Korona salgını sonrasına yönelik Nostradamus örneği kehanetler peş peşe dizilmişti geçtiğimiz günlerde. “Hiçbir şey Korona öncesi gibi olmayacaktır” müjdesi, belki de, günümüze kadar gerçekleştiremediğimiz devrimlerin ön koşullarını hazırlayacak bir virüsün varlığına teşekkür borcu da yükleyecekti boynumuza. Hatırlatmaya çalıştım: Biz örgütlü değilsek, toplumsal değişimi etkileme alanı dışındayız demektir. Korona sonrası bir [Devamını Oku…]
Umut Yazıları
Feminist hareketin bağımsızlığı ve sevişmenin siyaseti – Hülya Osmanağaoğlu
Yakından bakmak ile uzaktan bakmak arasında belirgin bir gerilim var. Kişinin katılımcı olarak dahiliyeti belli bir perspektiften bakıldığında, aslında ihtiyaç. Ancak tarihçi olarak eğitildiğinde, başkalarının bakış açısını kavramak için öznelliğini terbiye etmeli, dizginlemeli ve sınırlandırmalısın. Bu iki bakış açısı otomatik olarak örtüşmez. Tarih zanaatı politik polemikçiyle boğuşmak zorunda. Politik mücadelenin [Devamını Oku…]
Kapı önüne kadar gelen faşizm; polis terörü – İsmail Güldere
Yargı tutanaklarında adli vaka, gazetelerin üçüncü sayfalarında sokağa çıkma “kısıtlamasına” polis müdahalesi olarak yerini alacak; İstanbul’un Kadıköy-Zeytinburnu-Eyüp, Tekirdağ’ın Çorlu ve Şırnak’ın Cizre ilçelerinde yaşanan polisin gözaltına alma olayı, toplumun tanıklığında polis terörü olarak 25 Mayıs 2020 günü hafızalara kazındı. Hafızalara polis copunun ve silah kabzasının, yetmediği yerde polis kurşununun “sendelemesi” [Devamını Oku…]
Tarımda neoliberal zorbalık – Eşber Kaya
Cici kapitalizm tarafından insanlara ekonomik bir kalkınma ideolojisi olarak yutturulmaya çalışılan neoliberalizm, özel mülkiyet kavramını yücelten, serbest piyasa ekonomisini (ülkemizde olduğu gibi gerekirse devlet eli ile) hayata geçirmeyi hedefleyen bunu yaparken de kamunun özellikle üretim ve ticaret alanlarındaki denetim ve düzenleme faaliyetlerinden çekilmesini öngören bir ucube. Bu ekonomik modelde üretimin [Devamını Oku…]
Evet Enternasyonal’le Kurtulur İnsanlık Ama… – Cenk Ağcabay
Komünist Enternasyonal, dünya komünist hareketinin kaybettiği ve mutlaka yeniden kazanması gereken en önemli mücadele araçlarındandır. İşçi sınıfı mücadelesinin enternasyonal karakteri; dil, din, renk farkı bilmemesi örgüt olarak enternasyonalin siyasi varlığına temel oluşturmuştu. Bu nedenle, Birinci Enternasyonal’in büyük ölçüde Marks tarafından hazırlanan kuruluş belgesi “Bütün Ülkelerin İşçileri Birleşin!” sloganıyla son buluyordu. [Devamını Oku…]
