Avrupa yaz sıcaklarıyla kavrulurken, Ukrayna geçtiğimiz günlerde bir İran gemisine saldırarak Batı’nın “fedailiğini” yapma konusunda hiçbir sınır tanımayacağını gösterdi. Ukrayna bunu göstermek için çalışıyor ama Batı’nın fedailiği gerçekten çok zor bir zanaat. New York Times gazetesine düşen yeni bir haberdeki bazı ifadeler bu gerçekliği belirginleştiriyor. Haberde şu ifadeler yer alıyor:
“Ukrayna’nın aldığı Patriot füze savunma sistemlerinin neredeyse tamamı, Avrupa parasıyla ABD silahlarının satın alındığı NATO destekli bir sistem aracılığıyla temin ediliyor. Program, ABD silahlarının bağışlanması yerine satılmasına yönelik Trump’ın tercihiyle uyumlu olarak, Amerikan silah teslimatlarının devamlılığını sağlamak amacıyla kurulmuştu. Ancak beklentilerin altında kaldı. Geçen yaz başlatıldığında, Zelensky bunun her ay 1 milyar dolarlık silah alımını finanse etmesini umduğunu söylemişti. İki hafta önce, Ukrayna Savunma Bakanlığı, programın ilk yılında aylık katkıların bunun yaklaşık yarısına ulaştığını açıkladı.“
Batı’dan Ukrayna’ya yapılan yardımlar azalmış ama daha önemli olan unsur haberin bir başka bölümünde şöyle ifade ediliyor: “Rusya’nın son iki büyük füze saldırısı, Ukrayna’nın kendini savunma yeteneğinin hızla nasıl erozyona uğradığının çarpıcı bir göstergesi oldu. Cumartesi günü , Ukrayna hava savunması Rusya tarafından fırlatılan 35 füzeden sadece ikisini engelleyebildi. Ardından, Çarşamba günü, ateşlenen 28 füzeden hiçbirini engelleyemedi.”
Ukrayna Ordusu hava savunma sistemlerini kullanamıyor, hava savunma sistemleri “erozyona uğramış”. Trump NATO Zirvesinde yaptığı bir konuşmada, Patriot hava savunma sistemlerinin Ukrayna tarafından üretilmesi için bir lisans anlaşması hazırlıklarının yapıldığını söylemişti. Ukrayna’nın -eğer anlaşma sağlanırsa- Patriot üretimi yapmaya başlamasının bir kaç yıl alacağı o günlerde çeşitli kaynaklarda ifade edildi. Acil ihtiyacın karşılanmasının en geçerli yolu, Avrupalı müttefiklerin ellerindeki stokları Ukrayna’ya aktarması ama onlar pek istekli değilller. Trump geçen hafta Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, Patriot’un “olağanüstü bir silah” olduğunu söylemiş, ABD’nin hassas ABD askeri teknolojisinin üretimi için kime lisans vereceği konusunda “biraz dikkatli” olması gerektiğini belirtmişti. Görüldüğü gibi, Batı’nın “fedailiği” gerçekten zor zanaat. Kitlesel ölümler, büyük yıkım… Kimin umrunda? Mevzu Rusya’nın zayıflatılmasıysa, bunların lafı mı olur? ABD’li Faşist Senatör Lindsey Graham ne diyordu? “Ukrayna yaptığımız en iyi yatırım. Her gün Ruslar ölüyor.” Tabii Ukraynalıların da her gün öldüğünden, savaş nedeniyle ülkenin büyük bir yıkıma uğradığından söz etmiyordu. Batı’nın “fedailiği” gerçekten zor zanaat.
Valeri Zalujni Ukrayna Ordusu Genel Kurmay Başkanı’ydı. Rusya’ya karşı savaşı başarıyla yönettiği için Batı basınında yıllarca sürekli övüldü. Büyük bir komutan ve büyük bir stratej olarak anıldı. Onun savaş sürecinde ülke içinde çok ciddi bir nüfuz alanı kazandığı ve Ukrayna Devlet Başkanlığı’na hazırlandığı iddia ediliyordu. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy Batı’nın baş “fedailiği” söz konusu olduğunda hiç şakası olmayacağını hemen gösterdi ve Zalujni’yi görevden aldı. İngiltere Büyükelçisi olarak atayarak onun yükselişini engellemeye çalıştı. Zalujniy 2024 yılında görevden alınmasına neden olan açıklamalarında, Ukrayna’nın savaşta kaybettiği toprakları Rusya’dan geri almasının mümkün olmadığını söylemişti. Bu sözler dönemin Batı propaganda makinasının ve Ukrayna yönetiminin iddialarını boşa çıkarıyordu ve reddedilmişti. Zalujni göreve başladığı Londra’da sessizdi; bir kaç gün önce sessizliğini bozdu ve bazı açıklamalar yaptı. Zalujni’nin yeni açıklamasındaki en önemli unsur şöyle ifade edilmişti:
“Ukrayna, 2026 yılında NATO’nun sahip olduğu tüm silah sistemlerini ve doktrinlerini, Tomahawk füzeleri, nükleer silahlar, uçak gemileri ve F-35’ler hariç, kullandı. Rezervler tükendi. Rusya her şeye karşı önlemler buldu.”
Zalujniy konuşmasında bu savaşın açık bir NATO Rusya savaşı olduğunu birinci ağızdan bu şekilde kabul etti. Ukrayna halkı NATO’nun Rusya’yı zayıflatma ve büyük bir savaşa hazırlanma sürecinde kullandığı bir aletti. NATO Ukrayna’yı bir deney alanı olarak seçmişti. Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov savaşın ilk yılında ABD’de Atlantic Council’de konuşmuş ve şunları söylemişti: “Ukrayna şu anda esasen bir test alanı. Pek çok silah şu anda sahada, kendi uyarı sistemlerine sahip olan Rus ordusuna karşı gerçek savaş koşullarında test ediliyor. Tüm bilgi ve deneyimlerimizi ortaklarımızla paylaşıyoruz. Düşmanla mücadelede modern sistemleri test etmekle ilgileniyoruz ve silah üreticilerini yeni ürünleri burada test etmeye davet ediyoruz. Bu onların ekipmanlarını test etmek için iyi bir fırsat.” Yaşanan kimileri için bir deneydi, kimileriyse gerçek füze ve top mermilerinin altında yaşamaya çalışıyordu. Reznikov emperyalist patronlarına Ukrayna’da ölmek için bekleyen çok insan var, bu fırsatı kaçırmayın, deney alanından yararlanın diyordu.
Bu konuşmasından bir yıl sonra Reznikov bir yolsuzluk skandalının patlaması sonucunda görevden alındı. Savaş sürecinde Ukrayna Ordusu’na gıda tedariki sağlayan bir şirketin büyük hissedarının Reznikov olduğu ortaya çıkmış, bu şirketin gıda maddelerini orduya fahiş fiyatlarla sattığı öğrenilmişti. Gıda maddeleri orduya piyasa fiyatından yaklaşık on kat daha pahalı satılıyordu. Elde edilen büyük paralar Reznikov’un değişik ülkelerdeki banka hesaplarına aktarılıyordu. Reznikov’un kızı aynı dönemde ABD’de yaşadığı lüks hayata dair fotoğrafları sosyal medya hesabından pervasızca paylaşıyordu. ABD’deki lüks villasının havuzunda çekip paylaştığı fotoğraflar Ukrayna’da büyük bir öfke yaratmıştı. Ukrayna’nın emperyalizm uşağı yönetici eliti savaşın yarattığı yeni maddi olanaklardan yararlanmak için tam gaz çalışırken, zaman zaman paylaşım kavgaları yaşıyor, tasfiyeler büyük ölçüde bu nedenle gerçekleşiyordu.
Emperyalizmin deney tahtası olarak Ukrayna bir yıkımla karşı karşıya ve bu durum esas olarak Ukraynalı işbirlikçi savaş ağalarının daha fazla para kazanma motivasyonunun ürünü. Savaşın hemen başında Ankara’da masada anlaştıkları Rusya’yla sorunları çözmek yerine İngiliz emperyalizminin savaş rüşvetlerini tercih eden savaş ağaları bu yıkımın başlıca sorumlusudur. Haziran ayı sonunda, Putin’i masaya oturtmak için 40 günlük yeni bir saldırı dalgası kararını onayladığını söyleyen Zelenskiy, şimdilerde hava savunma sistemlerinde yaşanan büyük zayıflıktan söz ediyor. Kendisini yöneten müttefiklerden şikayet ediyor. 40 günlük saldırı dalgası ile Rusya içlerindeki enerji tesisleri darbeler aldı. Kırım ciddi sıkıntılar yaşadı. Batılı emperyalistin propaganda makineleri bu süreçte kesintisiz çalıştı, Rusya’nın bir çöküşe yaklaştığı durmaksızın yinelendi. Zelenskiy dün paylaştığı sosyal medya mesajında, Rusya’nın Ukrayna savaşı için gerçekleştirdiği füze üretim kapasitesinin Batı’nın tüm cepheler için ürettiği önleme füzelerinin kapasitesinden yüksek olduğunu söyledi ve yeni üretim kapasiteleri için “müttefiklerine” çağrı yaptı. Görüldü ki, propaganda kampanyaları gerçek hayat karşısında tuzla buz oluyordu. 40 günlük saldırı dalgası Kiev için sadece daha büyük bir yıkım yarattı.
ABD emperyalizmi Avrupalı vassallarını ustaca hamlelerle büyük bir savaşın içine çekti. Savaş şimdi Avrupa’da. Geçtiğimiz gün, Almanya’nın Leipzig Havaalanı’da patlayıcı madde yüklü bir drone’un Ukrayna’ya ait bir Antonov kargo uçağı yanında bulunduğu duyuruldu. Bu havaalanının NATO ve Almanya’nın lojistik üslerinden biri olduğu haberlerde bildirildi. Yorumlarda havaalanının bu niteliği nedeniyle şüphelerin Rusya’ya yöneldiği belirtildi. Doğrudur fakat bizzat Zalujniy’in belirttiği gibi, bu savaş bir NATO Rusya savaşıysa ve bu havaalanından kalkan Ukrayna uçakları Ukrayna’ya domates değil füze, bomba taşıyorsa böylesi bir mesajdan daha doğal ne olabilir? Havalanındaki drone hikayesi bir NATO provokasyon girişimi midir ya da Almanya’ya yönelik bir Rusya uyarısı mıdır bilinmez ama her halükarda Avrupalı emperyalistler patronları ABD eliyle bir büyük savaşın içine çekilmiş durumda. Avrupalı emperyalistler işbirlikçi Ukraynalılarla birlikte savaştan da kazanıyor. Kaybeden Ukrayna ve Avrupa’nın emekçi halk sınıfları. Bu nedenle, Avrupa’da emperyalizme ve savaşa karşı mücadele emekçi halk sınıflarının temel gündemi haline gelmiş durumda. Çok daha büyük katliam ve yıkımları engellemek için sokağa çıkmak günümüz Avrupa’sında bir zorunluluktur.
