Gündem

Üçü de kanser günden güne eriyorlar

Hasta tutuklulara yönelik zulüm sürerken İHD serbest bırakılmaları çağrısını yineledi. Kanser hastası, Ahmet Çakal, Yusuf Yakşi ve İsmail Tamdoğan için acil çağrı yapıldı. 22 yaşındaki İsmail Tamdoğan, 35 kiloya düştü, dişleri dökülüyor, sürekli kusuyor, ayakta tek başına duramıyor

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çektikleri “F Oturumu” eyleminin 485’incisini gerçekleştirdi. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle sanal medya üzerinden yapılan eylemde, İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu İsmail Tamboğa’nın durumuna dikkat çekilerek, serbest bırakılması istendi.

15 yaşında tutuklandı

Bu haftaki açıklamayı yapan İHD Hapishaneler Komisyonu Üyesi Mehmet Acettin, “Hasta mahpusların tedavilerinin engellenmesi ile ceza infazı sağlık ve yaşam hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklere ağır bir tehdit haline gelmiştir” uyarısında bulundu. Tamboğa’nın 15 yaşında tutuklandığını, şu an 22 yaşında olduğunu söyleyen Acettin, ilkin kendisine mide kanseri teşhisi konulduğunu, sonrasında yapılan tetkiklerde ise midede ileri derecede ülser ve gastrit olduğunun ortaya çıktığı bilgisini paylaştı.

Dişleri dökülüyor, ayakta duramıyor

Aynı sorunun bağırsaklarda da olduğunu aktaran Acettin, “Yoğun ağız içi yaraları, boğaz ağrısı ve sırt ağrısı olan, böbrek rahatsızlığı yaşayan, dişleri dökülen, yoğun kusma şikayetleri bulunan Tamboğa yemek yiyemediği için mama ile beslenmektedir. Bu nedenle gittikçe zayıflamış ve vücut ağırlığı 35 kiloya kadar düşmüştür. Arkadaşlarının yardımı olmadan ayağa kalkamayan ve ihtiyaçlarını göremeyen Tamboğa’ya gerekli tedavi ve diyet beslenme olanakları sağlanmamakta buna rağmen hapishanede tutulmaya devam edilmektedir” dedi.

Günden güne eriyor

İHD İskenderun Şube avukatlarının tedavisi için başvuruda bulunduğunu belirten Acettin, İskenderun Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda Tamboğa’nın Mayıs’ta yeniden İskenderun Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü kaydetti. Farklı polikliniklerde yapılan muayene ve tetkikler sonucunda hazırlanan 6 Haziran 2021 tarihli heyet raporunda, “Cezasının infazı, doktoru ve reviri olan cezaevinde yapılabilir. Hayati tehlikesi yoktur” ibarelerine yer verildiğini dile getiren Acettin, “Ancak durumunun tam tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderilmesi önerilmiştir. Bunun üzerine Tamboğa, İstanbul ATK’ye götürülmüş, yapılan tetkiklerin ardından İskenderun’a geri getirilmiştir. Ve şimdi ATK’den gelecek sonuç beklenmektedir. Yeterli maddi imkanları olmadığından düzenli ziyaret yapamadıklarını söyleyen babası, 2 yıl sonra görebildiği oğlu için ‘Oğlumun bu günden güne eriyerek ölmesini istemiyorum’ demektedir” diye belirtti.

Duyarlılık çağrısı

Tüm hasta tutukluların tedavileri yapılmak üzere serbest bırakılmasını isteyen Acettin, tutukluların sağlık hakkı yanında yaşam haklarının korunması noktasında yetkilileri göreve davet etti, kamuoyuna da duyarlılık çağrısında bulundu.

Mide kanseri Ahmet Çakal’ı serbest bırakın

Yine İHD İzmir Şubesi Kayıplar Komisyonu, Şakran T2 Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan ağır hasta tutuklu Ahmet Çakal’ın (68) durumuna dikkat çekmek için Konak Eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. İHD İzmir Şubesi, mide kanseri hasta tutuklu Ahmet Çakal’ın hastalığının gün geçtikçe ilerlediğini belirterek, tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

Yusuf Yakşi kanser hastası

Aynı zamanda Hasta Mahpulara Özgürlük İnisiyatifi, gırtlak kanseri ağır hasta tutuklu Yusuf Yakşi’nin, ameliyatının ertelenmesi ve infazının ertelenmemesi nedeniyle yaşamının riske girdiğini belirtti. eylemlerinin 357. haftasında İHD Ankara Şubesinde yapılan açıklamada konuşan . İHD Ankara Şube Yöneticisi Avukat Ömer Faruk Yazmacı, Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan kanser hastası Yusuf Yakşi’nin durumunu aktardı.

Gırtlağı komple alınacak

Adli Tıp Kurumu’nun Yakşi için “cezaevinde kalabilir” raporu verdiğini dile getiren Yazmacı, “Yakşi, konuşabilmek için boğazındaki aparatı çıkarmak zorunda kalmaktadır ve neredeyse konuşarak iletişim kuramamaktadır. Ailesi, 6 Temmuz’da  görmeye gittiğinde; kilo kaybının daha da fazlalaştığını, konuşmakta, yürümede güçlük çektiğini, yalnız kaldığı için de beslenmede ayrıca zorluk yaşadığını, yaşamını tek başına idame ettiremediğini, durumunun daha da kötü olduğunu gözlemişlerdir. Ailesi, Hacettepe Hastanesi’ne giderek hastane doktorları ile görüştüğünde ‘Yusuf için ameliyat planı yapıldığını, hasta yoğunluğunun olduğunu, ameliyat günün belli olmadığını’ ifade etmişlerdir. Ailesi savcılık ile görüştüğünde ‘durumu ile ilgili olarak doktorların karar vereceğini’ söylemişlerdir. Yusuf Yakşi’nin, yapılacak olan ameliyatında gırtlağı tamamen alınacak ve konuşma yetisini kaybedecektir. Doktorlar tarafından ‘ameliyat olduktan sonra 2-3 ay boyunca katı yiyeceklerle beslenemeyeceğinin, ve bakıma muhtaç olacağı’ belirtilmiştir” dedi.

Acil infazı ertelenmelidir

Yakşi’nin durumunun her geçen gün ağırlaştığına dikkati çeken Yazmacı, “Yapılacak olan ameliyatla gırtlağı alınacak ve bir süre bakıma ihtiyaç duyar hale gelecek ancak bu hapishanede mümkün olamayacaktır. Adli Tıp Kurumu süreci yeniden değerlendirmeli ve infazı acil olarak ertelenmelidir. Ameliyatının ve infazının ertelenmemesi ile geçen her gün hastanın yaşamını riske atılmaktadır. Yaşam hakkı mutlak surette korunmak zorunda olan hastanın durumu ile ilgili olarak bir an önce gerekli tedbirler alınmalıdır” çağrısı yaptı.

Yeni Yaşam Gazetesi

Paylaşın