Farplas işçisi; direnişin 53.gününde Gebze kent meydanına yürüyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Kocaeli Gebze Taysad OSB’de bulunan Farplas Otomotiv fabrikalarında yaklaşık iki ay önce işçiler sendikaya üye olmuş ve ardından işveren işten çıkartmalara başlamıştı. İşveren aynı işin yapıldığı fabrikalarda hem farklı işletmeler kurarak hem de bu işletmeleri farklı iş kollarına kaydettirerek olası sendikal mücadeleyi bölmek için “önlem” almaya çalışmıştı.
Bugüne kadar gerek fabrika önünde gerek çeşitli platformlarda hakkını aramaya devam eden Farplas işçilerinin; Farplas Otomotiv’de işten atmalara, baskılara ve hukuksuzluğa rağmen yaklaşık iki aydır kar, yağmur, çamur demeden mücadele kararlılıkla devam ediyor.
Farplas işçisi; iş, ekmek ve sendikal hak mücadelesinin 53.gününde, yaşadıkları haksızlıkları kamuoyu ile paylaşmak için Gebze’ye yürüdü.
İşçilerin çağrısı ile fabrikanın önünde toplanılıp kısa bir yürüyüşün ardından otobüsler ile Tatlıkuyu Odeabank’ın önüne gelindi. Buradan sloganlar, meşaleler eşliğinde kent meydanına yürüyerek bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Eyleme TKP, EMEP, SOL Parti, CHP, TİP, BDSP ve çeşitli sivil toplum kuruluşları destek verdiler.
İlk sözü BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın aldı. Aydın şöyle konuştu:
“İşçi arkadaşlarımız sendikalaşmak istediklerinde 150 ye yakın arkadaşımızı işten çıkarttılar. ‘Neden çıkarttınız’ diye sorduğumuzda yine karşımıza polisi, yine karşımıza çevik kuvveti diktiler. İşçi arkadaşlarımızı copladır ama işçi arkadaşlarımızın karar ve tutumuyla iki aya yakındır fabrikanın önünde mücadelesini sürdürüyor. Patronun evine gittik, holdingine gittik, ana fabrikalara gittik. Bu fabrika yönetiminin yaptığı bütün bu zulümleri her yerde paylaştık. İşte bugün de bir kez daha burada Gebze kamuoyunun önünde, genel başkanımız ve disk genel sekreteri ve limiter iş sendikamızın genel başkanı ile birlikte bir kez daha burada yaşanan olayları kendi ağızlarından dile getirmek istiyoruz.”
Aydın’ın ardından Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı söz aldı. Urfa’dan Antep’e, Çorum’a, Tekirdağ’a işçi sınıfı patronlarının ve siyasal iktidarın adaletsizliği ve zulmüne karşı direndiğini belirten Saygılı özetle şunları kaydetti:
“Buradan direnişte olan işçi kardeşlerimizi selamlıyorum. Farplas işçisi sadece ekmeği, emeği, sendikal hakkı için değil işçi sınıfının onuru için direniyor. Farplas işçilerinin dik duruşu Farplas sınırlarını aşmış, sesi taşınmıştır. Farplas patronu avuçlarını ovalayıp, ‘Nasıl olsa bu direniş bitecek’ diye bakıyor ancak Farplas direnişçileri, ‘Biz bitti demeden bitmez’ diyor. Birleşik Metal-İş ve Limter-İş olarak bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Önümüz bahar, önümüz 1 Mayıs. Farplas direnişini 1 Mayıs’a taşıyacağız. 1000’ler, 10 binler olarak patronların ve siyasal iktidarın baskısına karşı direnmeye devam edeceğiz. Farplas işçileri sendikal hakları, emekleri için direnmeye devam etmeliler. Bizler tek kişi kalana kadar yanlarında olacağız. İstedikten sonra aşılmayacak dağ, zapt edilmeyecek kale yoktur.”
Son konuşma BMİS Genel Başkanı ve DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu tarafından gerçekleştirildi. Serdaroğlu, şunları söyledi:
“Farplas ne ilk, ne sondur. Farplas’ta saldırıya uğrayan, saçlarından sürüklenenler belki ilk kez yaşamıştır. Ama biz binlerce kez yaşadık ve artık yaşanmaması için ne yapılması gerektiğinin çabası içindeyiz. Bakan’a çağrıda bulunduk. Canı istedikleri zaman canlarının istediği yere desteklerini, çabayı, yardımı gösteriyorlar. Ama Farplas’taki işverene kedi gibi mırıldamıyorlar bile. Ne çıkarları var oradan? 100’den fazla işçi gözaltındayken Vali Bey neden işverene, ‘Geçmiş olsun’ ziyaretine gitti. Desteklerini neden bu kadar açık şekilde belli ediyorlar. Fabrikanın çatısında olan arkadaşlara karşı, ‘Burunlarını sürtün bir daha böyle bir şeyler yapmasınlar’ diyerek gece 04.00’te talimat verme girişimlerini neden yapıyorlar? Elbette bir nedeni var. Ülkede sendikalaşmaya karşı, DİSK’li olana karşı yönetimsel alerjinin olduğunu biz biliyoruz. Bu son zamanlarda iyice ayyuka çıkmıştır. Nereye gidersek aynı tavırla karşılaşıyoruz. Bunun düzelmesi için Türkiye işçi sınıfının bir kez daha 15-16 Haziranlar gibi, faşizme ihtar eylemleri gibi, o büyük grevler gibi önüne yeni mücadeleler koyması gerekli. Biz de onun altyapısını oluşturmaya çalışıyoruz.
Sekiz firmaya bölmüş aynı işyerinde çalışanları. Sendikal yetki sonrası şirketler değişiyor. İstihdam bürosu kuruluyor. İşkolu değişikliğiyle üyelikleri düşüyor. Ana fabrikaya geçip sarı sendikaya üye kaydediyorlar. Bunlar tamamen suç ama bakanlık da buna göz yumuyor. Suça göz yuman da bilsin ki o suça ortaktır ve hesabını mutlaka hukuk önünde verecektir.”
Birlikte halayların çekilmesinin ardından eylem sloganlar ile sona erdi.
