Gündem

Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu: Rojin’den vazgeçmiyoruz!

Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu, Rojin’in ailesine yönelik tehditlere karşı İstanbul ve İzmir’de açıklamalar yaptı. Adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirten Komisyon, ailenin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Kurumlara da “Rojin’in ailesi yalnız bırakılmasın, gereken hukuki ve manevi destek verilsin” çağrısını yaptı.

Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, adalet arayan Rojin’in ailesine yönelik tehditlere ilişkin İstanbul, Ankara ve İzmir’de basın toplantıları düzenlendi.

Ailenin sistematik tehditlere uğradığına dikkat çekilen açıklamada, “Aile aylar boyunca farklı numaralardan gelen ölüm tehditlerini, açık hedef göstermeleri ve doğrudan fiziki saldırı girişimlerini ortaya koymaktadır. Ailenin yaşadığı yerde silahların ateşlendiği, günlük yaşamlarının ciddi biçimde kısıtlandığı anlaşılmaktadır” denildi.

Bu durumun bireysel bir güvenlik sorununun yanı sıra aynı zamanda adalet arama hakkına yönelik açık bir müdahale olduğu vurgulandı, “Ailenin koruma talepleri karşılıksız bırakılmış, failler açığa çıkarılmamıştır, ailenin güvenliği sağlanmamıştır. Ailenin dahi korunamadığı bir ortamda yürütülen bir soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi mümkün değildir” diye vurgulandı.

Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu, dosyada eksik bırakılan delillere bir kez daha dikkat çekti. Rojin’in bedeninde bulunan iki erkek DNA’sının kime ait olduğunun hala açıklanmadığını hatırlattı ve ekledi: “Aile tarafından talep edilmesine rağmen, şüpheli kişilerin DNA örneklerinin alınmamıştır.”

“Rojin’e ait cep telefonunun uzun süre analiz edilmediği ve halen tam erişim sağlanmadığı,
Olay bölgesinde bulunan çok sayıda güvenlik kamerası kaydının toplanmadığı ya da kaybolduğu,
Olayın gerçekleşme biçimine ilişkin temel soruların (ölüm zamanı, neden ve koşullar) netleştirilmediği
anlaşılmaktadır.”

“Bu eksiklikler, soruşturmanın etkinliğini zedelemekte ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemektedir” diyen Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu, taleplerini bir kez daha sıraladı:
“•Rojin’in telefonu derhal açılsın.
•Eksik bırakılan deliller toplanıp şeffaf biçimde açıklansın.
•Dosyanın 18 aydır ilerletilmemesinden sorumlu olan, delil karartan, süreci uzatan ve failleri koruyan tüm kişi ve kurumlar yargılansın.
•Aileye yönelik tehditler soruşturulsun, sorumlular yargılansın.
•Rojin’in ailesi yalnız bırakılmasın, gereken hukuki ve manevi destek verilsin
•Dosyada eksik bırakılan tüm deliller derhal tespit edilmeli ve toplanmalıdır.
•Dosyadaki kısıtlılık kararları derhal kaldırılsın aile ve kamuoyu gerçeğe ulaşabilsin.
•Rojin’in bedeninde bulunan iki erkeğe ait DNA’nın kimlere ait olduğu açıklansın.
•Van Başsavcılığı, TCK 102’ye göre nitelikli cinsel saldırı kapsamında soruşturmayı genişletsin.
•İstanbul ATK ihtisas Kurulu yeni rapor hazırlasın.
•Kadınların yaşam hakkını korumak için devlet görevini yerine getirsin.”

Adalet mücadelesini sürdüreceklerini belirten Komisyon, “Delilleri karartanları, Rojin’in ailesine dönük tehditlerin karşısında asla önlem almayanları tanıyoruz, kabul etmiyoruz. Bugün buradan yineliyoruz, Rojin’den vazgeçmiyoruz. Rojin’siz ikinci yılı karşılamaya hazırlanırken aynı ısrarla buradayız. Rojin Kabaiş için gerçek adaleti sağlayacak, şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız.”
Komisyon tüm kadınlara mücadele çağrısı da yaptı: “Tüm kadınları taleplerimiz etrafında kenetlenmeye, Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları ile birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

İstanbul’daki basın toplantısında Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları Hukuki Bilgilendirme Çalışma Grubu’ndan gönüllü avukat Elif Gürler de söz aldı. Soruşturma sürecindeki “ihmal”lere dikkat çeken Elif Gürler, şunları söyledi: “İlk günden bu yana olay yeri incelemesinden delil toplamaya, şüphelilerin belirlenmesinden teknik analizlere kadar birçok aşamada ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Deliller zamanında ve usulüne uygun şekilde toplanmamış, bazı kritik veriler ya hiç araştırılmamış ya da gecikmeli olarak değerlendirmeye alınmıştır. Üniversite kampüsünde ve Bardakçı köyünde hiçbir arama çalışması yapılmamıştır, olay yeri olma ihtimali bulunan alanda hiçbir güvenlik önlemi alınmamıştır. Yine bölgede Delil karartmanın engellenmesine ilişkin bir önlem alınmadığı da ortadadır. Dosya avukatları için gizlilik kararı alan yargı, delil karartma endişesini aleyhe deliller bakımından hiçbir şekilde gözetmemektedir.”
Adli Tıp Kurumu’nun tutumunu eleştiren Avukat Elif Güler, “Adli Tıp Kurumu, kadın cinayetlerine ilişkin dosyalarda sözde tarafsızlık iddiasının arkasına sığınamaz; bilimsel tarafsızlığı, toplumsal cinsiyet körlüğüyle değil, açık bir toplumsal cinsiyet duyarlılığıyla yeniden kurmak zorundadır” dedi.

Rojin’in ailesine dönük tehditlere de dikkat çeken Avukat Güler, koruma talebinin reddedildiğini belirtti ve sordu: “Bu taleplerin hangi kıstasa göre reddedildiğini soruyoruz?”

Kaynak: Etha

Paylaşın