Geçtiğimiz günlerde Trump’ın, Çin’in “neden” olduğu salgının, her biri büyük savaşların kapısını oluşturan Pearl Harbour ve 9/11 saldırılarından daha beter olduğuna dair ifadeleri, örneğin Doğu Guta ya da Süleymani cinayeti sürecindekilerden daha az endişe yarattı. Hele ki İran bandralı yakıt tankerlerinin Venezüela‘ya doğru seyri Trump’ın tweetlerine ve Zakharova’nın gemilere indirme [Devamını Oku…]
Umut Yazıları
AKP’li darbe söylentileri ve darbe gerçeği – XWE Metin Ayçiçek
Korona salgını sonrasına yönelik Nostradamus örneği kehanetler peş peşe dizilmişti geçtiğimiz günlerde. “Hiçbir şey Korona öncesi gibi olmayacaktır” müjdesi, belki de, günümüze kadar gerçekleştiremediğimiz devrimlerin ön koşullarını hazırlayacak bir virüsün varlığına teşekkür borcu da yükleyecekti boynumuza. Hatırlatmaya çalıştım: Biz örgütlü değilsek, toplumsal değişimi etkileme alanı dışındayız demektir. Korona sonrası bir [Devamını Oku…]
Feminist hareketin bağımsızlığı ve sevişmenin siyaseti – Hülya Osmanağaoğlu
Yakından bakmak ile uzaktan bakmak arasında belirgin bir gerilim var. Kişinin katılımcı olarak dahiliyeti belli bir perspektiften bakıldığında, aslında ihtiyaç. Ancak tarihçi olarak eğitildiğinde, başkalarının bakış açısını kavramak için öznelliğini terbiye etmeli, dizginlemeli ve sınırlandırmalısın. Bu iki bakış açısı otomatik olarak örtüşmez. Tarih zanaatı politik polemikçiyle boğuşmak zorunda. Politik mücadelenin [Devamını Oku…]
Kapı önüne kadar gelen faşizm; polis terörü – İsmail Güldere
Yargı tutanaklarında adli vaka, gazetelerin üçüncü sayfalarında sokağa çıkma “kısıtlamasına” polis müdahalesi olarak yerini alacak; İstanbul’un Kadıköy-Zeytinburnu-Eyüp, Tekirdağ’ın Çorlu ve Şırnak’ın Cizre ilçelerinde yaşanan polisin gözaltına alma olayı, toplumun tanıklığında polis terörü olarak 25 Mayıs 2020 günü hafızalara kazındı. Hafızalara polis copunun ve silah kabzasının, yetmediği yerde polis kurşununun “sendelemesi” [Devamını Oku…]
Tarımda neoliberal zorbalık – Eşber Kaya
Cici kapitalizm tarafından insanlara ekonomik bir kalkınma ideolojisi olarak yutturulmaya çalışılan neoliberalizm, özel mülkiyet kavramını yücelten, serbest piyasa ekonomisini (ülkemizde olduğu gibi gerekirse devlet eli ile) hayata geçirmeyi hedefleyen bunu yaparken de kamunun özellikle üretim ve ticaret alanlarındaki denetim ve düzenleme faaliyetlerinden çekilmesini öngören bir ucube. Bu ekonomik modelde üretimin [Devamını Oku…]
