Emek - Sermaye, Gündem

İşçiler için isyan vakti. Devam eden grev ve direnişler

Ülkede ekonomik krizin derinleşmesine bağlı olarak sınıf çelişkilerinin yoğunlaştığı bir dönemde bir çok işyeri ve fabrikada işçi direnişleri yükselmeye başladı.

Siyasal ve ekonomik kriz ülkede bir kez daha iki ayrı dünyanın, iki ayrı sınıfın nasıl yaşadığını tüm çıplaklığı ile gözler önüne sermekte. Bir yanda lüks ve şatafat içerisinde yaşam süren saray iktidarı ve patronların yaşamı, diğer yanda ise açlık sınırının altına mahkum edilen milyonlarca emekçinin sefalet içerisinde ki yaşamı ve kölece çalıştırılma koşulları.

Salgın süreci boyunca patronlara yapılan teşvikler, işçiyi kötü koşullarda çalıştırma yasaları ve haklarını gaspeden işten atma kanunları, adeta işçi hareketinde yeni bir dalgalanmanın yolunu açmış bulunuyor. Bir süredir başlayan direnişlere her gün yenisi eklenerek tarih sahnesinde henüz parçalı da olsa işçi sınıfının mücadelesinin gündemleşeceği günler mayalanıyor.

İşçiler başlattıkları direnişlerde karşılarında polis ve askeri bulurken bir yandan da doğrudan patronların fiziki saldırılarına, hakaretlere, onur kırıcı davranışlara maruz kalıyor. İktidar eliyle uygulanan tüm baskı ve tehditlere karşı işçi direnişlerinde ortak mesaj “birleşik mücadele” ve kararlılık olarak öne çıkıyor.

Umut gazetesi olarak süren işçi direnişlerini ve grevlerini derlediğimiz “İşçiler için isyan vakti” dosyamız üzerine Devrimci İşçiler’den Doğan Adalı ile konuştuk.

Şu an sürmekte olan işçi direnişleri şöyle;

BURSA/ Cargill Direnişi-1247.gün

ABD’li gıda tekeli Cargill’in Bursa Orhangazi’de bulunan ve nişasta bazlı şeker üretimi yapan fabrikasında 14 işçi Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’na üye oldu. Ancak patronlar sendikayı hazmedemeyince işçileri 2018 yılının Nisan ayında işten çıkardı. Tek Gıda-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan ve tüm mahkeme süreçlerini kazanmalarına rağmen işveren tarafından işe geri alınmayan 14 Cargill işçisi işe iade talebiyle başlattıkları direnişte 1246 günündeler. İşçiler tazminat haklarını mücadele ile patrondan alsa da güvencesizleşmeye karşı direniyor. İşçiler sendikanın Anayasal hak olduğunu hatırlatarak, hiç kimsenin tazminatları ödense dahi sendikalı olduğu için işten atılamayacağını, bu keyfi işten çıkarma tutumunun işçilerin sendikasızlaşmasına neden olduğunu bu nedenle direnişten vazgeçmeyeceklerinin altını çiziyorlar.

GEBZE/ Baldur Grevi- 263.gün

Baldur Süspansiyon fabrikasında asgari ücretle çalışan 114 işçiden 80’i Birleşik Metal-İş sendikasına üye oldular. Sendika düşmanı patron 21sendiaka üyesi işçiyi kod 29 ile işten çıkardı. Ayrıca sendikayı tanımadı ve toplu pazarlık masasına oturmadı. Bunun üzerine grev kararı alan işçiler 262 gündür grevdeler. Toplusözleşme yapılana ve atılan işçiler geri alınan kadar grev devam edecek.

İSTANBUL Sinbo Direnişi – 234. Gün

Sinbo fabrikasından çalışma koşullarına, tacize, mobbinge karşı mücadele ettiği için Kod-29’la işten atılan Dilbent Türker Kod-29’un kaldırılması ve sendikalı olarak işe geri alınması için 233 gündür direniyor. D.Türker TOMİS üyesi.

TEKİRDAĞ-ÇERKEZKÖY/ Indomie Adkoturk Grevi 24.gün

Yabancı sermayeli İndomie Adkoturk Makarna fabrikasında çalışma koşullarını ve ücretleri iyileştirmek için Tek Gıda-İş sendikasına üye olan işçiler sendika düşmanı patron tarafından kod 29 ile işten çıkarıldılar. Aylardır direniş yapan işçiler 23 gündür ise resmi grevdeler. Her gün fabrika önünde grevi kırmak için içeriye işçi almaya çalışan fabrika yönetimine karşı mücadele ediyorlar. İşe iade edilene kadar sendikal hakları verilene kadar grevlerine devam edeceklerini belirten işçiler içeriden de hergeçen gün katılımların olduğu grevin başarı ile sonlanacağından eminler, sonuna kadar gitmeye kararlılar.

İSTANBUL/ Carrefour Direnişi 8.GÜN

Carrefour’dan yönetim-sendika işbirliği ile işten atıldığını söyleyen Murat Polat işe iade edilene kadar işyeri önünde direnişe başladı. Eski işyeri temsilcisi olan M. Polat sadece çalışma koşullarının düzeltilmesi için değil Carrefour’a sokulan taşerona karşıda mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek direnişine devam edeceğini ifade edior.

ÇORLU/Bel Karper Grevi – 122. Gün

118 işçinin çalıştığı Bel Karperde sendikalaşma mücadelesi, sendikanın yetkiyi alması ile sonuçlandı. Fransız süt ürünleri şirketi Groupe Bel yetkili sendika Tek Gıda-İş ile toplu sözleşme yapmayı reddediyor. 17 Mayıs 2021’den beri grevde olan 65 işçi TİS müzakere haklarını talep ediyorlar. Fransız şirketi yasaları hiçe sayarak grevdeyken işçi çıkarıyor ve yine grev var iken işçi alıyor. Tutanaklara rağmen yetkililer şirketin hiçbir yasadışılığına müdahale etmiyor. Yasadışı işçi çalıştırılmasını engellemeye çalışan işçilere ise müdahale ediliyor.

GEBZE/ Alba Direnişi-30.gün

Gebze’de bulunan Alba Plastikte düşük ücretlere, üretim baskısına, mobbinge,tacize karşı Petrol-İş sendikasına üye olan işçilerden 4 tanesi işten çıkarıldı. 17 Ağustos’ta işten çıkarılan işçiler fabrika önünde direnişe geçtiler. Sendika düşmanı Alba patronu son 7 ayda 25 işçiyi kod 29 ile tehdit ederek işten çıkardı. Sendika henüz fabrikada yetki alamadı. İşten çıkarılan ve direniş yapan işçiler sendikanın direnişi sahiplenmemesinden şikâyetçiler. Sendikal mücadelenin maliyet hesabı yada alınacak yetki olarak görülmemesinin altını çiziyorlar ve sendikayı direnişe sahip çıkmaya çağırıyorlar.

İSTANBUL/ Dega Demir Direnişi 3.gün

İstanbul Esenyurtta bulunan, 174 işçinin çalıştığı Dega Demir Galvaniz fabrikasında, işçiler Türk Metal sendikasına üye oldukları için işten atıldılar. İşten atılan işçiler fabrika önünde direnişe geçtiler. Talepleri sendikalı olarak işe geri dönmek.

KONYA Kentpar Otomotiv Direnişi- 5. Gün

Konya’da bulunan fabrikada çalışan işçiler Birleşik Metal-İşe üye olup yetkiyi aldılar. İşçinin sendikalı olmasını istemeyen Kentpar Otomotiv hukuksuz bir şekilde sendikalı işçileri kod-46 dan işten çıkardı. İşten çıkarılan işçiler fabrika önünde direnişe geçtiler. Direnişleri sendikalı olarak işe geri dönene kadar devam edecek.

KOCAELİ-Çayırova/ HeboYapı 33.gün

Gebze Şekerpınarda bulunan fabrikada çalışan işçiler Hak-İşe bağlı ÖzÇelik-İş sendikasına üye oldukları için sendika düşmanı patron tarafından işten atıldılar. İşten atılan 8 işçi bu hukuksuzluğa karşı olma ve sendika hakkına sahip çıkmak için fabrika önünde sendikaları öncülüğünde direnişe başladılar. Talepleri ise, işe geri dönmek ve sendikalı olmak.

İSTANBUL/ Xiaomi Salcomp Direnişi-3.gün

İstanbul Avcılar’da Türk Metal sendikasına üye oldukları için işten atılan ve direnişe başlayan Xiaomi Salcomp işçileri, işyeri barajını (yüzde 50+1) aştı ve Türk Metal sendikası işyerinde yetkili sendika oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türk Metal sendikasının işyerinde yetkili olduğunu onayladı. 800 işçinin çalıştığı Çin sermayeli Xiaomi Salcomp ise sendikayı kabul etmeyerek sendikal haklarını isteyen ve eylemlere katılan 120 işçiyi işten çıkardı, işten çıkarılan işçiler fabrikayı terk etmiyor. İşe iade edilene kadar direnişlerine devam edeceklerini bildiriyorlar.

İSTANBUL/ Uzel Makine-375.gün

İflas ettiğini bildiren Uzel işçileri 14 yıldır haklarını arıyorlar. Mal varlıkları satılan ama işçilerin hakkı verilmeyen 2 bin 200 işçi bu süreçte mahkemelerinde adaletsiz olduğundan yakınıyorlar. Son 34 aydır Nakliyat-İş öncülüğünde eylemli hak arayışındalar. Kurdukları direniş çadırında 374.gündür direnen işçiler haklarını alana kadar direnişe devam edeceklerini bildirdiler.

MİLAS/ Kömürcüoğlu-Çınartaş- 487.gün

Kömürcüoğlu-Çınartaşta işten çıkarılan ve işyeri önünde direnişe geçen işçiler direnişin 486. gününde. İşçiler sendikaları Nakliyat-İş öncülüğünde kararlılıkla direnişlerine devam ediyor. Atılan işçiler geri alınana kadar direnişin devam edeceği belirtiliyor.

KASTAMONU/ Reysaş Tüvtürk- 656.gün

Reysaş Tüvtük Araç Muayene istasyonunda Nakliyat İş sendikasına üye olan işçiler hukuksuz bir şekilde işten atıldılar. Atılan işçiler 654 gündür işyeri önünde direniyorlar.

ŞANLIURFA/ Polçak Tüvtürk-1032.gün

Polçak Tüvtürk Araç Muayene istasyonunda Nakliyat İş sendikasına üye olan işçiler hukuksuz bir şekilde işten atıldılar. Atılan işçiler 1031 gündür işyeri önünde direniyorlar.

İSTANBUL/ Neo Trend Tekstil- 77.gün

Neo Trend Teksktilin kapanması ile 104 işçi tazminatsız olarak açıkta kaldı. Fabrikayı kapatan patron yasal olarak ödemesi gereken işçilerin hiçbir hakkını ödememiş. 1 temmuz gününden itibaren bu hukuksuzluğa uğrayan işçiler haklarını almak için hem yasal yollara hemde fabrikalarının ilişkide olduğu şirketlerin önünde eylemler yapmaya başladı. Bu eylemler işkolu olmamasına rağmen işçileri sahiplenen Nakliyat-İş sendikası ile birlikte yapılıyor.

İSTANBUL/ Şişli Belediyesi önü- 656. gün

Şişli Belediyesinde çalıştıkları işten atılan 3 işçi belediye önündeki direnişlerini Ankara yoluna taşıyor. Bugün Ankara yürüyüşüne başlıyorlar.

Devrimci İşçiler’den Doğan Adalı’ya parçalı ve dağınık süren işçi direnişlerinin nasıl birleşebileceğini sorduk

Mevcut direnişler için “çoban ateşi” benzetmesi yapan Adalı; “İşçiler açısından görülenolumsuz tabloyu, işçilerin, tüm çalışanların hatta tüm toplumun lehine çevirebilmek için, ekonomk krizi ve salgın koşullarını kendi çıkarları için kullanan patronlara ve patron gibi davranan, patronlardan yana taraf olan AKP hükümetine karşı daha fazla örgütlenmekten başka çaremiz yok. Güvencesiz ve açlık sınırının altında ücretlere çalışmamak, sefalet içinde yaşamamak için acilen yan yana gelmek, emeğin birliğini sağlayarak, birleşik emek cephesinde mücadeleyi yükseltmekten başka çaremiz yok.

İşçi eylemleri yaygın gibi görülsede aslında genel işçi kitlesini düşündüğümüzde çok çok az. İşçi kitlesinin büyük çoğunluğu olumsuz çalışma koşullarında iken hak arama mücadelesine giren işçi sayısının azlığı tabi ki örgütsüzlükten kaynaklanıyor. Sendikalı işçi sayısıda %13 civarında ve bu bürokratik kastlaşmış sendikaların işçi örgütü denecek halide kalmamış, örgütlenmeyi büyütme gibi bir dertleride yok. Tabandan gelen örgütlülükle işçiler bu sendika bürokrasisini alaşağı etmeden çok da bir umut yok mevcut sendikalardan. Buna rağmen işçinin gözünde meşru bir örgütlenme, hak alma aracı olan sendikalardan vazgeçmek değil onları sınıf sendikacılığı yapana kurumlar haline getirmek için içlerinde çalışmak zorundayız.

Mevcut direnişler çoban ateşleri gibi azlar ama bu karanlık günlerde parlayarak bize umut veriyorlar. Bu çoban ateşlerinin yan yana gelip sınıf düşmanlarını yakacak güce ulaşması ancak işçi sınıfının çıkarlarından başka hiçbir çıkarı olmayanların çabası ile olacaktır. Fabrikalarda, işyerlerinde, sendikalarda sınıf sosyalistleri, devrimcileri tüm kaygılarından kurtularak yan yana gelmeli mücadeleyi ortaklaştırmalı, büyütmelidir. Yanyana gelmeyi birlikte mücadeleyi başaramazsak, nasıl çalışacağımıza, nasıl yaşayacağımıza, nasıl bir geleceğe sahip olacağımıza biz işçilerin adına patronlar, bürokratlar, bürokrat sendikacılar karar vermeye devam edecekler. Bunu kabul etmek kader değil bir tercihtir. Bu ücretli kölelik, sefalet düzeninde yaşamak asla kader, kaderimiz değildir. İnsanca yaşayabileceğimiz bir düzen ve çalışma hayatı hem mümkün hem zorunlu.”

Paylaşın