Yan yana gelmeliyiz ama neden? Zayıf olduğumuz için mi? Mevcut veya klasik yan yana gelme metotları ortaya ‘güçlü’ bir odak çıkartabilecek yönlere sahip mi? Güçlülük nicel ve nitel koordinatlı bir parabolün ne yanına düşer? Açıkçası klasik birleşik mücadele formları (ittifak değil) öznelerin nicel toplamları seviyesinde bir ‘güçlülük’ yaratmaktan dahi uzaktır. [Devamını Oku…]
YAZARLAR
Tarımda tekellere karşı yerel yönetim-kooperatif dayanışması – Eşber Kaya
1970’li yıllarda tohumları dünyada atılmayı başlayıp ülkemiz özelinde 1980’li yıllardan itibaren ekonominin içine girdiği neoliberal ekonomik uygulamaların sonucunda, doğa, çevre ve yaşamı doğrudan etkileyen olumsuzluklar ortaya çıktı. Ortaya çıkan bu olumsuz tablo sadece patronun daha da zenginleşmesine yol açarken, üretimin her aşamasında doğaya ve çevreye verilen zarar bilançolar içerisinde bile [Devamını Oku…]
“Üzgünüm, buraya yemek yapmaya değil kazı yapmaya geldim!” : Cinsiyetçilik, erkek egemen mitler ve feminist arkeoloji – Sera Yelözer
Çok da uzun olmayan bir süre önce, akademideki cinsiyetçilik ve ayrımcılık durumu hem Türkiye’de hem dünyadı konuşulmaya başlandı; bununla nasıl mücadele edileceği konusunda ciddi bir yol kat edildi. Arkeoloji disiplini özelinde baktığımızda, karşılaştığımız cinsiyetçilik, ırkçılık ve ayrımcılık gibi örnekler farklı ülkelerde benzer pratiklerle işlese de Kuzey Avrupa, Kuzey Amerika, İspanya gibi [Devamını Oku…]
Gençliğin Önderliği- Erdem Keçer
Ülkemizde gençlik, özellikle yarım asırdır mücadelenin öznesi-öncüsü oldu ve olmaya devam ediyor. Her kuşak farklı şartlar içerisinde yetişti ve bu şartlar farklı kuşaklara farklı karakterler kazandırdı. Her kuşağın farklı bir duygu dünyası olsa da mücadelenin hedefi belirgin bir şekle evrildi. Günümüz gençliğine bu açıdan göz atacak olursak, bu kuşağa rengini [Devamını Oku…]
Umut Sosyalizmde- Mehmet Yılmaz Kaya
Bugün yaşanan her şey, geleceğin nasıl şekilleneceği/şekillenmesi gerektiği üzerine hesapların yapıldığı, nesnel durumlara yönelik iradi müdahalelerin gerçekleştirildiği inşa süreçlerinden ibarettir. Toplumsal olaylara ve tarihe yön veren tek gerçek yasanın toplumları bölen sınıflar arasındaki mücadele olduğu ön kabulü ile meseleyi ele aldığımızda bugün yapılan tüm siyasal-askeri müdahalelerin gelecekte iktidarın kimin elinde [Devamını Oku…]
