlu
Süleyman Demirel’in 1992 yılında “Kürt realitesini tanıyoruz” cümlesinin ardından, 93 yılında Genelkurmay açıklamalarında “düşük yoğunluklu savaş” tanımının kullanılması, Kürt sorununun devlet katındaki yeni ifadeleriydi. Uzun yıllar boyunca bir savaş olduğunu kabul etmeyen devletin itirafını niteliyordu bu açıklamalar. İnkâr, imha ve asimilasyon çerçevesinde yürütülen savaşa karşı ilk yaygın sesler de yine [Devamını Oku…]
Seçtiklerimiz I Feminist hareket kampanyalar ve kürtaj kampanyası – Hülya Osmanağaoğlu
Hapishanelerdeki devlet politikası siyasi tutsakları teslim almak, mücadeleden yıldırmak üzerine kurulu oldu hep. Bugün de infaz yakmalar, hasta tutsakların işkenceye dönüşen hapis koşulları ve her gün ağırlaşan tecrit uygulamaları ile toplumsal mücadelenin önemli bir ayağı olarak hapishanelerle dayanışmayı esas almayı, gerekli kılıyor. Feminist hareketin 2000 yılındaki F tipi direnişlerinin yanı [Devamını Oku…]
