Hesaplama hileleriyle büyüme, işsizlik ve enflasyon rakamlarının düşük gösterildiği tartışmaları sürerken anketler, Türkiye’de ekonominin kötü gidişatını gözler önüne serdi. Açıklanan her yeni araştırma ve anket sonucu ekonominin alarm verdiğini gösteriyor. Sonuçlar arasında ekonomik hoşnutsuzluğun AKP’ye oy kaybettirebileceği de var. İstanbul Ekonomi Araştırma Merkezi’nin (İEAM) Kasım anketine göre en temel sorun ise işsizlik ve ekonomi.
EKONOMİDEKİ KÖTÜ GİDİŞAT GİZLENEMİYOR
İEAM’nin anketinde ekonomi ve işsizlikten şikâyet edenlerin oranı yüzde 41’le toplamda siyasetten şikâyet edenleri aştı. Sonuçları Artı-Gerçek için değerlendiren ekonomistler ekonomi sinyal veriyorsa baskıların etkisini yitirmiş olabileceğine dikkat çekiyor. Bir iktisatçı olarak araştırma sonuçlarının şaşırtıcı olmadığını belirten Özlem Albayrak, “işsizlik çok yüksek, sadece hükümet yardımları ile geçinen büyük bir kesim var. Yardımlar sabit kalıyor ancak enflasyon artmaya devam ediyor. Gıda ithalatı ile bu sorunu çözemezsiniz. Yardımlar ile medyayı kontrol ederek, savaş ve tehdit algısı oluşturarak ekonomideki kötü gidişat ört bas edilmeye çalışılıyor.”
‘EKONOMİ HÜKÜMETİ SIKIŞTIRIYOR’
Albayrak’a göre ekonomik gidişattan memnun olmayanların sayısındaki artış hükümetin medyayı kullanarak yaptığı baskının etkisini kaybettiği anlamına geliyor. Bu durumun hükümeti rahatsız ettiğini iddia eden Albayrak, hükümetin iktisadi anlamda sıkışmış durumda olduğunu söyledi. Resmi rakamların artık güvenilmez hala geldiğine belirten Albayrak, yerel yönetimler ile alt gelir gruplarını sürekli yardıma muhtaç hale getirerek yapısal ekonomik sorunların çözülemeyeceğini aksine bunun ekonomik krizi tetikleyeceği uyarısında bulundu.

GERÇEKLER KALKTAN GİZLENİYOR
İEAM’ın açıkladığı verilerden çıkan bir diğer çarpıcı sonuç ise ekonomideki kötü gidişattan memnun olmayanların sayısının ilk kez yüzde 41’e çıktığını gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde Hürriyet’te AKP kulislerine dayandırılarak yapılan haberde ise AKP anketlerinde de ekonomiden şikâyetçi olanların sayısının arttığı belirtilmiş, bu durumun AKP’ye oy kaybettirebileceği iddia edilmişti. Ekonomik krizlerin politik değişimlere ancak demokratik ve doğru habere erişimin mümkün olduğu toplumlarda yol açabileceğine dikkat çeken Albayrak, “Türkiye’de ekonomik sorunların politik değişim yapması için ilk olarak halkın gerçeklerden haberdar olması ve doğru kaynaklardan beslenmesi gerek.”
‘KRİZİ LEHLERİNE ÇEVİREBİLİRLER’
Ekonomik sorunların AKP’ye oy kaybedebileceği iddialarına dikkatli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Albayrak, “Hükümet sürekli algı ve korku ortamı yaratarak bu ekonomik hoşnutsuzluğu kendi lehine de çevirebilir” dedi. İEAM’nin Kasım ayı anketine göre kararsızlar dağıtılmadan AKP’nin oyları yüzde 39’a geriledi. Hürriyet’in haberinde benzer sonuçların AKP anketlerinden de çıktığı belirtilmişti. Albayrak’ın çekincelerini İktisatçı yazar Mustafa Sönmez de paylaşıyor.
HOŞNUTSUZLUK SANDIĞA YANSIR MI?
Körü körüne sadakat ve bağlılık ilişkisi olmayan pek çok insanın AKP’nin ülkeyi yönetmekte zorlandığını, ekonomide büyük açıklar verdiğini görebileceğini belirten Sönmez, “Bütün mesele, bu hoşnutsuzluk sandığa yansıtılır, seçmen davranışını değiştirir mi? AKP’nin oylarını aşağı çeker mi? Konu seçim konjonktürü olunca, AKP, bütün kamu kaynaklarını seferber ederek, avanta musluklarını açarak seçmeni yanına çekmeye çabalıyor” dedi.
Bunun yanında korku salarak, ‘biz gidersek toplumda kaos olur’ algısı yapıldığına dikkat çeken Sönmez, bilinçsiz kitleyi konsolide etmeyi sürdürüyor. Ama seçmen, oy verme anında, bu durumun iktidarla ilişkisini kurmayı bazen bilmiyor, istemiyor, unutuyor. Önemli bir kesim de AKP ye alternatif bir yönetime henüz güven duymadığı için, evdeki bulgurdan da olma riskini düşünerek, yeniden AKP’ye yönelebiliyor.” diye konuştu.
SONUÇLAR ŞAŞIRTICI DEĞİL
Kamuoyu araştırmalarından halkın en önemli sorunun ekonomi olarak çıkmasının şaşırtıcı olmadığını belirten Sönmez, “Çift haneli enflasyon yaşanıyor, resmi işsizlik çift haneli, 3,5 milyon resmi, 6 milyona yakın gerçek işsiz var. Üniversite eğitimi alıp da işsiz olanlar, toplam resmi işsizlerin üçte biri. Gençler arasında işsizlik yüzde 20’nin üstünde. 1,5 milyon insanı stajyer, kursiyer diye işe alınıp 5-6 ay oyalanıp işte gösterip böyle işsizliği kamufle ediyorlar. Bütün bunlar haliyle insanların önemli bir iş-aş sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
SORUN ÇÖZÜLMÜYOR AKSİNE RİSK YARATILIYOR
2018’de Türkiye’yi bekleyen sorunları değerlendiren Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Türkiye’nin önünde 210 milyar dolardan fazla bir dış finansman kaynağı bulma meselesi var. Bu mesele 2018 yılı için en önemli sorun olarak ortaya çıkıyor. Bu sorunları mümkün mertebe kolay çözebilmek için yeni sorunlar ve dolayısıyla riskler yaratmamak gerekiyor. Ama ne yazık ki Türkiye, bu konuda gereken önlemleri almaya çaba göstermiyor, hatta tam tersine risk yaratmaya devam ediyor.” İktisatçı yazar Sönmez de, TÜİK’ın yaptırdığı tüketici eğilimi anketlerine dayanarak 2018’e iyimser girilmeyeceğini beklentilerin olumsuz olduğunu söyledi.
EKONOMİK KRİZ UYARILARI ARTTIYOR
Ekonomik anlamda Türkiye’yi zor bir yılın beklediğini belirten bir diğer uzman ise dünyanın en önemli ekonomistleri arasında gösterilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) İktisat Profesörü Dr. Daron Acemoğlu, en son açıklamasında büyümenin sağlıklı olmadığına dikkat çekerek, “Ekonominin yavaşlama riski çok yüksek. Bu riskleri görmemiz gerek. Ya 2018’de ya da 2019’da daha öncede belirttiğim gibi bir kriz çıkabilir.” Değerlendirmesinde bulunmuştu. İEAM’nin Kasım anketinde ekonomik kriz bekleyenlerin oranı yüzde 20 olarak açıklandı.
Kaynak: Artı Gerçek
