Fransa’nın en büyük sendikal konfederasyonları Genel İş Konfederasyonu (CGT), Fransa Demokratik İşçi Konfederasyonu (CFDT), FO, CFE-CGC, CFTC, Unsa, FSU ve Solidaires, hükümetin yaz aylarında açıkladığı 44 milyar avroluk kemer sıkma bütçesine karşı bugün genel greve çıktı.
François Bayrou hükümetinin düşmesi halkın öfkesini dindirmedi. Çünkü kesinti planı hâlâ yürürlükte ve politikaların baş sorumlusu Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hâlâ görevde. Sendikalar, “Hükümet değişse de saldırılar değişmedi” diyerek 18 Eylül’ü bir kavşak olarak görüyor.
Fransız işçi hareketinin iki büyük gücü de bu kez aynı safta. CGT, tarihsel olarak sınıf mücadelesini ve işçi eylemlerini öne çıkaran, daha militan bir sendikal çizgiye sahip. Genel Sekreter Sophie Binet, yeni başbakan Sébastien Lecornu ile görüşmesinin ardından ona 20 üzerinden 1 not vererek, “emekçilerin taleplerinin yok sayıldığını” vurguladı.
CFDT ise daha uzlaşmacı, “sosyal diyalog” geleneğine sahip bir konfederasyon olarak biliniyor. Buna rağmen Genel Sekreter Marylise Léon, “Her zamankinden daha kararlıyız” diyerek alanlara çıkacaklarını duyurdu. Bu durum, kemer sıkma saldırılarının büyüklüğü karşısında farklı eğilimlerin bile ortak mücadelede birleşmek zorunda olduğunu gösteriyor.
Grevin en çok hissedileceği alanlardan biri eğitim. Altı büyük öğretmen federasyonu, “Geleceğimizi karartan bütçeye hayır” diyerek öğrencilerle birlikte alanlara çağırdı. Paris’te öğretmenlerin yüzde 45’inin iş bırakması bekleniyor.
Ulaşımda ise başkent Paris ve çevresinde ciddi aksamalar olacak; bölgesel trenlerin (TER) yalnızca üçte ikisi çalışacak. Sağlık ve kültür alanındaki kesintiler de büyük tepki yaratıyor: hastanelerde 5 milyar avroluk kesinti hem emekçileri hem hastaları zorluyor; kültür kurumları ise nefessiz bırakılıyor.
İçişleri Bakanlığı, katılımın 600–900 bin kişi olacağını tahmin ederken, sendikalar hedefi 1 milyonun üzerinde olarak açıkladı. Ülke çapında 250’den fazla yürüyüş ve miting düzenlenecek. Yapılan son anketlere göre Fransız halkının yüzde 56’sı grev ve gösterileri destekliyor. Bu rakamlar, 2023’te emeklilik yasasına karşı düzenlenen yürüyüşlerdeki katılım seviyelerini de akıllara getiriyor.
Fransa’da 18 Eylül, işçi sınıfı için yalnızca bir günlük eylem değil; Macron’un patron yanlısı kemer sıkma politikalarına karşı büyüyen öfkenin kitlesel bir ifadesi olacak.
Ne yeni başbakanın iki gün tatil gününü iptal etmekten vazgeçmesi, ne büyük patronlar sendikası MEDEF’in başkanı Patrick Martin’in, vergiler yükselirse patronları seferber etme tehdidi, ne de İçişleri Bakanlığı’nın güvenlik güçlerini yoğun konuşlandıracağı ve bazı marjinal şiddet gruplarının eylemlerde yer alabileceği uyarısı, işçi ve emekçilerin eylem ivmesini kırmıyor; grev ve gösteriler planlandığı şekilde devam edecek gibi görünüyor.
Sendikalar, 18 Eylül’ün yalnızca bir başlangıç olduğunu vurguluyor. CGT, eylemler büyüdükçe hükümetin geri adım atmak zorunda kalacağını belirtirken, CFDT de “uzun soluklu bir mücadeleye hazırlık” mesajı veriyor. Önümüzdeki haftalarda yeni grevler ve sektör bazında iş bırakma eylemleri gündeme gelebilir. Eğitim ve sağlık alanında şimdiden ek grev tarihleri tartışılıyor.
Kaynak: Evrensel
