49 yaşındaki Arif Kızılyalın, kalbindekki stentle ara vermeden 24 saat çalıştığı iş yerinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Tazminat davası için hazırlanan bilirkişi raporunda patron beyanı da dikkate alınırken, ‘Kızılyalın’ın ölümü için ‘kötü tesadüf’ denildi.
Kalbinde stentle ara vermeden 24 saat çalıştığı iş yerinde hayatını kaybeden işçinin tazminat davasında bilirkişi heyeti ölümün ‘kötü tesadüf’ sonucu meydana geldiği şeklinde bir rapor hazırladı.
Mahkeme, raporu dikkate alarak manevi tazminat talebi ile açılan davayı reddetti. Davacı Vekili Avukat Rojda Yıldırım, işe alırken uygun bir sağlık raporu ile gece çalışabilir sağlık raporu aldırmayan ve işçinin periyodik muayenesini yaptırmayan işverenin işçiyi 24 saat çalıştırdığını belirterek bu gerekçelerle kalp krizinde işverenin ağır sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. İşçinin lehine olan tüm bu düzenlemelerin yok sayıldığını dile getiren Yıldırım, bu yaklaşımın işçilerin ölümünü kader olarak gören bir yaklaşım olduğuna dikkat çekip kararı temyiz edeceklerini söyledi.
Raporu düzenleyen heyetin 1 tane iş yeri hekimi ve 2 tane iş güvenliği uzmanından oluştuğunu ifade eden Avukat Rojda
Yıldırım, olayın kalp krizinden kaynaklanan iş kazası olmasından hareketle heyette uzman kardiyolog olmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Raporda çalışma koşullarının kalp krizine etkisi olup olmadığının yer almadığını ifade eden Yıldırım, heyette uzman kardiyolog hekimin de olması gerektiğinin Yargıtay içtihatlarında açık olarak vurgulandığını hatırlattı. Açıkalın’ın, 49 yaşında olmasına rağmen 24 saat çalışma ve 24 saat dinlenme usulünde çalıştırıldığını söyleyen Yıldırım, “Uzun saatler ayakta ve düzensiz uyku oluşturacak şekilde mesainin kalp krizi riskini artırabileceği ve sebebi olabileceği açıktır.” dedi.
Tazminat davasında ise işverenin şahit olarak dinlettiği iki çalışan 3 vardiya şeklinde çalıştıklarını iddia etti. Bilirkişi heyeti, işverenin tüm önlemleri eksiksiz aldığı ve işçinin de bir kusuru olmadığı durumlarda yaşanan ölümler için kullanılan ‘Kaçınılmazlık, kötü tesadüf sonucu ölüm’ şeklinde kusur raporu hazırladı. Raporda, aile hekiminden alınan sağlık raporunu yeterli görürken kazanın iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymamasından kaynaklanmadığı, aşırı iş temposu, mobbing, işyerinden kaynaklı stres gibi olumsuz durumlara maruz kaldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya bulgunun tespit edilemediği ve işçinin de bir kusuru bulunmadığı belirtilerek ölümün ‘kötü tesadüf’ sonucu gerçekleştiği söylendi.
