Her defasında yazmaya başlamadan evvel günlerce düşünürüm Heval’i nasıl anlatmak gerektiğini. Bu defa yardım aldığımı belitmeliyim. Munzurun suyunu Heval ile içen, Heval’e silahı öğreten, zorlukları, sevinçleri, eylemleri beraberce paylaştığı Sema yoldaş ile tanıştım Medya Savunma Alanlarında. Hiç zor olmadı birbirimizi tanımamız. Çünkü benim yaşamımda Heval Yeşilgöz, Sema yoldaşın yaşamında Dersim Avaşin Xeyri vardı. Bedeni taşıyan isim değişse de, devrimcileşen yürek aynıydı. Üstelik Sema yoldaş, gür saçlarıyla, kömür karası gözleriyle, sesli ve içten kahkahasıyla,savaşın ondan kopardığı eline rağmen yüksek moraliyle çok benziyordu Heval’e.
Sema yoldaş, Heval’e ait daha evvel görmediğimiz fotoğrafları göstererek başlıyor anlatmaya. Kucağında bir çocukla, seyit rıza heykelinin yanında ve dahası… “Heval işte” diyorum, “Dersim işte” diyor. Yük görevlerine gidildiğinde, tüm zorlanlamalarına rağmen hep, taşıyabileceğinden daha fazlasını sırtladığını söyleyince, sanki oradaymışım gibi tanıdık bir gülümseme yerleşiyor yüzüme. “İnatçılığındandır” diyorum, “gururundandı” diye ekliyor Sema yoldaş. “Mavi olmak istiyordu” deyince, anlamıyorum ilk başta. Özgürlüğü maviyle özdeşleştirdiğini ve bu nedenle maviyi kendinde isim olarak taşımayı istediğinden bahsedice şaşırıyorum. Dersim’den başkacasına ihtimal vermediğimi belirtiyorum.
Son olarak Heval tarafından yazılmış bir rapor okutuyor bana Sema yoldaş. Örgütlendiği sosyalist çizgiye sahip çıkan, fakat daha ilerisini, gerillalaşmayı hedefleyerek kendi kopuşunu örgütlediğini anlatan satırları okuyuca bir kez daha yiniliyorum “Devrimci Heval.”
Ölümsüzleştiği vakit yanına gömülmek istediği Ş. Tolga’yı soruyorum Sema yoldaşa. Heval’in sevgisini yoldaşlığıyla kazanmış olan Tolga yoldaşı merak ediyorum. Heval’in Tolga yoldaşla birlikte katıldığı bir eylemde, Tolga yoldaşın çatışmada ölümsüzleşmesinin ardından vasiyet ettiğini öğreniyorum. “Gözü kara bir yoldaştı “ diyerek anlatımına başlayınca anlıyorum Heval’in, Tolga yoldaş için yüreğinde tuttuğu değerin sebebini. Gözü kara, çok cesur biri olduğunu, kimsenin yeltenmediğine Tolga yoldaşın öncü olduğunu söyeleyerek devam ediyor Sema yoldaş, Dersim’in (Heval’in) ençok kararlı duruşundan, cesaretli oluşundan etkilendiğini ekliyor.
Heval’in korkakları sevmediğini söylüyorum. “Suruç’ta Kobane direnişi döneminde sınır nöbetlerine birlikte katılmıştık. Askerlerin saldırıları olurdu, çatışma çıkardı. Kimileri arabasına biner çatışma alanından giderdi. Heval, o anda ençok o gidenlere öfkelenirdi. Sonuna değin kalır, yer yer tek başına çatışırdı” diye ekleyerek anımı paylaşıyorum Sema yoldaşla.
Birlikte geçirlen iki gecenin ardından ayrılıyoruz Sema yoldaşla. Sımsıkı sarılıyoruz, yeniden yanyana geleceğimize duyduğumuz inancımızı paylaşarak. Yoldaşınla yanyana dövüşmüş her yoldaş değerlidir. Kimse yalnızca kendisi değildir. Sema yoldaşa sarılıyorum, Heval’i hissediyorum.
Heval, senin Dersim halini biraz olsun dinleyebilmiş olmanın damarlarıma ne denli yaşam dürtüsü taşıdığını hissetmelisin. Sen, o dönem içerisinde bulunduğumuz koşullarda tek başına harekete geçmeye cüret edebilen en cesur devrimci kadın oldun. Cesaretinle, cüretinle, savaşımınla öncümsün.
Kobane sınırını beraberce aştığın Mehmet Ali (Barış Mustafa Kalafat) ‘yi düşünüyorum. Mehmet Ali yoldaş, Dersim’e doğru yola çıktığı vakit ona öncülük eden, seninde savaşçısı olduğun Komutan Atakan Mahir idi. İstanbul’da barikatlarda, Suruç’ta sınır boylarında beraberce direndiniz. Ve ölümsüzlüğe aynı topraklarda karıştınız. Dersim, tarih boyunca yüzbinlerce gerillanın, özgürlük savaşçısının direnişleriyle zulüm karşısında yılmadı. Günümüzde bu direnişin adı Heval’dir, Omedya’dır, Helin’dir, Mehmet Ali’dir.
Sen rahat uyu munzurun kızı. Seni alkışlarıyla uğurlayan annenin, yüreğindeki ateşi, düşman kalelerine düşereceğiz.
Zaferimiz, senin gibi, Cemre ve İdil gibi güzel ve de yenilmez olacak.
Tüm özlemim ve sevgim ile.
İmera Fera Yeşilgöz
16.10.2020
Medya Savunma Alanları
