Toplu İş Sözleşmesi’nde talepleri karşılanmayan Adana Seyhan Belediyesi işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesini isteyen mücadelesi sürüyor.
TİS sürecinde talepleri karşılanmayan ve ardından aldığı grev kararını baskılar nedeniyle henüz uygulayamayan Seyhan Belediyesi işçileri, taleplerini bir kez daha dile getirdi ve “Biz fazla para istemiyoruz, hakkımız olanı istiyoruz” dedi.
İleri’den Ahmet Poyraz İnanç’ın haberine göre, Adana’da CHP yönetimindeki Seyhan Belediyesi ile belediye işçilerini temsilen DİSK Genel İş Sendikası arasında yütürülen toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinde olumlu bir sonuç alınamadı ve belediyenin sosyal haklar dahil 5 bin 500 liralık “sefalet ücreti” önerisini kabul etmeyen işçiler 21 Şubat tarihinde yapılan oylama ile grev kararı aldı.
Bir önceki TİS sürecinde yaşanan kayıpların da telafi edilmesini isteyen işçiler net 6 bin lira maaş ve yol, yemek, ikramiye gibi sosyal haklarını da talep ederken, aradan geçen 3 haftalık süreçte ise grev kararını uygulayamadı. İşçilerin talebine olumsuz yanıt veren belediye yönetimi ise bu süreçte grev kırıcılığı yaparak direnen işçileri sürgün etti.
Sendika ile belediye omuz omuza
Hakları için mücadeleye devam eden Seyhan Belediyesi işçileri süreç boyunca yaşanan gelişmeleri İleri Haber’e anlattı. Gelinen noktada sendika yönetiminin de belediye ile hareket savunan işçiler, taleplerini ve kendilerine gelen öneriyi şu sözlerle anlattı:
“Bize teklif edilen para sosyal haklar dahil 5 bin 500 lira, bizim istediğimiz 6000 lira, sosyal haklar ve diğer haklarımız. Fakat bu süreçte sendikanın belediye ile flört halinde olmasından dolayı, defalarca “Teklif revizeye gitsin” dememize rağmen aynı teklif ısıtılarak sürekli önümüze getirildi. 5 bin 300 civarı gibi bir sefalet ücretine sıkıştırılmaya çalışıldı. Tabii asgari ücret 4 bin 250 lira gibi yükseleceği ön görülmediği için 5 bin 200 lira 5 bin 300 lira arasında kaldı taslak ve yükselmedi. Şu an bize verilmek istenen para taşeronun alacağı paradan da daha az, bu paradan sosyal haklar çıkarılınca 3 bin 900 lira kalıyor.”
“Süreç istediğimiz gibi ilerlemiyor”
Greve çıkmak istediklerini dile getirdikleri süreçte hem sendika il başkanı tarafından hem belediye tarafından baskıya uğradıklarını söyleyen işçiler, mobbing ve tehditlere maruz kaldıklarını belirterek işçilerin sürgün edildiğini hatırlattı.
Disk Genel İş Sendikası Şube Başkanı Yaşar Gündoğdu’nun şikayetleri dikkate almadığını belirten işçiler, grev kararı aldıkları süreci ise şöyle anlattı:
“İşçi arkadaşlar ile görüştük, çoğunluk olarak grev kararı aldık. Grev kararı alınca sendika temsilcimiz ne istediğimizi sordu, biz de taleplerimizi söyledik. Sonrasında kendisine durumu sorduğumuz zaman hep “Grev süreci devam ediyor” diyerek geçiştirdi. Bizler basın açıklaması istedik kendisinden, kulak arkası yaptı ve bundan dolayı süreç istediğimiz gibi ilerlemiyor şu anda. Seyhan Belediye işçileri şu anda farklı birimlere sürgün ediliyor, ağır mobbinglere maruz kalıyoruz. Bunu da şube başkanımıza ilettiğimiz zaman kulak arkası yapıyor, bu kesinlikle art niyetli bir davranıştır.
Mobbing uygulamaları için kendisi ile görüştüğümüz zaman “Mobbing uygulanan kimse kendi gelsin” diyor fakat işçiler fişlenme korkusu ile beyan edemiyorlar. Biz işçi temsilcileriyiz, bize güvenerek belirtiyorlar fakat Yaşar Gündoğdu bizi dinlemiyor. Sendika temsilcileri, iş yeri çavuşları ve amirleri tarafından “Yapmayın, işinizden olursunuz” diyerek tehditler alıyoruz. Bunlar yetmezmiş gibi zorla emekli yapılmak istenen arkadaşlarımız var ki bunlar da bizim gibi işçi temsilcisi olan arkadaşımız; malulen emekli yapılmak isteniyorlar.”
Sendika başkanı grev kırıcılığı yapıyor
Grev kırıcılığa maruz kaldıklarını ve duruma ses çıkarmayan sendikanın da grev kırıcılar ile iş birliği içerisinde olduğunu iddia eden işçi temsilcileri, durumu “abi-kardeş ilişkisi” olarak yorumlayarak şu ifadeleri kullandı:
“Burada sürekli bir grev kırıcılığı ile karşı karşıya kaldık ve burada kırıcılık yapanlar aynı zamanda sendika temsilcileri. Biz burada sadece işveren ile değil sendika, sendikanın yanındaki yandaşlar ve yalakalar ile de mücadele içindeyiz. Biz greve gidiyoruz, sendika başkanı STK’lara “Grev yok, anlaşma sürecindeyiz” diyerek kendisi de grev kırıcılığı yapıyor.”
Sendika başkanı Hüseyin Yaşar Gündoğdu’nun CHP kurultay üyesi olduğunu söyleyen işçiler, şöyle devam etti:
“Grev kırıcılığına soyunan sendika temsilcileri, işçiyi belediye ile düşman ediyor ve tehdit ediyor. İşçilere, “Girmeyin bu işlere ekmeğinize bakın, maaşınızı alamazsınız, işinizden olursunuz, garibansınız, size yazık olur” şeklinde göz dağı veriliyor. Şu an biz bir grev sürecindeyiz ve eğer buradan hakkımızı almadan dönersek, önceki grev sürecinde kaybettiğimiz haklarımızdan daha fazlasını da kaybedebiliriz. Sosyal haklarımızı kaybettik, asgari ücret farkımızı kaybettik, gıda yardımımızı kaybettik ve işçi bunun bilincinde. Eğer buradan dönülürse işçi bazı güvenlik haklarını veya disiplin haklarını kaybedeceğini düşünüyor. İşveren lehine disiplinde esneklik istiyorlar yani işveren işçiyi daha kolay kovalabilecek.”
CHP üyesinin oğlu da grev kırıcısı
İşçiler, Seyhan Belediyesi’nin CHP’li meclis üyelerinden Bayram Bilgin’in oğlu Ahmet Bilgin’in de belediyede çalıştığını ve grev kırıcılığı yaptığını öne sürerek “Bir de Ahmet Bilgin var, baş kontrol ve sendika disiplin üyesi kendisi. İşçilere mesaja göndererek hem tehdit etti hem yalan bilgi verdi” dedi.
Bilgin tarafından kendilerine atılan mesajda “”Sendika Temsilciler kurulunda daha önce 15/9 olarak alınan grev kararı bugün itibari ile 16/10 olarak tersine döndü. Temizlik işleri olarak aslında çoğunluğun grev istemediği açık olarak ortadadır. Yalnız temsilcileri sizleri yeterince bilgilendirmediği anlaşılmıştır. Arkadaşlar bu işin şakası yok. İşveren burada bazı bedeller ödetir. Ben şahsım adına grev istemiyorum. Burada bazı kimsesi olmayan gariban arkadaşlara bir şey olmaması için bu işi netleştirmek için Pazar günü sabah her birime sandık kuracağım. Ekmeğimiz için herkes şapkasını önüne koysun hür iradesi ile oy kullansın. Ben istiyorum ki kimse ekmeğinden olmasın” ifadelerinin yer aldığını aktaran işçiler, “Bir kere bu yasal değil yani böyle sandık kuramaz amaç işçiyi fişlemek tehdit etmek” sözleri ile tepki gösterdi.
“Haklarımızı istiyoruz”
İş güvenliklerinin de ihlal edildiğini belirten ancak sendikanın bu konuda da sorumluluktan kaçtığını belirten işçiler, “Şimdi bu grev bir yana bir de bizim can güvenliği sorunumuz var. Biz her sabah bir kamyon arkasında ilçenin bir ucundan öbür ucuna taşınıyoruz, herhangi bir güvenlik önlemi de yok, bunun dışında kışlıklar ve yağmurluklar da yetersiz. Sendika bunların da bilincinde ama bunlara da ses çıkarmıyor. Hakkımızı asla aramayan, hakkımızı alamayan sendika çok iyi para alıyor, diğer illerde misal İstanbul’dan bir günlük yevmiyenin üçte birini alan sendika, burada bizden bir tam yevmiye alıyor yani 167 lira ve asla hakkımızı aramıyor” ifadelerini kullanırken, sözlerini, “Sendika temsilcileri bize sürekli “Ne istiyorsunuz?’” diyorlar. Hakkımızı istiyoruz kardeşim, bize hakkımızı versinler. Biz fazla para istemiyoruz, hakkımız olanı istiyoruz” ifadeleriyle noktaladı.
(Gazete Yolculuk)
