Faşist Devlet Bahçeli, bugün yaptığı açıklamada Abdullah Öcalan için “Şayet tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, ‘Umut Hakkı’nın kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın” demişti.
Barış çağrısı yapan Hatimoğulları, “Dünya savaşının zikredildiği bir dönemde, savaşın yoğunlaştığı Ortadoğu’da demir kubbeler çözümün yolu olmadı. Gelin Ortadoğu’dan Türkiye’ye kadar gökkubbeyi demirden çelikten arındıralım, gelin gökkubbeyi barışla dolduralım” diye konuştu.
Bahçeli’nin sözlerine yanıt veren Hatimoğulları, “Bölgede barış diyebilmek için Kürt sorunun çözülmesi bizlerin elindedir. Kürt sorununun çözüm yolu, yöntemleri ve muhatapları bellidir. Ortadoğu’da ve Türkiye’de barışın muhatabı İmralı’da ağır tecrit altında bulunan Sayın Abdullah Öcalan’dır. Kürt sorunun çözüm yeri Meclistir. Parlamentoda ve siyasette mutattap DEM Partidir. Demokratik zeminde siyasi partiler, demokrasi güçlerinin tamamıdır. Toplumun bizatihi kendisidir. Barış bilinci toplumun bütün hücrelerine yayılmalı ki gerçek barış olsun. Bir başlangıç olacaksa tecrit derhal kaldırılmalıdır. Kürt sorunun çözümünde pusula demokratik müzakeredir, onurlu barıştır. Çözümü kimseden dilenmiyoruz. Onurlu bir barış için de inisiyatif almaya hazırız” dedi.
Hükümetin ekonomi ve silahlanma politikalarını eleştiren Hatimoğulları, “Çelik Kubbe” projesi bahanesiyle yeni vergi getirme çabasına tepki gösterdi. “100 bin TL üstü kredi kartı limiti olanlardan 750 TL vergi alacaklarını açıkladılar. İktidar, gelirimizden vergi alıyor, yetmiyor; şimdi de borçtan vergi almaya çalışıyorlar” dedi.
Hükümetin güvenlik politikalarını sorgulayan Hatimoğulları, “Güvenlik adıyla toplumun işini, aşını çalıyorlar ve bir avuç zenginin kasasına dolduruyorlar. Kamunun bütün varlıklarını satanların derdi milli güvenlik değil, dertleri sarayın ve yandaşlarının güvenliği” ifadelerini kullandı.
S-400 savunma sistemlerinin alımını da gündeme getiren Hatimoğulları, “S-400’leri alırken ‘Havadan saldırıya uğrayabiliriz’ dediler. Ne oldu? Bu sistemleri neden aldınız? Bu kadar parayı neden çürümek üzere depolara gönderdiniz” şeklinde konuştu.
Hatimoğulları, “Bu iktidar ‘milli güvenlik’ deyince herkes ceplerini kontrol etsin. ‘Milli güvenlik deriz, halkı kandırırız’ dönemi bitti” dedi. “Kaç Çelik Kubbe bu ülkedeki yoksulluğa çözüm olacak? Kaç mermi bir emeklinin karnını doyurabilir?” diye sordu.
Hatimoğulları, “Türkiye halkları hep birlikte itiraz ederek, ‘milli savunma’ yalanına dur dedi. Biraz daha yoksullaşmaya hep birlikte ‘hayır’ dedik. Gelin bakalım, yapmak istedikleri Çelik Kubbe’nin altında toplum nasıl açlık, sefalet ve şiddet içinde yaşıyor” ifadelerini kullandı
Hatimoğulları, ‘Yenidoğan çetesi’ tartışmalarına dair Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na da istifa çağrısı yaptı. Hatimoğulları, “Utanmazlığa bakar mısınız? Kapatılan hastanelerden birine ‘Bebek dostu’ ünvanı vermişler. Onlar da bu arada bununla meşgulmüş. Sağlık sistemini özelleştirdiler, kokuşturdular, sonra da kalmış pişkin pişkin olanı savunuyorlar. Ya senin zerre kadar vicdanın yok mu? Zerre kadar onur haysiyet yok mu? Buradan bir kez daha Sağlık Bakanı’na sesleniyorum; derhal istifa et. Bir gün bile o koltukta kalamazsın, derhal istifa et!” dedi.
İktidarın meclise getirdiği bütçeyi de eleştiren Hatimoğulları, “Bu bütçe, bir sefalet, felaket ve şiddet bütçesidir” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, “Meclisteki görüşmelerde en güçlü muhalefeti yapacağız. Sadece Mecliste değil, ‘Ekmek ve Adalet İçin Bütçe’ sloganıyla sokaklarda, fabrikalarda, tarlalarda demokratik, adil, eşitlikçi bir bütçe için sonuna kadar mücadele edeceğiz” açıklamasında bulundu.
Kaynak: Evrensel
