Polen Ekoloji aktivisti Sultan Gülsün, ‘Ormanların korunmaması, kurumlarca müdahale edilmemesi ve halkın müdahalesinin engellenmesi yaşam hakkının açık bir ihlalidir’ dedi.
İklim krizinin derinleştiği ve neredeyse her gün bilim insanlarının çağrılarına rağmen, yaşanan orman yangınlarıyla beraber canlı yaşamı yok edilmeye devam ediliyor. Hem bölge kentlerinde hem de kıyı kentlerinde yaşanan orman yangınlarının söndürülmemesinin yanı sıra bölgede yaşayanların da söndürmek isterken engellenmesi ise felakete yol açmasına neden oluyor. Ekolojistler, orman yangınlarının canlı yaşamına verdiği zarara dikkat çekerek, “İlerleyen süreçlerde bunun daha büyük sorunlara neden olacağı söylense de herhangi bir önlem alınmıyor” dedi.
Jinnews’ten Sema Çağlak‘a konuşan Polen Ekoloji aktivisti ve Çevre Mühendisi Sultan Gülsün de yaşanan ve yaşanacak olan sorunlara dikkat çekti.
Müdahaleler de tercih!
Ormanları tehdit eden unsurların başında yangınların geldiğini kaydeden Sultan, ormanların yaklaşık yüzde 60’ına tekabül eden 12 buçuk milyon hektarlık bölümü, yangınlara karşı 1’inci derecede hassas bölgelerde yer aldığını belirtti. 1990’larda birçok bölgede orman yangınlarının patlak verdiğini kaydeden Sultan Gülsün, “Bu yangınlardan sonra kamuoyu ve uluslararası dikkati orman yangınlarının doğal olmayan nedenlerle çıktığına odakladı. Kritik bir ekosistem süreci olan orman yangınları, doğal veya doğal olmayan nedenlerle ateşleme kaynağına sahip bir olgudur. Doğal olmayan ateşlemeler örneğin askeri operasyonlar için ‘orman yakma’ doğru fiil biçimi olacaktır” dedi.
Biyoçeşitlilik risk altında
Sistematik bir şekilde yangınların devam ettiğine dikkat çeken Sultan Gülsün, özellikle Diyarbakır, Şırnak ve Dersim gibi kentlerde yangınların her yıl tekrarlandığını gözlemlediklerini kaydetti. Gülsün, “Operasyonlarda ekolojik olarak son derece hassas olan ormanların yakılıyor olması biyoçeşitlilik açısından son derece risk barındırmaktadır. İsyanlardan sonra sıklıkla başvurulan orman yakmalar, arazi kullanımı ihtilaflarından olan ve ‘güvenlik bölgesi’ ilan edilen yerlerde yapılıyor. Bu konumlara gitmeye, yangınları söndürmeye çalışan doğa ve yaşam savunucuları engelleniyor” diye belirtti.
