Emek - Sermaye

Devrimci İşçiler: Yaşasın işçi sınıfının şanlı başkaldırısı “15-16 Haziran”

Devrimci İşçiler 15-16 Haziran işçi ayaklanmasına dair açıklama yayınladı. Yayınlanan açıklamada “Düzen partilerinin her işçi eyleminde sermayenin çıkarlarını savunmak için birlik olduklarını, 15-16 Haziran’da olduğu gibi bugün pandemi koşullarında somut olarak görüyoruz.” denildi.

“Devrimci İşçiler örgütlü bir şekilde sürece müdahale etmedikçe ne sahici kazanımlar ne de kölece çalışma koşulları değişmeyecektir.” vurgusu yapılan açıklamanın tamamı;

“İşçi sınıfının en temel haklarının elinden alındığı, güvencesiz kölece koşullarda çalıştırıldığı bir süreçte yaşıyoruz. Sadece çalışma değil yaşam koşulları da her geçen gün ağırlaşıyor, işsizlik, yoksulluk artıyor. Egemenler bu günümüzü gasp ediyorlar ve özgürlük, barış, bolluk dolu bir dünya yaratma mücadelemizde önemli bir yer tutan, sınıfın gücünü gösterdiği günlerimizi de unutturmaya çalışıyorlar. Unutturmaya çalıştıkları ve aslında kendilerinin hiç hatırlamak istemedikleri öyle günlerdendir 15-16 Haziran başkaldırı günleri.

İşçi sınıfı 15-16 Haziran 1970’deki başkaldırısı ile ekonomik hakları için mücadeleyi siyasi bir düzeye taşıdı, patronlarla değil, doğrudan devletle çatıştı. İki gün süreyle ülkenin en büyük şehrinin sokaklarını zapt etti. Yüzlerce büyük fabrikada onbinlerce işçi iş durdurdu yürüyüşlere katıldı.

Kendi gücünü gören ve kendi gücüne güvenen işçiler sendika bürokrasisini de dinlemeyerek barikatları aştı, sokakları, caddeleri işgal etti ve DİSK’i kapatma yasasını eyleminin gücü ile engelleyerek siyasi bir başarı kazandı. Patronlar, hükümet, burjuva partileri ve sendika bürokrasisi kararlığı, militanlığı karşısında birleşti ve kurulan barikatları aşan işçi selini birlikte durdurmaya çalıştılar.

Düzen partilerinin her işçi eyleminde sermayenin çıkarlarını savunmak için birlik olduklarını, 15-16 Haziran’da olduğu gibi bugün pandemi koşullarında somut olarak görüyoruz. O gün 15-16 Haziran başkaldırısında, bugün ise panderni koşullarında, çeteleşmiş patron, hükümet, sendika bürokrasisine karşı işçilerde sendikalı-sendikasız yan yana gelerek birleşik mücadeleyi örmeli, yükseltmelidir.

Bugün de ekonomik daralma ve pandemi koşullarında AKP hükümeti, patronlar, sendika bürokratları elele vererek işçileri ya zorla çalıştırarak ölüme ya da evde açlığa mahkum ediyorlar. Tıpkı 1970’de kazanılmış hakkına sahip çıkan işçi sınıfına nasıl devlet, hükümet, patron işbirliği ile saldırıldı ise bugün de aynı şekilde bu saldırılar devam ediyor.

Çare patronların çıkarlarını savunan, mafya ile iş tutan düzen partilerinde değil, sınıfının çıkarlarını savunan ve işçi sınıfının iktidarı için mücadele eden sosyalistlerde, Devrimci Partidedir. Devrimci İşçiler örgütlü bir şekilde sürece müdahale etmedikçe ne sahici kazanımlar ne de kölece çalışma koşulları değişmeyecektir. İşçilerin çıkarlarını, iktidarını savunan, sömürü düzenine son verecek olan Devrimci Partide örgütlenip, örgütlü mücadeleyi yükseltelim.”

Paylaşın