Cenk Ağcabay, Umut Yazıları

ABD’nin iki numarası Vance neler söyledi? – Cenk Ağcabay

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance katıldığı bir programda yaptığı açıklamalarla ciddi bir tartışma başlattı. Vance dün yaptığı açıklamalarda, “İsrail ABD kamuoyu nezdindeki mücadeleyi kaybetti.” dedi. Vance emperyalist ABD hükümetinin İsrail’e yönelik tartışmasız desteğinin devam ettiğini ancak ABD halkının çoğunluğunun katliamcı İsrail’e yönelik desteğinin sona erdiğini dile getirdi. Bu bir gerçeklik ve bu gerçeğin yalanı ve hileyi politikasının temeline yerleştiren ABD hükümetinin ikinci adamı tarafından bu açıklıkla ifade edilmesi önemli.

Vance’ın ismi gelecekteki seçimdeki başkan adayları arasında ve muhtemel ki o hükümetinin İran saldırısı ve İsrail soykırımına sunduğu desteğin Amwrikan halkında yarattığı huzursuzluğun farkında. İki numara olarak yer aldığı hükümetin savaş politikalarına mesafeli durma gereksinimini duyuyor. Vance söyleşide, çıkarların tam olarak örtüşmediği durumlarda ABD ile İsrail arasında daha açık sözlü bir ilişki kurulması çağrısında bulunduğu için haksız yere Yahudi karşıtlığıyla suçlandığını söylüyor. Bu sözler her tür İsrail eleştirisinin Yahudi karşıtlığıyla damgalanmasının ulaştığı boyutları görmek açısından önem taşıyor. Anlaşılıyor ki, İsrail’e en ölümcül silahları, finansal katkıyı ve politik desteği sunan hükümetin iki numarası da Yahudi karşıtlığı suçlamasıyla karşı karşıya.

Vance’ın İsrail’le ilgili şu sözleri dikkat çekiyor:

            “İsrail hükümetindeki bazı kesimlerin anlaşmayı eleştirmek istemesi ya da görüş ayrılıkları yaşaması benim için sorun değil. Hatta etkileme çabalarına bile itirazım yok; İsrail de bunu yapıyor, diğer hükümetler de yapıyor; bu işin doğası gereği böyle. Beni asıl rahatsız eden şey, Amerikan liderliğinin bu etkinin kendi muhakemelerini etkilemesine izin vermesi.”

Görüldüğü gibi, Vance İsrail’in ABD’nin bölge politikaları üzerindeki etkisini açıktan ifade ediyor ve kendi hükümetini bu konuda örtük bir biçimde eleştiriyor. Vance İran’la bir anlaşmaya ulaşmak için çaba harcadığını ancak İsrail lobisinin anlaşmaya karşı bir kampanya düzenlediğini şu sözlerle dile getiriyor: “Tam olarak peşinde olduğum anlaşmayı engellemek için finanse edilen, kelimenin tam anlamıyla yabancı bir etki kampanyası olduğunu ve bu parayı alan birçok kişinin bana dürüst olmayan yollarla saldırdığını görünce, cevabım ‘cehenneme gidin’ oluyor.”

Vance’ın ifade ettiği bu gerçekler iyi biliniyor ancak ABD Başkan Yardımcısı tarafından bu açıklıkla ifade edilmesi çok alışıldık değil.

Vance’ın ifade ettiği bir başka önemli unsur, çocuk istismarcısı Jeffry Epstein hakkında. Vance Epstein’ın “İsrail derin devletiyle bağlantılı olduğunun” görülebildiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Evet, Mossad, CIA veya Amerika’da, İsrail’de veya başka bir ülkede olsun, derin devletten bir örgüt. Açıkça Amerikan istihbaratının en üst kademeleriyle bağlantıları vardı. Bildiğim kadarıyla, şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde pek popüler olmayan Başbakan Netanyahu’nun, Epstein’ın İsrail’in sol eğilimli derin devlet unsurlarıyla bağlantılı olduğu görülüyor.”

Epstein’ın ABD ve İsrail gizli servisleriyle derin bağlantısı ABD Başkan Yardımcısı tarafından bu şekilde kabul edildi. Çocuk istismarcısı çatenin ABD ve İsrail gizli servisleriyle bağlantısının bu düzeyde kabulü kuşkusuz emperyalizm ve Siyonizmin kullandığı araçların daha berrak görülebilmesi açısından önem taşıyor. Soykırımcı İsrail’den sadece ABD’de değil dünyanın her köşesinde nefret ediliyor ve bu gerçeklik ABD Başkan Yardımcısı tarafından birinci elden itiraf ediliyor. Vance gelecek seçimlere bu yükten arınmış olarak hazırlanmak istiyor.

İsrail’in dostları ve düşmanları…

İsrail’in en büyük dostlarından Amerikan emperyalizminin faşist şefi Senatör Lindsey Graham kuşkulu bir şekilde öldü. Kiev’deki Ukrayna SİHA üretim tesislerinde çekilen fotoğrafların yayınlanmasından kısa bir süre sonra ailesi öldüğünü duyurdu. Uzun yıllardır Amerikan Savaş Partisi’nin en önde gelen militanlarından biri olan Lindsey Graham Gazze’de soykırım devam ederken İsrail’in Gazze’ye atom bombasıyla saldırması çağrısını yapmıştı. O Amerikan Savaş Partisi’nin en önde gelen şeflerinden biri olarak Uluslararası proletaryanın ve ezilen halkların en büyük düşmanıydı. En fazla arzuladığı şey, emekçi halklara yönelik bombalama, kan ve gözyaşıydı. Açık sözlüydü. Ukrayna savaşıyla ilgili bir açıklamasında, “Hiç bu kadar iyi bir yatırım yapmamıştık. Her gün Ruslar ölüyor.” diyordu.

İsrail’in onurlu sesi Gideon Levy Graham’ın ölümünün ardından Haaretz gazetesinde bir yazı yazdı.Yazısının başlığı. “Lindsey Graham İsrail’in dostu değildi; İsrail’in en kötü içgüdülerinin dostuydu.” idi. Levy yazısına şöyle giriş yapmıştı: “Senatör Lindsey Graham, ölümünün ardından İsrail’de “İsrail’in en büyük dostu” olarak nitelendirildi. Bir an için, ülkesinin dostları neredeyse sıfıra inmiş olan İsraillilerin gözünde merhum bir kahraman oldu.” Levy İsrail’in soykırım uygulamaları nedeniyle yaşadığı Uluslararası tecride işaret ediyordu ve dostsuzluğun İsrail’i bu tip faşistlere mahkum kıldığını vurguluyordu. Levy Graham için şunları yazdı: “İsrail’in çılgınlığını körü körüne destekledi. İsrail’in savaş suçları işlemesinin açık bir savunucusu oldu. Böylesine kıdemli bir senatörün başka bir ülkenin insanlığa karşı suç işlemesini savunması dostluk değil, suçlara ortaklıktır.”

Levy etkili yazısında önemli gerçekleri dile getiriyor, İsrail’in dostları hakkında şunları yazıyor: “Son yıllarda dost olarak gördüğümüz herkes ırkçı, köktenci, popülist ve anti-demokratik ya da Müslümanlardan nefret eden biri çıktı. Bazen Yahudi düşmanı bile oluyorlar. Orbán’dan Bolsonaro’ya , Wilders’tan Le Pen’e kadar – söyleyin bakalım dostlarımız kimler.” İsrail’in faşist hareket ve liderlerle derin dostluğuna dikkat çeken Levy, Roger Waters, Bernie Sanders ve Jeremy Corbyn gibi Batının gerçek demokratlarının İsrail tarafından düşman olarak kabul edilmesine vurgu yapıyor. Halkların Kardeşliğini ve dayanışmasını savunan herkese düşman ve faşizme dost bir İsrail gerçeğinin altını çizen Levy, Siyonizm ve Neo-Nazi’lerin ortaklığına da dikkat çekiyor.

Görüldüğü gibi, emekçi halk sınıflarının ve ezilen halkların gerçek dostlarını ve düşmanlarını doğru belirlemek için tutarlı bir demokrat olmak yeterlidir. Gideon Levy örneği bunun açık bir kanıtıdır. Lindsey Graham son Ukraynalı ölene kadar savaş için elinden geleni yaptı. Pentagon’un siyasi temsilcisi olarak görevini son nefesine dek yerine getirdi. Tutarlıydı. Kendi sınıfının siyasi ve askeri başarıları için durmaksızın çalışıyordu. Onun ölümünün hemen ardından yaşanan bazı gelişmelerse, Ukrayna cephesinde işlerin giderek zorlaştığını gösteriyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin başbakan ve savunma bakanını değiştirmesi üzerine ülkede gösteriler başladı. Kısa bir süre önce, Ukraynalı bir parababası Monako’da bombalı bir saldırıyla hedef alındı. Saldırıya uğrayan Vadym Iermoalıev avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, ailesinin Ukrayna gizli servisi tarafından öldürülmek istendiğini belirtti. Saldırıdan kısa bir süre sonra açıklama yapan Fransız makamları, saldırıyı Ukrayna vatandaşı Anastasiia Berezovska’nın gerçekleştirdiğini duyurdu. Berezovska bir kaç gün sonra Kiev’de ölü bulundu. Ukrayna gizli servisine çalışan iki kişi tutuklandı. Yapılan resmi açıklamada, tutuklanan gizli servis mensuplarının Bezerovskaya’ya yönelik saldırıyı üstlerinin bilgisi dışında gerçekleştirdikleri ifade edildi.

Ukrayna yönetici seçkinleri arasında büyüyen çatışmalar, savaş pastasının paylaşımında yaşanan çelişkilerinn giderek arttığına işaret ediyor. Bu çatışmanın büyümesi olasılığı yüksektir. Rusya’daki enerji tesislerine yönelik Ukrayna saldırıları daha önce defalarca olduğu gibi, emperyalist basın ve hükümetler tarafından Ukrayna’nın yeni bir savaş başarısı olarak sunulmaktadır. Bu “savaş başarıları” dört yıldan beri sürekli olarak daha çok insanın ölümüne yol açtı. Dahası Rusya sahada ilerlemeye devam ediyor. Ukrayna’nın kaybettiği toprakları geri alma şansının olmadığı artık herkes tarafından kabul ediliyor. Emperyalist Avrupa devletleri hazırlandıkları büyük Rusya savaşı için hazır olana dek Ukrayna’nın Rusya’yı yıpratması ve onlara zaman kazandırması için propaganda makinasını çalıştırıyor.

Lindsey Graham öldü ancak onunla aynı hedefleri paylaşan emperyalist şefler son Ukraynalı ölene dek savaş hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdürüyor. Avrupa’da solun gerilemesi ve düzen içi bir aktöre dönüşmesi kıtada savaş karşıtı mücadelenin sönümlenmesinin en önemli nedenidir. Avrupa halklarının onlara sadece ölüm ve yıkım getirecek büyük savaşa karşı ayağa kalkması, İşçilerin Birliği ve Halkların Kardeşliği bayrağı altında mücadelesi tek çıkış yoludur. 

Paylaşın