
AKP iktidarının önemli ortaklarından olan Demirören’e ait DHA’nın yapmış olduğu haberde üşüyen biri var ancak ısınan kim? Ajansın paylaştığı resimde evsiz bir insanın battaniyesine sarılmış kediye odaklanan “haber ajansı”nın battaniye altındaki evsize kör kalması bir gözden kaçma veya yanlışlık eseri değil tam aksine Türkiye patronlarının ve medyasının zihniyetinin en net yansımasıdır.
Türkiye’de egemen olan bu zihniyetin gözünde fakirin fakirliği her zaman normal ve olması gereken olarak işlenmiştir. O nedenle bu zihniyetin gözünde bir insanın kış ortasında ve pandemi koşullarında neden sokakta olduğu sorgulanacak veya önem taşıyan bir durum değildir. DHA’nın paylaşımı net bir şekilde yansıtmış olsa da bu zihniyeti yansıtan başka örnekler de çokca vardır.

Benzer medya kanallarından sokakta yaşayanlara dair paylaşılan haberlerde odaklanılan nokta devletin evsizlere yaptığı gıda, giyecek vb yardımlardır. Durumun işlenmesinde insanların sokakta yaşaması o kadar normal bir durum olarak işlenir ki sokakta yaşamak insanların tercihiymiş gibi yansıtılır. Bunun arkasında yatan ekonomik, toplumsal, siyasal hiçbir gerekçe sorgulanmaz, tam aksine mevcut durumun yöneticilerinin “iyiliği, şefkati” ve sistemin “güzelliği” konu olarak işlenir.

Türkiye’de her doğal afet gerçekleştiğinde, işlenen tek konu vardır: devletin afetten mağdur olanlara dağıttığı yiyecek, giyecek, çadır vb. İnsanların evi başlarına neden yıkılmış, yakınlarını neden kaybetmiş bu zihniyetin gündemi bile değildir çünkü olması gereken o dur. O insanın başına o ev bir şekilde yıkılacaktı, yıkılmalıydı. Depremlerde “yürekleri ısıtan” görüntülere sık rastlarız. Çorabını veren asker, çorba dolduran polis, çadır dağıtan Kızılay personeli. Ne deprem öncesi ne de sonrası o bina neden yıkıldı diye sorulmaz bu zihniyet tarafından dimdik dururken saraylar ve rezidanslar.

Soma katliamında Erdoğan’ın dilinden döküldü bu zihniyet. Normal olandı katliam, bu işin fıtratında vardı. 301 işçinin öldürülmesi yetmedi, tekmelendi sağ kalanlar.
Bakış açısı bellidir: “yüce devletin, yüceliğinin yüceltilmesi”. Devlet diye yazılır, iktidar ve yandaşları diye okunur aslında. Deprem, açlık, yoksulluk, savaş ne durum olursa olsun odaklanılan tek şey vardır, durumu kabul et ve ettir. Ettir ki dönsün bu düzen.
