Gündem

Eğitim emekçilerinden okul saldırılarına tepki

Turgutlu’da yaşanan okul saldırısının ardından Eğitim Sen’in çağrısıyla Ankara’da bakanlık önünde, İstanbul’da ise Kadıköy’de yapılan eylemde saldırının sorumlusunun Milli Eğitim Bakanlığı olduğu kaydedildi. Eğitim emekçileri Milli Eğitim Bakanı Tekin’i istifaya çağırdı.

Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde meydana gelen silahlı saldırıda ikisi ağır 11 kişi yaralandı. Saldırı sonrası, saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki çocuk; annesi, babası ve silahın sahibi dedesi gözaltına alındı.

Saldırı sonrası Eğitim Sen’in çağrısıyla Ankara ve İstanbul’da eylemler düzenlendi.

Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelen eğitim emekçileri, “Dünkü şovu hep birlikte izledik. Okullar sanki güvendeymiş gibi poz veriyorlar” dedi. Basın metnini okuyan Eğitim Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, “Okullarımızda çocuklarımız ve eğitim emekçileri artan bir sıklıkla saldırıya uğruyor, öldürülüyor. Şiddet, yalnızca bireysel davranışlarla açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutlu bir sorundur; ekonomik, siyasal, kültürel ve niteliksiz eğitsel politikaların bir sonucudur. Toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi, demokratik değerlerin zayıflaması, kamusal hizmetlerin yetersizliği, cezasızlık politikaları bireyler üzerinde yoğun bir baskı yaratmakta; bu durum toplumsal gerilimleri artırarak şiddete zemin hazırlamaktadır” dedi.

Buna rağmen iktidarın her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklamalar yaptığını, güvenlik kamerası, x ray cihazı, polis ve güvenlik görevlisi gibi sorunu doğru yerden kavrayamayan bir anlayışla çözüm üretmeye çalıştığını kaydeden Yıldırım, yaşananların münferit olmadığını vurguladı.

Yıldırım şu talepleri sıraladı:

-“Okullardaki psikolojik danışman sayısı artırılmalıdır.

-Çocukların yalnızca akademik başarısı değil, sosyal yaşam koşulları da dikkate alınmalıdır.

-Akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel ve onarıcı programlar uygulanmalıdır.

-Öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmalar oluşturulmalıdır.

-Okullardaki güvenlik sorunları bilimsel yöntemlerle değerlendirilmelidir.

-Silahların ve tehlikeli araçların okullara girişini önleyecek etkin tedbirler alınmalıdır.

-Okul çevreleriyle ilgili risk analizleri yapılmalı ve kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanmalıdır.

-Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin karar alma süreçlerine katılabildiği demokratik okul ortamları oluşturulmalıdır.

-Eğitim emekçilerine yönelik şiddet olayları için düzenli, şeffaf ve kamuoyuna açık veri tutulmalıdır.

-Şiddetin toplumsal nedenleriyle mücadele edilmelidir.”

İstanbul’da ise eylemin adresi Kadıköy’deki Süreyya Operası önü oldu. Eğitim Sen İstanbul Şubelerinin çağrısıyla yapılan eylemde, “Daha protokolün mürekkebi kurumadan bu saldırı yaşandı” denildi.

Eğitim emekçileri, “Her okulumuza kadrolu personel gönderdik, sınıf kalabalıklarını azalttık, okullara yeterli sayıda sosyal hizmet uzmanı ve rehber öğretmen atadık diyebildi mi? Hayır! Uğraştıkları tek şey öğretmenlerin önlüğü, öğrencilerin cep telefonu, yasaklar, yasaklar… Bu uygulamalarla okulda şiddet önlenmeye çalışılıyor. Şiddeti önleyebilecek tedbirler bunlar değil” ifadeleri yer aldı.

Okullarda yaşanan şiddetin sorumlusunun Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu kaydederek bakan Yusuf Tekin’in istifaya çağrıldığı eylemde, “Uğraştıkları tek şey öğretmenlerin önlüğü, öğrencilerin cep telefonu, yasaklar, yasaklar… Bu uygulamalarla okulda şiddet önlenmeye çalışılıyor. Şiddeti önleyebilecek tedbirler bunlar değil” denildi.

Kaynak: Etha

Paylaşın