Ağustos 2019’da Manhattan’daki hücresinde ölü bulunan (ya da öldürülen) milyarder Jeffrey Epstein’ın haberi, yalnızca ABD kamuoyunda değil, küresel siyaset sahnesinde de birinci gündem haline geldi ve ölümünden yıllar sonra dahi siyasal tartışmaların merkezinde yer almaya devam etmektedir. Epstein, mahkeme süreçleri sonucunda suçu kanıtlanmış bir istismar suçlusuydu. Ancak bu olayı yalnızca [Devamını Oku…]
Umut Yazıları
Epstein Vakası ve Chomsky – Cenk Ağcabay
ABD’de yayınlanan Jeffrey Epstein dosyaları, emperyalist-kapitalist düzenin sahibi oligarşinin yozlaşma ve çürümesinin boyutlarını açığa çıkaran sahnelerle dolu. Epstein’ın ilişki ağı, ABD finans-kapitalinin en büyük aktörlerinden ülkenin yönetici seçkinlerinin önemli bir kısmına uzanıyor. Kuşkusuz ağ sadece bununla sınırlı değil. İngiltere’nin ve Avrupa’nın çeşitli hanedanlarından unsurlar, finans-kapitalin iri temsilcileri ağın önemli parçaları. [Devamını Oku…]
Zorun itirafı, itirafın çürümesi ve devrimci süreklilik – Hüseyin Ataş
ESP’ye yönelik dört gün önce başlatılan gözaltı sürecinin bugün tutuklamalarla sonuçlanması, burjuva devletin siyasal bunalım koşullarında devrimci harekete yönelttiği sistematik tasfiye politikasının güncel bir halkasıdır. Bu saldırı, hukuk diliyle gizlenmiş bir güvenlik operasyonu değil; sınıf mücadelesinin devrimci öznesine yönelmiş bilinçli bir karşı-devrim hamlesidir. Marks’ın devlet çözümlemesinde altını çizdiği üzere, devlet [Devamını Oku…]
Devrimci siyasette kariyerizm ve kolektif bireycilik üzerine – Suphi Ulaş
”Sosyalist hareketin birliğinin sağlanması yoğun ve tutarlı ideolojik mücadele ve eleştiri – özeleştiri yönteminin yaygınlaştırılması ile mümkündür…” (Sosyalist Ahlak, Devrimci Tavır ve Eleştiri-Özeleştiri Üzerine Notlar) Eleştirel boyutuyla devrimci siyaset, birden çok bakışı tek bir açıya yönlendirmeyi amaçlayan devrimi maddenin devrimci öncü katalizörüdür. Bu olgu, başlı başına eleştireldir çünkü her an [Devamını Oku…]
Kapitalizmin Kriz Rejimi: Faşizm – Mustafa Çiçek
Faşizm, kapitalist kriz dönemlerinde finans kapitalin en gerici kesimlerinin çıkarlarını korumak amacıyla kitle tabanı oluşturularak örgütlenen; işçi sınıfına ve demokratik hareketlere karşı terörist bir diktatörlük biçiminde ortaya çıkan özgül bir rejim tipidir. Marksist-Leninist yaklaşım, faşizmi yalnızca kültürel, ideolojik ya da psikolojik bir sapma olarak değil; doğrudan sınıfsal temellere dayanan siyasal [Devamını Oku…]
