Gündem

Pınar Tikit, Abdülhalik Orak ve Adnan Öztel’e özgürlük çağrısı

Ankara, İzmir ve İstanbul’da yapılan eylemlerde hasta tutsaklar Pınar Tikit, Abdülhalik Orak ve Adnan Öztel ile tüm hasta tutsakların serbest bırakılması istendi.

Üç kentte eylem gerçekleştirilen eylemlerde hasta tutsaklara özgürlük istendi.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için eylemlerinin 613. haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. Bu haftaki eylemde Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan ve tahliyesi iki kez İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla engellenen hasta tutsak Pınar Tikit’in durumuna dikkat çekildi. Eylemde “Tedavi haktır engellenemez. Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” sloganları atıldı.

Basın metnini okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi üyesi Barış Barışık, Pınar Tikit’in beyninde araknoid kist olduğunu ve hastalığının ilerleme durumu olduğunu belirterek “Düzenli tıbbi takip altında olması gereken Tikit’in sağlık durumu ciddi riskler barındırmaktadır. Sağlık sorunları yalnızca düzenli takip ihtiyacından ibaret değildir” dedi.

Tikit’in beyninde bulunan araknoid kistin yaklaşık 8 cm büyüklüğünde olduğunu ifade eden Barışık şunları söyledi: “Son dönemde bayılma ve kriz şeklinde ataklar yaşadığı aktarılmaktadır. Hastalığın ilerlemesi halinde ciddi nörolojik sorunlar ortaya çıkabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle sağlık durumunun yakından izlenmesi, gerekli tetkiklerin gecikmeksizin yapılması ve uzman sağlık kuruluşlarında tedavisinin sürdürülmesi hayati önem taşımaktadır.”

Tikit ve tüm hasta tutsakları için özgürlük istenen açıklama “Tecrit işkencedir tecride son” sloganları ile son buldu.

İHD İzmir Şubesi de Konak eski Sümerbank önünde hasta tutsaklar için basın açıklaması yaptı. “Hasta mahpuslar ölüyor. Susma suça ortak olma” pankartının açıldığı eylemde, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 58 yaşındaki hasta tutsak Abdülhalik Orak’ın sağlık durumuna dikkat çekildi.

Basın metnini okuyan İHD Şube Yöneticisi Nazlı Turan, Orak’ın çoklu hastalıklarının hayati fonksiyonlarında ileri derecede kayba yol açtığını ve yaşamını doğrudan tehdit ettiğini ifade ederek şunları söyledi: “2023 yılında geçirdiği ağır rahatsızlık sonrası vücudunun sol tarafında, sol el, sol bacak ve yüz bölgesinde kalıcı felç tablosu oluşmuştur.

Bu durum konuşma, kendisini ifade etme ve iletişim kurma yetisini ileri düzeyde kısıtlamaktadır. Sol tarafındaki felç halinin yanı sıra, geçmişte Hilvan Hapishanesi’ndeyken infaz koruma memurları tarafından darp edilen mahpusun sağ omzu kırılmış ve doğru şekilde kaynamadığı için ciddi işlev kaybına uğramıştır.”

Orak’ın günlük temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını kaydeden Turan, “Ağır felç tablosunun yanında günde 11 farklı ilaç kullanmasını gerektiren sinüzit, ağır astım, diyabet, prostat ve gözlerinde ilerlemiş katarakt hastalıkları mevcuttur. Üst solunum yolundaki burun eti büyümesine bağlı ciddi solunum güçlüğü çekmesine rağmen gerekli tedavi uygulanmamaktadır. Ayrıca ileri derece reflü hastalığına bağlı olarak gelişen iç kanamalar neticesinde, mahpus bugüne kadar iki kez komaya girmiştir” ifadelerini kullandı.

Turan, başta Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu da düzenlediği “F Oturması” eyleminin 741. haftasında İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde bir araya geldi. Eylemde, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde tutulan hasta tutsak Adnan Öztel’in (56) durumuna dikkat çekildi. “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartının taşındığı eylemde, “Adnan Öztel serbest bırakılsın”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganları atıldı.

İHD üyesi Taylan Bekin, Öztel’in bel fıtığı, hemoroid ve ileri derecede Behçet hastası olduğunu söyledi.

Öztel’in yakın tarihte yakalandığı zatürre ve prostat enfeksiyonunum yanında bir gözünde yüzde 60 görme kaybı, diğer gözünde ise yüzde 40 görme kaybı bulunduğunu belirten Bekin, “Ailesi tarafından verilen bilgiye göre tutuklandıktan yaklaşık 5 yıl sonra 2010 yılında belirtileri ortaya çıkan behçet hastalığının geç teşhis edilmesi, tedavisine iki yıl sonra başlanması ve hapishane koşullarının olumsuzluğu, tedavi, bakım ve beslenme imkanlarının yetersizliği nedeniyle hastalığı hızla ilerlemiş, gözlerde oluşan hasar nedeniyle Öztel’i kör olmakla karşı karşıya bırakmıştır. Ayrıca son 5 yıldır hastalığına uygulanan rutin tedaviye yanıt alınamamakta ancak alternatif bir tedavi de uygulanmamaktadır” dedi.

Bekin, Öztel ile bayram öncesi görüşen avukatlarının aktarımlarını şu şekilde paylaştı: “‘Aralık ayından beri yürüyemiyor, oturamıyor, sürekli yatıyor. Dizlerinde kireçlenme ve iltihap var. Spor yapması gerekiyor ancak yürüyemediği için spor yapamıyor. Hareketsizlik bağışıklık sisteminin çökmesine neden oluyor. Bu durum şimdiden sağlığını tehdit etmeye başladı. Yakın zamanda zatürre hastalığı geçirdi.

Yumurtalıklarında orşit denilen bir iltihap türü gelişti. Kulakta iltihaplanma olduğunu söyledi. Son tahlillerde kanda PSA değeri de yükselmiş, prostat kanseri ihtimali var denilmiş. Düzenli ilaç alması gerekiyor ancak ilaçlarını düzenli alamıyor’ demiştir. Sağlık durumundaki hızlı bozulmaya rağmen yeterli tedavi imkanı sağlanmaması ve infaz erteleme taleplerinin kabul edilmemesi Adnan Öztel’in yaşamına ağır tehdit oluşturmaktadır.”

Kaynak: Etha

Paylaşın