2 Eylül’de, yeni adıyla ABD Savaş Bakanlığı’nın Venezuela kıyılarında bir tekneye hava saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Trump yönetimi tarafından “uyuşturucu kaçakçısı” olmakla suçlanan 11 Venezuelalının ölümüne yol açan bu saldırı, Amerika kıtasında savaşa doğru tehlikeli bir tırmanışı işaret ediyor ve sözde “Uyuşturucuya Karşı Savaş”ın silahlandırılmasının uzun tarihine bir başka örnek teşkil ediyor. (Bu makale kaleme alındığında henüz Maduro savaş esiri olarak kaçırılmamıştı Çeviren Notu) Bu anlamda, 2025 BM Dünya Uyuşturucu Raporu’nun1 Venezuela’nın küresel uyuşturucu ticaretine katkısının marjinal olduğunu belirtmesine rağmen, bu suçlama şaşırtıcı değil.
Ancak, Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin ve daha da önemlisi hizmet ettiği büyük bankaların dünyanın en büyük uyuşturucu kaçakçılığı şebekelerinin merkezinde olduğu açık bir sır. Buna rağmen, Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, uyuşturucu kaçakçılığı, kaçakçılık, kullanım ve kötüye kullanım suçlamalarını kullanarak hem ülke içinde hem de dünya çapında çalışan ve ezilen insanlara karşı savaş açmaktan çekinmiyor.
Sadece birkaç yıl önce, Temmuz 2019’da iki haber aynı anda manşetlerde yer aldı: Sinaloa Karteli’ndeki rolü nedeniyle Joaquin “El Chapo” Guzman’ın ömür boyu hapis cezasına çarptırılması ve Philadelphia’da JP Morgan Chase’e ait bir geminin 1,3 milyon dolarlık kokain operasyonunda ele geçirilmesi2. O dönem de Liberation News, “El Chapo”nun cezasını haberleştirirken3, Wachovia Bankası’nın Meksika kartelleri için “yüz milyonlarca dolarlık kokainin taşınması için büyük uçaklar satın almak üzere para akladığını” ve eski çalışan Martin Woods’un banka içinde itirazda bulunması üzerine “Wachovia yöneticilerinin uyuşturucu satıcılarının banka aracılığıyla para akladığına dair belgelerini defalarca görmezden gelmesinin ardından bankadan ayrıldığını” anlattı.
Bu kanıtlara rağmen, Wachovia yöneticilerinden hiçbiri suçlanmadı, küresel uyuşturucu ticaretinin finansmanındaki belgelenmiş rolleri nedeniyle herhangi bir yaptırımla karşılaşmadılar. Benzer şekilde, Philadelphia kokain operasyonuna ilişkin soruşturmada ne JP Morgan Chase ne de işletmeyi yürüten nakliye şirketi Mediterranean Shipping Co. soruşturmanın bir parçası olarak hedef alınmadı, ancak sekiz mürettebat üyesi suçlandı ve yıllarca hapis cezasına çarptırıldı4. Bu bariz yolsuzluk, kapitalist sınıf için yeni bir şey değil.
19. Yüzyıl
Londra’dan New York’a kadar bankacılar, yüzlerce yıldır uyuşturucu ticaretinden büyük kazançlar elde ettiler. Britanya İmparatorluğu’nun Afyon Savaşlarından, ABD’nin Vietnam ve Afganistan savaşlarına ve Latin Amerika’daki müdahalelerine kadar uyuşturucu ticareti, Batı emperyalizminin temel bir unsuru olmuştur.
Bir yandan uyuşturucu ticaretinin ham, kapitalist mantığı söz konusudur. Afyondan eroine, kokaine (kahve, şeker ve tütünü de saymazsak), son derece bağımlılık yapıcı maddelerin ticareti, yatırım getirisi sağlamanın kesin bir yoludur. Piyasalar uyuşturucuyla doldukça talep de artar; ancak uyuşturucu ticareti ile emperyalizm arasındaki bağlantılar kârın ötesine uzanır. Uyuşturucu ticaretinin jeopolitik boyutlarını anlamak için 19. yüzyıldaki Afyon Savaşlarından daha iyi bir örnek yoktur.
Afyon Savaşları sadece Çin’i İngilizlerin afyon ticaretine açmakla ilgili değildi. İngiliz İmparatorluğu’nun afyon fazlası olmasının nedeni, Hindistan’daki sömürge politikalarının, güney ABD’deki köle plantasyonlarında yetiştirilen pamuğu işleyen İngiliz tekstil fabrikalarıyla rekabet eden, uzun süredir var olan Hint pamuk ve tekstil endüstrisini yok etmesiydi. Afyon, İngiliz sömürgecilerinin Hindistan’da yetiştirdiği ve daha sonra silah zoruyla Çin pazarına sürdüğü bir nakit ürünü haline geldi ve bu da Çin’de nesiller boyu süren bir bağımlılık krizine yol açtı.
Hindistan tekstil endüstrisinin yıkımından ve Çin halkının bağımlı hale gelmesinden ve sefaletinden yalnızca İngiliz emperyal aristokratları kâr elde etmedi. 19. yüzyılda ABD’nin yönetici sınıfındaki önemli aileler de afyon ticaretinden büyük servetler kazandı. Astorlar, Forbes’lar ve Delanolar gibi aileler, sözde “Çin ticareti”nden büyük kazançlar elde etti. Bu paranın büyük bir kısmı, Columbia Üniversitesi’ndeki ikonik Low Kütüphanesi’ne adını veren Low ailesi de dahil olmak üzere seçkin üniversitelere aktarıldı.5
Soğuk Savaş
yüzyılda, ABD emperyalistleri Afyon Savaşı modelini alıp geliştirdiler. Tarihçi Alfred W. McCoy’un 1991 tarihli ” Eroinin Siyaseti: CIA’nın Küresel Uyuşturucu Ticaretindeki Suç Ortaklığı6” adlı kitabı, Soğuk Savaş boyunca uyuşturucu ticaretinin izlerini sürerek, ABD istihbarat teşkilatının ve büyük bankaların küresel uyuşturucu ticaretini desteklemedeki rolünü ortaya koyuyor. McCoy, özellikle eroinin, Sicilya mafyası, Güney Vietnam Ordusu, Gulduddin Hekmetyar gibi anti-komünist Afgan savaş ağaları ve Nikaragua Kontraları gibi birbirinden farklı gruplarla ABD’nin iş birliği ve desteğindeki rolünü inceliyor.
Bu ticaretten elde edilen kârın bir kısmı elbette Wall Street’teki en büyük bankalar aracılığıyla aklanarak kapitalist egemen sınıfın ceplerine girdi, ancak daha da önemlisi, kârın büyük bir kısmı istihbarat operasyonlarına geri aktarılarak CIA için bir rüşvet fonu haline geldi. Gazeteci Gary Webb, 1998 yılında yazdığı ” Karanlık İttifak: CIA, Kontralar ve Kokain Patlaması7” adlı kitabıyla bu örneklerden birinin hatlarını ortaya koydu.
Bu soruşturma, “on yıla yakın bir süre boyunca, San Francisco Körfez Bölgesi’ndeki bir uyuşturucu çetesinin Los Angeles’taki Crips ve Bloods sokak çetelerine tonlarca kokain sattığını ve uyuşturucu gelirlerinden elde edilen milyonlarca doları ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından yönetilen bir Latin Amerika kontrgerilla grubuna aktardığını” ortaya koydu. Bu gizli fon, birçok açıdan, CIA’nın 1970’lerin ortalarında Church Komitesi’nin CIA operasyonlarına yönelik soruşturmalarından sonra bile gizli veya “kara” operasyonlarını yürütmeye devam etmesine olanak sağladı; bu soruşturmalar MKULTRA ve COINTELPRO gibi operasyonları ifşa etmişti.
21. Yüzyıl
Avustralya Gaziler İşleri Ofisi’ne tıbbi danışmanlık yapmış ve 1970’lerde Kabil’deki bir çocuk hastanesinde çalışmış olan Simon J. Spedding’in Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından 2008 yılında yayınlanan8 bir mektubunda şu ifadeler yer almaktadır: “Basit gerçek şudur ki, 1970’lerde ABD’nin etkisi altındaki Afganistan hükümeti döneminde afyon üretimi yüksekti, Taliban döneminde 2001 yılına kadar 10 kat azaldı ve ardından ABD döneminde 30 kat ve daha fazla artarak 1970’lerdeki seviyeye ulaştı.”
ABD’nin Taliban’ın terörizmi finanse etmek için afyon üretimini teşvik ettiği iddiasının aksine, ABD’nin 20 yıl sonra 2021’de Afganistan’dan çekilmesinden sonra Taliban, afyon üretiminde önemli bir bileşen olan haşhaş ekimini yasakladı ve üretimde büyük bir düşüş yaşandı. 2023 tarihli bir BM raporu9, 2022 ile 2023 yılları arasında afyon haşhaşı üretiminde %95’lik bir azalma olduğunu bildirdi.
Britanya İmparatorluğu’nun Afyon Savaşlarından ABD’nin Afganistan işgaline kadar, terörizmi finanse etmek için uyuşturucu ticaretini kullananlar her zaman Batılı emperyalistler ve finans kapitalistleri olmuştur. Spedding mektubunda şöyle devam ediyor: “Bunlar gerçeklerdir, oysa CIA’nın Afganistan’dan afyon kaçırdığı fikri bir komplo teorisi olurdu- Birleşmiş Milletler istatistiklerini düşünmediğiniz veya Afganistan’a gitmediğiniz sürece.”
Geçtiğimiz ay, Seth Harp’ın “Fort Bragg Karteli” adlı çarpıcı yeni bir gazetecilik çalışması, Kuzey Carolina’daki Fort Bragg’da yerel ve uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı, cinayetler ve cezasızlık arasındaki derin bağları ortaya çıkardı. Fort Bragg, ABD Ordusu’nun en gizli özel operasyon birimi olan Delta Force’un merkezidir. Delta Force, daha iyi bilinen Seal Team 6’ya benzer şekilde, “seçkin” bir “kara operasyon” birimi olarak bilinir.
2020 ve 2021 yılları arasında Fort Bragg’da görevli “şaşırtıcı bir şekilde 109 asker10” cinayet ve uyuşturucu aşırı dozundan öldü ve yüksek ölüm oranının buzdağının sadece görünen kısmı olduğu ortaya çıktı. Fort Bragg ile Meksika kartelleri arasındaki doğrudan bağlantılar, Harp’ın bildirdiğine göre, en azından 1990’lara kadar uzanıyor; o dönemde, Kuzey Carolina’daki Fort Bragg ve Georgia’daki Fort Benning’de Amerikan ve İsrail güçleri tarafından düzensiz savaş konusunda eğitilen Meksika Hava İndirme Özel Kuvvetleri Grubu, Matamoros merkezli Körfez Karteli’ne katılmış, daha sonra ayrılarak Los Zetas adlı yeni bir kartelde çalışmaya başlamıştı.
Bu, Meksika’daki uyuşturucu ticaretinin tarihindeki en acımasız ve şiddetli dönemin başlangıcını işaret ediyordu. Los Zetas, “nişancılık, hızlı konuşlanma, pusu kurma, gözetleme ve psikolojik operasyonlar” konusunda eğitim almıştı ve “Teksas sınırının büyük bir bölümü ile Veracruz Körfez Kıyısı limanı üzerindeki kontrolü sağlamlaştırmak için açık askeri güç” kullanıyordu. Bu tür gruplar, binlerce ölü ve sayısız kayıp kişiden sorumludur.
Venezuela’ya karşı da aynı taktik
İster Meksika kartellerinin “Yabancı Terör Örgütleri” olarak sınıflandırılması olsun, isterse de uyuşturucunun uzun zamandır emperyalistler tarafından yurt dışında jeopolitik bir araç olarak ve yurt içinde işçi sınıfına karşı bir silah olarak kullanılması olsun, ABD kapitalist sınıfının en son ilgilendiği şeyin uyuşturucu ticaretiyle mücadele olduğundan emin olabiliriz.
Trump yönetiminin Venezuela’yı “uyuşturucu devleti” olarak nitelendirmesi, bu tarihsel bağlamda değerlendirilmelidir. Bu iddialar, Maduro hükümetini devirmek için askeri tırmanışa yönelik siyasi bir silah11 olarak kullanılmaktadır. Dünyadaki tüm emekçi sınıflar bu emperyalist manevralara karşı birlik olmalıdır.
*Bu çeviri 9 Ocak 2026 tarihinde Umut Çeviri Kolektifi tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.
Makalenin orijinali; https://liberationnews.org/western-imperialists-are-the-real-drug-traffickers-not-venezuela/
Dipnotlar:
- World Drug Report 2025 ↩︎
- JP Morgan Chase, 1,3 milyar dolarlık kokain baskınında el konulan gemiye sahibidir – CBS News ↩︎
- ‘El Chapo’ Guzman gets life — U.S. drug bankers walk free – Liberation News ↩︎
- Shipping’s billion-dollar coke bust: 8 plead guilty, sentencing begins ↩︎
- From Canton to Columbia: Low’s legacy with opium ↩︎
- The politics of heroin : CIA complicity in the global drug trade : McCoy, Alfred W : Free Download, Borrow, and Streaming : Internet Archive ↩︎
- Dark Alliance: The CIA, the Contras, and the Crack Cocaine Explosion : Gary Webb : Free Download, Borrow, and Streaming : Internet Archive ↩︎
- bmj-336-7653-ltr-01088.pdf ↩︎
- unodc.org/documents/crop-monitoring/Afghanistan/Afghanistan_opium_survey_2023.pdf ↩︎
- The Overdose Crisis Sweeping Fort Bragg ↩︎
- Trump’s smokescreen on Venezuela: Exposing the “narco-state” accusation : Peoples Dispatch ↩︎
