YAZARLAR

Dünyada “anti-semitizm” hayaleti mi dolaşıyor? – Cenk Ağcabay

Son dönemde Avrupa ve Amerika’da bir “anti-semitizm” hayaleti dolaşıyor. İngiltere’de Jeremy Corbyn ve başkanı olduğu İşçi Partisi üzerinden koparılan “anti-semitizm” fırtınası Sarı Yelekliler üzerinden Fransa’ya ve Amerika’da Somali kökenli Müslüman Senatör Ilhan Omar’a ulaştı. Yaklaşık bir yıldır İngiltere’de İşçi Partisi başkanı Jeremy Corbyn ve partinin soldaki belirli unsurlarına yönelik olarak [Devamını Oku…]

OLİGARŞİNİN PROGRAMI Ve DEVRİMİN PERSPEKTİFİ – Ali Efe

Ülke yerel seçimlere doğru ilerlerken tartışmalar sınıflar mücadelesindeki krizlerinin ifadesi olarak iki eksende keskinleşiyor. Birincisi; RTE iktidarı yerel seçimleri bir beka sorunu olarak öne çıkarıyor. Bu Türkiye burjuvazisinin içinde bulunduğu krizin ifadesidir. İkincisi, AKP/RTE iktidarına karşıt demokratik muhalefet neredeyse bütün genişliğiyle bu seçimleri AKP/RTE iktidarını geriletme hedefine kilitleyerek çalışıyor. Bu [Devamını Oku…]

Büyük fotoğraf netleşiyor-Musa Piroğlu

Tüm dikkatler ve anlama çabası ülke gündemine ve Suriye dolayımıyla Ortadoğu’ya yoğunlaşmış durumdayken, Hindistan ve Pakistan arasında meydana gelen sıcak çatışma dikkatlerin bu bölgeye kaymasına yol açtı. Bu noktada Keşmir meselesi ve tarihsel karşıtlıklar üzerinden izah çabaları belli oranda öne çıkmış bulunuyor. Tersten yaşanmakta olanların bir bütün olarak emperyalizm meselesiyle [Devamını Oku…]

Hindistan ve Pakistan arasındaki çatışmanın anımsattıkları – Cenk Ağcabay

İngiliz İmparatorluğu’nun sömürgeci yöneticilerinin “İmparatorluğun en değerli mücevheri” olarak nitelediği Hindistan’da sömürgeciliğe karşı ilk büyük ayaklanma 1857 yazında patladı. O dönem New York Daily Tribune gazetesi için dünya politikası değerlendirmeleri yazmakta olan Karl Marx, ayaklanmanın başlamasından kısa bir süre sonra konuyla ilgili ilk yazısında bir gelişmeye özellikle dikkat çekmiş ve [Devamını Oku…]

Devrimci Politikaya Kara Düzen Bir Bakış-Ali Saydam

Devrimci politikanın zor bağlamında katledilen mesafe, taktik değil stratejik bir kazananımdır. KSD retoriğinde zor, siyasal mücadelenin alelade taktik bir unsuru olarak ele alınıyordu ve ‘’ devrim konjonktüründe siyasal mücadele taktiği ‘’ olarak paradoksal bir sınırlandırılmaya maruz bırakılmış haldeydi. Paradoksal diyoruz çünkü mücadeleyi devrim konjonktüre taşıyacak asli unsurlarından biri yok sayılmaktayken, [Devamını Oku…]