Gündem

4 kentte kayıpların akıbeti soruldu

Kayıp yakınları Amed, Batman, Urfa ve Hakkari’de gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerinin açıklanması ve adalet talebiyle eylemlerini sürdürdü.

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) kayıpların akıbetini sormak faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla düzenlediği eylemlerine bu haftada da 4 kentte devam etti.

Amed’te İHD ve kayıp yakınlarının düzenlediği eylem 904. haftasında sürdü. Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı’nda yapılan eylemde kayıpların fotoğrafları taşınırken “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” pankartı açıldı. Bu hafta, 32 yıl önce Amed’in Şêx Seîd Meydanı’nda gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Edip Aksoy ve Orhan Cingöz’ün akıbeti soruldu.

Eylemde konuşan Bağlar Belediyesi Eşbaşkanı Siraç Çelik, faillerin açığa çıkarak cezalandırılması gerektiğini belirterek, yüzleşme çağrısında bulundu. Edip Aksoy’un kızı Beritan Aksoy’un eyleme gönderdiği mektubu İHD Amed Şube Eşbaşkanı Suzan Mehmetoğlu okudu.

Beritan Aksoy’un mektubu şöyle: “Seni hiç görmedim. Ama etrafta hakikat adına gelişen ne varsa, seni anlattı bana. Ben daha kırk günlük bir bebekken yaşamın yarım bırakıldı. Bana senden geriye anlatılanlar kaldı. Fiziken aramızda olmayabilirsin. Ama seni anlatan her sözde, hakikati arayan her yürekte ve karanlığa boyun eğmeyen her duruşta yaşamaya devam ediyorsun. Bıraktığın izlerden kendime bir yol bulmaya çalıştım. Belki hayat ikimize aynı zamanı hiç vermedi.

İHD Yönetim Kurulu Üyesi Yahya Polat tarafından aktarılan Aksoy ve Fidan’ın kaybedilme hikayesi şöyle: “31 yaşındaki Edip Aksoy, Amed’te tütün ticareti yaparak ailesinin geçimini sağlamaktaydı. 7 Haziran 1995 sabahında Melikahmet’teki dükkanına gitmek üzere evden ayrıldı. Edip Aksoy, öğlene doğru tütün almak için Amed’e gelen köylüsü 23 yaşındaki Orhan Cingöz’le buluştu. Birlikte saat 12.00 civarında Amed Dağkapı’daki Yeşilçınar Çay Bahçesi’ne gittiler.

Burada arkadaşları ile birlikte oturup sohbet ederken çay bahçesinin önünde Beyaz Toros marka bir araç durdu. Araçtan inen sivil giyimli, silahlı ve telsizli üç kişi yanlarına geldi. Kendilerini polis olarak tanıtan bu kişiler, Edip ve Orhan’ın kimliklerini aldıktan sonra ‘İfadeniz var, karakola gideceğiz’ diyerek götürdüler. Onların gözaltına alındığını ve Beyaz Toros’la götürüldüğünü gören çok sayıda tanık olmasına rağmen, gözaltına alındıkları inkâr edildi. Ailelerinin ve İnsan Hakları Derneği’nin bugüne kadar ilgili kurumlara yaptığı tüm başvurular sonuçsuz bırakıldı. Edip Aksoy ve Orhan Cingöz’den bir daha haber alınamadı.”

Açıklama, gözaltında zorla kaybedilen Edip Aksoy, Orhan Cingöz ve diğer tüm kayıp ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban gidenler için oturma eylemiyle son buldu.

Batman’da, eylem 740. haftasında Gülistan Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde devam etti. Bu haftaki eylemde, 6 Haziran 1994’te Amed’in Karaz (Kocaköy) ilçesine bağlı Şaklat köyünde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Salih Çalık ve Sinan Fidan’ın akıbeti soruldu.

Çalık ve Fidan’ın kaybedilme hikayesini İHD Yöneticisi Metin Nas şu şekilde aktardı: “Şaklat köyü askerler tarafından yakıldığı için Çalık ailesi Diyarbakır merkezine göç etmişti. Ancak Salih Çalık işçi olduğu için köye çalışmaya gidip gelmeye devam ediyordu. Olay günü yine köye çalışmaya gitmişti. Köyde de bir askeri operasyon başlamıştı. Operasyon sırasında askerler köylüleri uzun namlulu silahlarla taradılar, tarama sırasında 2 köylü yaşamını yitirdi. Olayda Salih Çalık da ayağından yaralanmıştı. Yaralı olduğu için köyden çıkamayınca Süleyman Muntaş’ın evine sığınmıştı. Ancak askerler kaldığı evi tespit ederek eve baskın düzenledi.

Baskın sonucunda ev sahibi Süleyman Muntaş, yaralı Salih Çalık ve tedavisi için evde bulunan Sinan Fidan, askerler tarafından gözaltına alındı. Ev sahibi Süleyman Muntaş, 25 gün sonra serbest bırakıldı. Salih ve Sinan’ı ise gözaltında tutmaya devam ettiler. Serbest bırakılan Süleyman Muntaş, yalnızca 2 gün Salih ve Sinan ile birlikte gözaltında kaldığını, sonrasında ikisini onun yanından ayırdıklarını anlatıyor.

Salih Çalık ve Sinan Fidan’ın akıbeti konusunda bir bilgiye ulaşamayan aileleri, Diyarbakır DGM (Devlet Güvenlik Mahkemeleri) savcılıklarına başvurdular. Salih Çalık’ın annesi, savcıya iki kişinin Süleyman Muntaş’ın evinden askerler tarafından gözaltına alındığını, Muntaş’ın da buna şahit olduğunu anlattı. Ancak savcı dilekçeyi aileye iade ederek, ‘Bu şahısları biz almadık, gidin PKK’den sorun’ diyerek ailelerin talebini geri çevirdi. O tarihten itibaren Salih Çalık ve Sinan Fidan’dan bir daha haber alınamadı.”

Açıklama, oturma eyleminin ardından sona erdi.

İHD Urfa Şubesi, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” şiarıyla düzenlediği eylemin 76. haftasında Kürt siyasetçi Muhsin Melik ve Mehmet Ayyıldız’ın akıbeti soruldu. Novada Park AVM’de gerçekleşen açıklamaya insan hakları aktivistleri, Muhsin Melik’in ailesi ile çok sayıda kişi katıldı.

Açıklamada ilk olarak konuşan Muhsin Melik’in eşi Şenay Melik, Muhsin Melik’in yaşam hikayesini anlattı. Muhsin Melik’in toplumsal olaylara karşı duyarlı bir insan olduğunu belirten Şenay Melik, Muhsin Melik’in faillerinin yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyledi.

İHD Urfa Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Komisyonu Sözcüsü Demet Aykut da, kayıplar gerçeğine ve cezasızlık politikasına dikkat çekmek amacıyla adalet arayışlarını sürdürdüklerini dile getirdi.

Yaşanan katliamlara karşı mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Aykut, “Bizler, insan hakları savunucuları olarak tüm kayıpların akıbetinin tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını, zorla kaybedilmesinden sorumlu olanların etkin biçimde soruşturulup yargılanmasını ve cezasızlık politikalarına son verilmesini talep ediyoruz” dedi.

İHD Hakkari Şubesi, eylemlerinin 230’uncu haftasında Gever (Yüksekova) ilçesindeki Sanat Sokağı’nda açıklama yaptı. Eylemde “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartı açıldı.

Bu haftaki eylemde, katledilen Kürt iş insanı Hacı Karay’ın torunu Yasemin Baran, 3 Haziran 1994’te kaçırıldıktan sonra katledilen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın katledilme hikayesini aktararak adalet talep etti

Açıklama oturma eylemi ardından sona erdi.

Kaynak: Etha

Paylaşın