İşçi Meclisi, 30 Aralık Cumartesi günü, Kadıköy Kalkedon Meydanı’nda OHAL’e, iş cinayetlerine ve asgari yaşam dayatmasına karşı basın açıklaması yaptı. Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu’nun da katılım gösterdiği basın açıklamasını Aslı Dikbasan okudu.
Dikbasan yaptığı açıklamada, işçi sınıfının savaş ve şovenizm ile zehirlendiğini; buna rağmen DHL Express işçilerinin, Şişecam direnişçilerinin ve Nuriye ile Semih’in emek mücadelesinde onurlu yerini aldığını söyledi. 2017 yılının ilk 11 ayında 1851 işçinin iş kazasında hayatını kaybettiğini belirten Dikbasan, güvenceli esnekliğin hak gasplarını kolaylaştırdığını vurguladı. Açıklama sınıf dayanışmasının yükseltilmesi çağrısı ile sona erdi.
İşçi Meclisi’nin basınla paylaştığı açıklamanın tam metni şöyle:
2017 yılı, hak gasplarının yaşandığı, iş cinayetlerinin artış gösterdiği, işsizliğin katmer katmer artığı işçi sınıfının savaş ve şovenizmle zehirlendiği, işçi sınıfına yönelik yasal saldırıların artığı, OHAL ilanıyla baskının derinleştiği, grevlerin ve sokakta hak aramanın yasaklandığı, işsiz kalmanın adının KHK olarak anıldığı bir yıl olarak geçti tarih sayfalarına. Siyasi iktidar AKP, daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da attığı her adımla sermayenin gelmiş geçmiş en iyi temsilcisi olduğunu kanıtlayarak tamamladı.
2017 yılı Sermayenin ve iktidarının saldırılarıyla anılsa da, tarih sahnesin de saldırılara karşı direnenler, mücadele edenler de yerini aldı. DHL Express işçileri sendikasızlaşmaya… Real Market işçileri gasp edilen ücret ve kıdem tazminatları için… TTK’ da çalışan, maden işçileri özelleştirmelere… Şişecam işçileri yasaklara rağmen işleri için … KHK’lere karşı simge olan eğitim emekçileri Nuriye ve Semih 2017 yılının mücadele tarihinde yerini aldı.
işçi meclisleri olarak bizlerde 2017 yılının mücadele hanesinde yerimizi alıyoruz.
OHAL’E YETER DİYORUZ!
OHAL; grev yasakları, işsizlik ve iş cinayetleridir. OHAL ilan edildiği günden bugüne binlerce çalışan KHK denilen gayrı yasal uygulamalarla işten atılmıştır. Mitingler, eylemler keyfi bir şekilde yasaklanarak demokrasi rafa kaldırılmıştır. İşçi sınıfının en meşru silahı olan Grev hakkı OHAL l gerekçesiyle aynı keyfiyetle yasaklanmıştır. OHAL sürecinde ardı ardına gelen beş grev yasaklara maruz bırakılmıştır. Buradan haykırıyoruz OHAL’nizi tanımıyoruz. OHAL’nize inat işçiler olarak örgütlenmeye ve haklarımızı savunamaya devam edeceğiz.
İŞ CİNAYETLERİNE YETER DİYORUZ!
Her gün işçi arkadaşlarımız iş cinayetlerine kurban gidiyor. Yaşanan iş cinayetlerine baktığımızda ise patronların çok ucuz önlemler için dahi para harcamadığını görüyoruz. İşçi için ceplerinden beş kuruş çıksın istemeyen patronlar her gün işçileri ölümle sınıyor. Patron için işçinin canı kuruş hesabı dahi etmiyor. Öte yandan yasalar, hükümetler patronları koruyor. İş cinayetlerinde patronlar değil yine ya ölen işçiler yâda ölüm eşiğinden dönen işçiler yargılanıyor. Çalışma bakanlığının “SIFIR KAZA” hedefi ise tam bir fiyaskodur. 2017 yılının ilk 11 ayında iş cinayetlerinde kayıtlara göre 1851 işçi yaşamını yitirmiştir. İş cinayetlerine dur demenin zamanı geldi. Sende bizimle ol DUR DE! Hep birlikte haykıralım Patronlar Cinayetle Yargılansın…
ASGARİ DEĞİL İNSANCA YAŞAM ŞİARIMIZDIR…
Asgari ücret, asgari yaşam demektir. İnsan ihtiyacının en dibe vurmuş halidir. Asgari ücret emek hırsızlığıdır. Dünün Başbakanı bugünün Cumhur Başkanı Recep Tayip Erdoğan’ın asgari ücretle kaç adet simit, kaç dilim peynir alınır hesabını unutmadık. İşçilere kuru simit hesabı yapanların saraylarda yaşadığını unutmadık. Emeğimizin asgarisini değil, karşılığını istiyoruz. Yaşamın asgarisine karşı direniyoruz.
İŞÇİ DÜŞMANI YASALARINIZ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE…
16 yıllık süre için de AKP iktidarı sadece patronların yüzünü güldürmüştür. Güvenceli esneklik yalanıyla esnek çalışmayı ve taşeronlaşmayı yasal güvence altına almıştır. Kadrolu iş yalanlarıyla işçiler arasında umut tacirliği yapmaktadır. Oysa bugün kadro diye işçilere sunulan üç yılla sınırlı sözleşmeli çalışma biçimidir. İşçi için, kölelik ve örgütsüzlük anlamını taşıyan kiralık işçiliği yasalaştırmıştır. Kıdem tazminatı hakkı her dönem topun ağzında bekletilerek işçi, emeğiyle tehdit edilmiştir. Kocaman bir taşeron devlet yaratarak, işçilere karşı tüm sorumluluklarından kurtulmuştur. Arabuluculuk sistemiyle işçiye yargı yolu kapanırken, işçilerinin hak gaspını kolaylaştırmıştır.
Biz işçiler buradan haykırıyoruz… Ne OHAL düzeniniz… Ne Asgari hayat dayatmalarınız… Nede İşçi düşmanı yasalarınız karşısında seyirci olmayacağız… Bulunduğumuz her yerde, emeğimizin değdiği, alın terimizin döküldüğü her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. OHAL’nizi, Asgari ücretinizi ve işçi düşmanı yasalarınızı tarihin çöplüğüne atana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI…
YAŞASIN İŞÇİLERİN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ
