Beslenme hakkı, bireylerin; insanlık onuruna yakışacak bir biçimde yeterli, güvenli, kaliteli ve sağlıklı gıdaya ucuz ve kolay bir şekilde ulaşabilmesini tarif eden en temel insan haklarından birisidir. Yıllardan beri süregelen ve son yıllarda gerek ülkenin yaşadığı ekonomik kriz ortamı gerekse de pandemi şartları nedeniyle özellikle emekçi kitleler yoksulluk ve açlık [Devamını Oku…]
Umut Yazıları
Feminist mücadelede “norm belası” – Sera Yelözer
Maalesef bir yazı daha “bir süredir sosyal medya üzerinden yürüyen TERF, feminizm, transfeminizm ve transaktivizm tartışmalarına dair” diye bir girişle başlıyor. Türkiye’de feminist harekete, sınıfsal ve kimliksel kesişimsellikleri kendi içerisinden kavramsallaştırarak teorize edebilmesi için müthiş bir fırsat sunan, bunun üzerinden sokağa, hayata değen, düşük düzey bir aktivizmi boyutlandırarak aştırabilecek, hatta [Devamını Oku…]
Yağmacılık ve Öncülük – Ali Saydam
Floyd’un katledilmesi birikmiş hoşnutsuzluğu tetikledi. Ezilenlerin öfkesi kızgın bir sel gibi önüne kattı her şeyi. Gösteri ve tüketim toplumunun sembollerini yaktı, yıktı. Filmlerindeki zekâ ve karizmasından bir hayli uzak olan “güncel” Batman, göğe yansıtılmış imdat çağrısını bir süre göremedi, çünkü sığınağında ecel terleri dökmekle meşguldü… ABD’nin egemenleri kritik momentlerde aciz [Devamını Oku…]
Masumiyet-Mağduriyet-Meşruiyet diyalektiği – Ali Saydam
Çelişkiler kesinleşmekte, suni denge kırılganlaşmaktadır. Düzen siyasetinin muhalefetteki kesimi, bir yandan kitlelerdeki hoşnutsuzluğu derleyip toparlayarak kendi iktidar yürüyüşüne eklemlemeye çalışıyor, diğer yandan ise hoşnutsuzluğun yarattığı sıkışma halinin, düzen-dışı infilaklara dönüşmemesi için elinden geleni yapıyor. İdeolojik bir operasyon hali mevcut… Mücadelenin kendisi, mağduriyet-masumiyet-meşruluk triosundan müteşekkil ideolojik bariyerler arasında ehlileştirilmek, eritilmek isteniyor. [Devamını Oku…]
Koronavirüs miladı – Cemal Bozkurt
Salgın dünya gündeminin tepesine çöktü çökeli eski bir lakırdıyı yeniden duyar olduk; ‘ artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!..’ mış.Kabul. Melodik ve şiirsel bir tanısı var lafın; ayrıca bir distopya filminin afişinde motto olabilecek denli de iddialı duruyor.Fakat iddialı fiyakasına rağmen muğlak ve açıklayıcılıktan hayli yoksun bu laf. Nedir yani [Devamını Oku…]
