10 Ekim Ankara Katliamı davasının karar duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tek bir kamu görevlisinin bile yargılanmadığı dava sürecinin sonunda mahkeme Türkiye hukuk tarihinde ilk kez insanlığa karşı suçtan hakkında iddianame hazırlanan sanık Erman Ekici için bu suçtan beraat kararı açıkladı. Savcı da iddianamede yer almasına rağmen mütalaasında insanlığa karşı suçtan cezalandırma istememişti.
Tutuklu sanıklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilen duruşmada firari sanıkların dosyasının ayrılarak yargılamanın sürdürülmesine karar verildi.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Sevda Karaca, DEM Parti Milletvekilleri Mithat Sancar, Heval Bozdağ ve Sevilay Çelenk, CHP Milletvekili Orhan Sarıbal; Halkevleri, KESK, İHD ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri katıldı. Duruşmaya ana davadaki tutuklu sanıklar SEGBİS ile bağlandı. Müşteki avukatları bir önceki celsede olduğu gibi müvekkillerinin yanında yerini aldı.
Sanık Erman Ekici’nin avukatı Heyyam Fidan mazeret dilekçesi göndererek duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti Fidan’ın mazeretinin reddine karar vererek Ankara Barosu’ndan zorunlu müdafi atanmasını istedi. Fidan geçtiğimiz hafta görülen ve karar açıklanması beklenen duruşmaya da mazeret raporu göndererek katılmamıştı.
Duruşmada katılanların beyanları alındı. Mehmet Murat Akçalı, “Orada daha önce sendikanın katıldığı eylemlere katıldım. Her seferinde otobüsün yolu kesilir. Normali budur. O gün bizi kimse durdurmadı. Vücudumda 20 şarapnel parçası var. Polis üzerimize gaz sıktı. Biz orada can çekişirken yaşandı bu” dedi.
Cemal Aktaş “Biz buraya adaletin tecelli etmesini görmeye geldik. Yapana değil yaptıran bak derler. Avukatların sunduğu belgeler yeterince değerlendirilmedi. Bu dava biz bitti demeden bitmeyecek” ifadelerini kullandı.
Ayla Eyüboğlu “Dönemin İçişleri Bakanı, Ankara Valisi, Ankara Emniyet Müdürü… Bunların hepsinin yargılanması gerekiyor. Bir tane polisin olmadığı bir mitingde gaz atmak için yüzlerce polis ortaya çıktı. Bu iş birliğinin göstergesidir” dedi.
Beyanını Kürtçe veren Gülistan Özgan ise “Yaralılara yardım etmek yerine gaz atıldı. Bizi katledenler neden engellenmedi. Katliam sonrası neden güldüler, Davutoğlu neden ‘Oylarımız arttı’ dedi, bu mahkemeler neden bizi göz ardı ediyor?” diye sordu.
İzzettin Çevik ise “Beklentimiz asıl sorumluları buraya getirmekti. Kızımı, kardeşimi öldüren zihniyet şu an devam ediyor. Benim eşim daha tedavi oluyor. Suruç’ta hemşerilerimi, burada ailemi öldürdü IŞİD’li iki kardeş” dedi.
Mütalaaya ilişkin söz alan firari sanıkların avukatları dosyanın tefrik edilmesini istedi. Ardından tutuklu sanıklar son savunmalarını yaptı. Savunmalarında IŞİD propagandası yapan sanıklar, katledilenlerin yakınları ile avukatları suçladı; beraat istedi. Sanık Hacı Ali Durmaz savunmasında ailelere hakaret etti. Salondakilerin tepkisi üzerine Durmaz savunmasını sonlandırdı.
Beyanların ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti daha sonra kararını açıkladı. Sanıklar Yakup Şahin, Hakan Şahin, Resul Demir, İbrahim Halil Alçay, Hacı Ali Durmaz, Erman Ekici, Talha Güneş, Hüseyin Tunç, Metin Akaltın’a insan öldürmekten 101’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; insan öldürmeye teşebbüs suçundan 379’ar kez 18 yıl hapis cezası verildi. İnsanlığa karşı suç işlemekle suçlanan Erman Ekici’ye ise bu suçtan beraat verildi. Mahkeme heyeti firari sanıklar yönünden dosyanın ayrılmasına karar verdi. Firari sanıkların yargılanmaya devam edeceği bir sonraki duruşmanın tarihi ise belirlenmedi.
Bir önceki duruşmada yakınlarını kaybedenler ve yaralılar dinlenmişti. Sanıklardan Erman Ekinci’nin avukatının 3 gün sağlık rapor aldığı için savunmasının alınamayacağını kaydeden mahkeme başkanı, diğer sanık avukatlarının da öğleden sonraki duruşmaya katılmamaları nedeniyle savunmalarını alamadığı için duruşmayı ertelemişti.
Davayı izleyen Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca adliye önünde değerlendirmede bulundu. Karaca şunları söyledi: “Bu insanlık suçunun işlenmesine yol verenler, bu katliamdan oy devşirenler, sınırı kevgire çevirip askerleri IŞİD liderlerinin emrine verenler, canlı bomba listesi elinde olmasına rağmen kılını kıpırdatmayanlar, bomba istihbaratını saklayanlar, mitingin yapıldığı alanda önlem almayanlar, katliamın delillerini saklayanları terfi ettirenler yargılanmadıkça gerçek adalet de gelmeyecek!”
Kaynak: Evrensel
